22 Eylül 2026 Salıİstanbul18°
İhbar hattıCanlı yayınlar
Son Dakika
Gündem

“Aleyna Çakır” davasında karar: Ümitcan Uygun’a verilen 4 yıl, kanundaki aralığın tabanı

Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi, Sema Esen’in ölümüne ilişkin davada Ümitcan Uygun’u “intihara teşvik”ten 4 yıl hapse mahkûm etti, “eziyet etme”den beraat ettirdi. İntihar gerçekleştiği için uygulanması gereken TCK 84/2’nin aralığı 4-10 yıl: verilen ceza, aralığın alt sınırı.

Güncellenme:
Solda Sema Esen (kamuoyunda “Aleyna Çakır”), sağda sanık Ümitcan Uygun’un vesikalık benzeri portreleri; altta “4 yıl hapis, eziyetten beraat” yazan kırmızı şerit.
Fotoğraf: Sema Esen ve Ümitcan Uygun portreleri (habercy derlemesi) · Haber amaçlı alıntı

Kamuoyunda “Aleyna Çakır” adıyla tanınan 21 yaşındaki Sema Esen’in 2020’de Ankara’da evinde ölü bulunmasına ilişkin dava, 22 Eylül 2026’da karara bağlandı. Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık Ümitcan Uygun’u “intihara teşvik etmek, intihar kararını kuvvetlendirme” suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırdı; “eziyet etme” suçundan ise beraatine hükmetti.

Karar, olayın üzerinden 6 yıl 3 ay geçtikten sonra çıktı. Duruşmada mahkeme salonunda Esen’in ailesi, taraf avukatları ve başka bir dosyadan hükümlü olarak cezaevinde bulunan Uygun hazırdı.

İki suçlama, iki ayrı sonuç

Karar günü çıkan haber başlıklarının bir bölümü “4 yıl hapis”, bir bölümü “beraat” dediği için tablo ilk bakışta çelişkili göründü. Aslında bir çelişki bulunmuyor: dosyada iki ayrı suçlama vardı ve mahkeme ikisini farklı sonuçlandırdı.

  • İntihara teşvik etmek, intihar kararını kuvvetlendirme: mahkûmiyet — 4 yıl hapis.
  • Eziyet etme: beraat.

Savcılık, 8 Mayıs 2026’daki duruşmada sunduğu esas hakkındaki mütalaada Uygun’un bu iki suçtan toplam 6 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istemişti. Uygun yargılama boyunca suçlamaları kabul etmedi.

Verilen 4 yıl, kanundaki aralığın neresinde?

Haberlerin çoğunda “4 yıl” rakamı tek başına geçti. Oysa bu rakamın anlamı, dayandığı kanun maddesinin sınırlarıyla birlikte okununca ortaya çıkıyor.

İntihara yönlendirme, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 84. maddesinde düzenleniyor. Maddenin birinci fıkrası, başkasını intihara azmettiren, teşvik eden ya da intihar kararını kuvvetlendiren kişi için 2 yıldan 5 yıla kadar hapis öngörüyor. İkinci fıkra ise şu kayıtla devreye giriyor: “İntiharın gerçekleşmesi durumunda, kişi dört yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

Sema Esen hayatını kaybettiği için ağırlaştırıcı ikinci fıkranın uygulanması gerekiyor. Bu da cezanın kanuni aralığını 4-10 yıl yapıyor. Mahkemenin verdiği 4 yıl, bu aralığın tam alt sınırı — yani kanunun bu fiil için izin verdiği en düşük ceza.

Yatay çubuk grafik: TCK 84/2’nin 4-10 yıllık kanuni aralığı, savcının istediği 6 yıl 6 ay-15 yıl ve mahkemenin verdiği 4 yıl karşılaştırılıyor; verilen ceza aralığın tabanında duruyor.
Kanundaki aralık, savcının talebi ve mahkemenin verdiği ceza. Gerekçeli karar açıklanmadığı için cezanın hangi fıkradan kurulduğu ve takdiri indirim uygulanıp uygulanmadığı henüz kesin değil.

Burada bir kayıt düşmek gerekiyor: gerekçeli karar henüz açıklanmadı. Cezanın hangi fıkradan kurulduğu, temel cezanın kaç yıl belirlendiği ve “iyi hal” takdiri indiriminin uygulanıp uygulanmadığı ancak gerekçeli kararla netleşecek. Ancak sonuç cezanın 4 yıl olması, mahkemenin tabana yakın bir yerde durduğunu şimdiden gösteriyor.

Duruşmada ne konuşuldu

Son savunmasını yapan Uygun, suçsuz olduğunu savundu: “Ben 2020 yılına kadar karakol yüzü görmemiştim. Sürekli ortada bir cinayet varmış gibi konuşuluyor. Hayatımda Aleyna’ya 1 tokat attım, başıma gelmeyen kalmadı. Alnım ak, vicdanım rahat. Hiçbir kadının ölümüne sebep olmadım, hiçbir kadını öldürmedim. Suçsuzum.” Uygun, Esen’le evlenme niyetinde olduğunu, birlikte yaşadıklarını ve “hâlâ sevdiğini” söyledi.

Esen’in ailesi şikâyetlerinin sürdüğünü bildirdi. Baba Mehmet Esen, “Şikâyetim devam ediyor, adalete güveniyorum. Çocuğumu nasıl öldürdüyse cezasını çekmesini istiyorum” dedi. Anne Hatun Esen ise “Şikâyetçiyim. Ömür boyu müebbet almasını, gün yüzü görmemesini istiyorum. Benim çocuğum toprakta çürüyorsa, o da içeride çürüsün” ifadelerini kullandı. Esen’in ağabeyi Himmet Esen de şikâyetçi olduğunu belirtti.

Müşteki tarafın avukatları, dosyanın intihar çerçevesinin dışına çıkarılmasını istedi. Avukat Gizem Koç, Esen’e ulaşılamadığı saatlerde Uygun’un olay yerinde bulunduğunun kamera görüntüleriyle sabit olduğunu, saat 01.00’den sonraki mesajların iletilmediğini ve telefonun 01.00-01.40 arasında kapalı olduğunu söyledi. Avukat Umur Yıldırım ise “01.00’dan 01.40’a kadarki süreçte sanık maktulün evine gitti mi gitmedi mi? Asıl çözümlenmesi gereken konu bu. Eğer gitmişse biz burada intihardan değil, kasten öldürmeden konuşmalıyız” dedi ve sanığın üst sınırdan cezalandırılmasını, hükümle birlikte tutuklanmasını talep etti.

Bir diğer müşteki avukatı, “Burada zamana yayılmış sistematik şiddet mevcut” diyerek olayın TCK 84’ün dördüncü fıkrası kapsamında değerlendirilmesini istedi. Bu fıkra, cebir veya tehdit kullanarak kişileri intihara mecbur edenlerin kasten öldürme suçundan sorumlu tutulmasını öngörüyor. Mahkeme bu talebi karşılamadı.

Sanık avukatı ise müvekkilinin Esen’i intihara teşvik ettiğine dair “tek bir mesaj” bulunmadığını savundu. Ankara Barosu Gelincik Merkezi’nin davaya katılma talebi, savcının da bu yöndeki görüşü doğrultusunda mahkemece reddedildi.

Dosyada ne olmuştu

Sema Esen, 3 Haziran 2020’de Ankara’nın Keçiören ilçesindeki evinde ölü bulundu. Adli Tıp Kurumu raporunda ölümün ası sonucu meydana geldiği belirtildi. Esen’in ölümünden kısa süre sonra, Uygun’un daha önce kendisine şiddet uyguladığı anlara ilişkin görüntüler sosyal medyada yayıldı ve olay günlerce gündemde kaldı; görüntülerin ölümden yaklaşık bir buçuk ay önce kaydedildiği belirlendi.

Uygun soruşturma kapsamında gözaltına alındı ve ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Şubat 2021’de, Esen’in üzerinden alınan doku ve sperm örneklerinin Uygun’a ait olduğu belirlendi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturması, Uygun hakkında “intihara teşvik etmek, intihar kararını kuvvetlendirme” ve “eziyet etme” suçlarından dava açılmasıyla sonuçlandı. İddianame 2024 sonunda kabul edildi, ilk duruşma Mart 2025’te görüldü.

Uygun neden hâlihazırda cezaevinde?

Bugünkü 4 yıllık ceza, Uygun hakkındaki tek hüküm değil. Uygun, duruşmaya başka bir dosyadan hükümlü olarak katıldı.

