9 Ekim 2026 Cumaİstanbul19°
Son Dakika
Dünya

BAE Başsavcısı: Flydubai Yardımcı Pilotu, 11 Eylül'den Esinlenerek Saldırı Planladığını İtiraf Etti

BAE Başsavcısı Hamad Seyf eş-Şamisi, 30 Eylül'de Dubai-Tel Aviv seferindeki Flydubai uçağında kaptan pilota saldıran Umman vatandaşı yardımcı pilotun, 11 Eylül saldırılarından esinlenerek Ben Gurion Havalimanı'na intihar saldırısı planladığını ve tek başına hareket ettiğini itiraf ettiğini açıkladı.

Güncellenme:
Flydubai logolu beyaz-mavi-turuncu bir yolcu uçağı, açık iniş takımlarıyla gri gökyüzünde uçuyorTemsilî
Fotoğraf olayın kendisine ait değildir, temsilîdir. Fotoğraf: FlyDubai, A6-FMB, Boeing 737-8 MAX (30728990597).jpg · Anna Zvereva from Tallinn, Estonia · CC BY-SA 2.0

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Başsavcısı Hamad Seyf eş-Şamisi, 30 Eylül'de Dubai'den Tel Aviv'e giden Flydubai uçağında kaptan pilota saldıran yardımcı pilotun, eylemi 11 Eylül saldırılarını örnek alarak planladığını ve kimseyle iş birliği yapmadığını itiraf ettiğini açıkladı.

Açıklama, BAE'nin resmi haber ajansı WAM üzerinden duyuruldu. Şamisi'ye göre FZ1073 sefer sayılı uçaktaki saldırıyı 29 yaşındaki Umman vatandaşı yardımcı pilot gerçekleştirdi. Sanık, uçağın kontrolünü ele geçirip Tel Aviv'deki Ben Gurion Havalimanı'nın yolcu terminaline intihar saldırısı düzenlemeye teşebbüs etti. Başsavcı, sanığın bunu önceden hazırladığı "terör amaçlı plan" çerçevesinde yaptığını ve olabildiğince çok insanın ölümünü hedeflediğini öne sürdü. Soruşturmada sanığın benimsediği görüşler ve mesleki geçmişi de incelendi.

Radikalleşmenin izleri 2017'ye uzanıyor

Şamisi'nin aktardığına göre, sanıkta aşırılığa ve teröre eğilimin ilk işaretleri 2017'de Avustralya'da aldığı eğitim sırasında görüldü. Yardımcı pilotun aşırılıkçı yayınlar okuduğu, terör örgütlerini ve intihar eylemlerini öven internet içeriklerini izlediği, bu yolla tekfirci görüşlerin etkisine girdiği ve zamanla şiddeti ve terörü savunan fikirleri benimsediği belirlendi.

Sanık itiraflarında, ABD'deki 11 Eylül 2001 saldırılarından etkilenerek bir uçakla benzer bir eylem yapmayı tasarladığını anlattı. Başsavcı, pilotluğu meslek olarak seçmesinin de bu düşünceyle bağlantılı olduğunun tespit edildiğini söyledi. 11 Eylül 2001'de El Kaide mensupları kaçırdıkları yolcu uçaklarıyla New York ve Washington'daki hedeflere saldırmış, yaklaşık 3 bin kişi hayatını kaybetmişti.

Şamisi'nin paylaştığı bilgilere göre yardımcı pilot, 2020-2024 yıllarında Umman Hava Yolları'nda çalıştı. 2025'in başında Fas Kraliyet Hava Yolları'na geçerek burada birkaç ay görev yaptı, Ocak 2026'da ise Flydubai kadrosuna katıldı.

Önceki iki seferde keşif yaptı

Soruşturma bulgularına göre sanık, daha önce görev aldığı iki Tel Aviv seferinde rotayı ve havalimanını inceledi. Planını ise bu hattaki üçüncü uçuşu olan 30 Eylül seferinde hayata geçirmeye çalıştı.

Flydubai'nin işe alım süreci de mercek altına alındı. Şamisi, sanığın uçuş lisansı ve iyi hal belgesi de dahil olmak üzere gereken mesleki ve güvenlik koşullarını yerine getirdiğini, kontroller sırasında radikal görüşlerine ya da saldırı niyetine işaret eden hiçbir bulguya ulaşılmadığını belirtti.

Kaptan pilot başından yaralandı

Başsavcıya göre sanık, ifadesini avukatı eşliğinde verdi; saldırının nedenlerini, planlama ve uygulama aşamalarını ayrıntılı biçimde anlattı. Savcılık ayrıca kaptan pilotun, dönüş seferini yapacak kaptan ve yardımcı pilotun ve kabin mürettebatının ifadelerine başvurdu.

Adli tıp raporu, kaptan pilotun yaralarının hayati tehlike yaratabilecek baş bölgesinde yoğunlaştığını ortaya koydu. Raporda yaraların olay sırasında, acil durum baltasıyla uyumlu bir aