Adana, Şanlıurfa ve Yalova depremleri: Naci Görür ve Şener Üşümezsoy ne dedi?
Son üç haftada Şanlıurfa (5,4), Adana–Osmaniye (5,2) ve Yalova açıklarında (3,5) hissedilen depremler oldu. Naci Görür Adana'da 6'lık bir depremin yakın olduğunu ve Yalova'nın sismik boşluk olduğunu söylerken Şener Üşümezsoy, Adana'daki parçalı fayların küçük depremler ürettiğini, Yalova depreminin ana fayda olmadığını savunuyor.

Son üç haftada Türkiye'nin üç ayrı bölgesinde hissedilen depremler oldu: 24 Eylül'de Şanlıurfa, 4 Ekim'de Adana ve Osmaniye, 10 Ekim'de Yalova açıkları. Kamuoyunun en çok takip ettiği iki yer bilimci, Prof. Dr. Naci Görür ve Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, bu depremleri birbirinden çok farklı yorumladı. Görür Adana'da ve Marmara'da yeni depremler beklediğini söylerken Üşümezsoy, Adana'daki parçalı fayların "çok ama küçük" deprem ürettiğini, Yalova'daki sarsıntının da ana fayda olmadığını savunuyor. İki görüşü, kaynaklarıyla birlikte derledik.
Son üç haftada neler oldu?
AFAD Deprem Dairesi verilerine göre (saatler Türkiye saati):
- 21 Eylül, Adana Saimbeyli: 5,0. Saat 04.02'de, 7 kilometre derinlikte. Kandilli Rasathanesi büyüklüğü 4,8 olarak ölçtü.
- 24 Eylül, Şanlıurfa Karaköprü: 5,4. Saat 10.40'ta. Bazı ölçüm ve paylaşımlarda büyüklük 5,8 olarak da aktarıldı.
- 4 Ekim, Adana Saimbeyli ve Osmaniye Sumbas: 14.19'da 4,8, 14.36'da 4,9 ve 14.43'te 5,2. Yani yarım saat içinde üç deprem. Aynı akşam 4,4 ve 4,3 büyüklüğünde iki deprem daha kaydedildi.
- 10 Ekim, Yalova açıkları (Marmara Denizi): 3,5. Saat 22.08'de, yaklaşık 8 kilometre derinlikte. Deprem küçük olmasına rağmen İstanbul'un Anadolu Yakası'nda ve çevre illerde hissedildi.

Hangi faylar?
Üç bölge de Türkiye'nin iki büyük fay sisteminin çevresinde yer alıyor: kuzeyde Kuzey Anadolu Fayı, güneydoğuda 6 Şubat 2023'te kırılan Doğu Anadolu Fayı. Marmara Denizi'nin altından geçen bölüm Kuzey Anadolu Fayı'nın kuzey koludur. Adana ve Osmaniye'deki depremler ise Doğu Anadolu Fay Sistemi'nin batısındaki karmaşık bir bölgede oldu.

Naci Görür Adana için ne dedi?
Görür, 21 Eylül'deki Saimbeyli depreminin ardından X hesabından şunları yazdı: "Topallar-Saimbeyli-Adana'da 5 saat önce sol yönlü, doğrultu atımlı Savrun Fay Zonunda 4,8'lik bir deprem meydana geldi. Muhtemelen enerji 2023 depremiyle çoğaldı. Adana'ya doğru ilerleyeceğini sanmıyorum. Sığ bir deprem."
İki hafta sonra, 4 Ekim'deki depremlerin ardından tonu değişti: "Ayvacık/Saimbeyli ve Osmaniye-Adana'da 4,8-5,1'lik depremler oldu. DAF üzerinde olan depremler. Depremler Körfez'e ve Adana'ya yaklaşıyor! 6 Şubat depremleri etkisini gösteriyor."
Görür 12 Ekim'de Ankara Masası'na yaptığı açıklamada da Adana'da stres biriktiğini söyledi: "Şu anda 4,0 şiddetinde, 5,0 şiddetinde depremler oluyor ama 6,0'lık depremin gelmesi de yakındır. Ne zaman olacağını bilmek mümkün değil ama çok uzak olacağını sanmıyorum." Görür, Türkiye'de en çok Adana'da ve Güneydoğu'da deprem beklediğini de ekledi.

Şener Üşümezsoy: "Topaç gibi dönüyor"
Üşümezsoy aynı depremleri farklı yorumluyor. Milliyet.com.tr'ye konuşan Üşümezsoy'a göre Adana'nın altındaki bölge, Amanos Dağları çevresinde saatin tersi yönünde dönen parçalı bir blok: "Amanos Dağları çevresinde saatin tersi yönünde dönen ve Adana çatısı olan blok, topaç gibi dönerek kırıldığından bölgedeki şekiller de bu yönde oluşmuştur."
Üşümezsoy'a göre bu yapı büyük değil, sık ama küçük depremler üretiyor: "Bu parçalı faylar sık sık deprem üretmesine rağmen küçük depremler üretir. Bugün olan depremler gibi olanları bekleriz."
Çukurova Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü'nden Prof. Dr. Ulvi Can Ünlügenç ise DHA'ya yaptığı açıklamada iki görüşün arasında bir tahmin verdi: "Bu bölge, bir makaslama zonu olması nedeniyle 5 ve 5.8 arasında depremler üretebilecek bir alandır."

Yalova depremi İstanbul için ne anlama geliyor?
İki hocanın en keskin ayrıldığı nokta Marmara. Görür, Ankara Masası'na Yalova'nın bir "sismik boşluk" olduğunu söyledi: "Yalova'nın içerisi sismik boşluktur. Doğusunda deprem oldu, Kocaeli'nde batısında deprem oldu ve ikisinin ortası boş. Yani henüz ikisinin ortasında deprem olmadı. Sismik boşluklar deprem kaldırmazlar, orada da deprem bekliyoruz." Görür'e göre Marmara'daki depremi üretecek faylar Adalar, Kumburgaz ve Tekirdağ fayları; toplam uzunlukları 160 kilometre ve bu faylar en az 7,2 büyüklüğünde deprem üretebilir.
Üşümezsoy ise 10 Ekim'deki 3,5'lik depremin büyük Marmara fayı ya da Adalar Fayı üzerinde olmadığını, 1999 depreminden sonra stres aktarılan ve kuzeye, Tuzla yönüne uzanan küçük tali kollarda olduğunu söyledi. Üşümezsoy bu kollar için "Büyük deprem üretme riski yok" dedi; en fazla 5 büyüklüğünde depremler görülebileceğini belirtti. Adalar Fayı için ise "Adalar Fayı ölü bir faydır" ifadesini kullandı. Üşümezsoy'un Adalar Fayı'na ilişkin bu görüşü, Marmara'nın deprem tehlikesi konusunda bilim insanlarının çoğunluğunun görüşünü yansıtmıyor.

Ortak nokta ne?
Yer bilimcilerin büyük çoğunluğu Marmara'da büyük bir deprem beklendiği konusunda hemfikir; tartışma, hangi fay parçasının ne zaman ve hangi büyüklükte kıracağı üzerine. Depremin zamanını bugün hiçbir bilim insanı ya da kurum önceden bilemiyor.
Ne yapılabilir?
Depremin tarihi bilinemese de binaların durumu öğrenilebilir. 6306 sayılı Kanun kapsamında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın lisanslandırdığı kuruluşlara başvurarak binanın riskli yapı tespiti yaptırılabilir. AFAD da aile afet planı hazırlanmasını ve deprem çantası bulundurulmasını öneriyor.