Üç kart: Esra Hankulu dosyasından 10 yıl (kesinleşti), canlı yayınlı şiddet dosyasından 4 yıl 10 ay (kesinleşti) ve Sema Esen’in ölümüne ilişkin yeni karar 4 yıl.
Ümitcan Uygun hakkında üç ayrı dosyada verilen cezalar. İlk ikisi kesinleşti, sonuncusu yeni ve istinaf yolu açık.

Esra Hankulu dosyası. 25 yaşındaki Esra Hankulu, 5 Ağustos 2021’de Ankara’nın Mamak ilçesindeki evinde ölü bulundu. Geceyi evde geçirenler arasında yer alan Uygun, bu kez “kasten öldürme” suçundan tutuklandı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 13 Nisan 2022’de Uygun’u “neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” suçundan 10 yıl hapse mahkûm etti; kararda takdiri indirim uygulanmadı. Yargıtay, bu cezayı Aralık 2024’te onadı ve hüküm kesinleşti. Yargıtay Cumhuriyet savcısı 2023’te cezayı yetersiz bularak fiilin kasten öldürme sayılması gerektiği yönünde görüş bildirmişti.

Canlı yayınlı şiddet dosyası. Esen, ölümünden önce 17 Nisan 2020’de kendisine uygulanan şiddeti sosyal medyada canlı yayımlayan Uygun hakkında şikâyetçi olmuştu. Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesi bu dosyada Uygun’a “konut dokunulmazlığını ihlal”den 2 yıl, “kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme”den 2 yıl 2 ay, “tehdit”ten 6 ay ve “bilişim sistemine usulsüz giriş”ten 2 ay olmak üzere toplam 4 yıl 10 ay hapis cezası verdi.

Beraat kararının yanında duran kesinleşmiş tespitler

Uygun duruşmada Esen’e “hayatında bir tokat attığını” söyledi ve mahkeme “eziyet etme” suçundan beraatine hükmetti. Bununla birlikte, canlı yayınlı şiddet dosyasının gerekçeli kararında başka tespitler yer alıyor. O kararda sanığın suç işleme kastıyla eve girdiği, tartışma sırasında Esen’i ölümle tehdit ettiği ve tokat attığı, Esen’in bu olay sonucunda bayıldığı, bu anları canlı yayın yaparak gösterdiği ve mağdur baygınken tehditlerini sürdürdüğü belirtilmişti.

İki dosya hukuken farklı: biri 17 Nisan 2020’deki tekil olayı ve farklı suç tiplerini, diğeri ise ilişkinin bütününde “eziyet” suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığını konu alıyor. “Eziyet” suçu, TCK’da sistematik ve süreklilik arz eden bir kötü muameleyi gerektiriyor; bir mahkemenin tekil fiilleri tehdit ve konut dokunulmazlığı ihlali sayması, başka bir mahkemenin aynı ilişkiyi “eziyet” saymasını zorunlu kılmıyor. Yine de sonuç tablosu, müşteki avukatlarının “zamana yayılmış sistematik şiddet” itirazının neden kayda geçtiğini gösteriyor.

Sırada ne var

4 yıllık hapis cezası kesinleşmiş değil; karara karşı istinaf yolu açık. Dosya, taraflardan birinin başvurusu hâlinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’ne gidecek. Müşteki taraf duruşmada cezanın üst sınırdan verilmesini istediğini açıkça belirtmişti; karar sonrası adliye önünde açıklama yapan Esen ailesi de cezayı az buldu, anne Hatun Esen adliye çıkışında fenalaştı.

Uygun, Esra Hankulu dosyasından kesinleşmiş 10 yıllık cezasını çekmeyi sürdürüyor.


Kaynaklar: Cumhuriyet, Hürriyet/DHA, Evrensel, Habertürk/AA, Sabah ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.84. Ceza aralığı karşılaştırması ve dosya tablosu habercy tarafından hazırlanmıştır.

Not: Psikolojik destek ihtiyacı duyuyorsanız bir ruh sağlığı uzmanına başvurabilir, acil durumlarda 112’yi arayabilirsiniz.

Nasıl hazırlandı? Bu haber, birden çok haber kaynağındaki ortak olgular derlenerek yapay zekâ desteğiyle yazıldı ve yayın öncesi otomatik doğrulamadan geçirildi.

Paylaş
Sonraki haberTurgutlu'da Lise Önünde Silahlı Saldırı: 11 Öğrenci Yaralandı, Çocuk Yaştaki Şüpheli Gözaltında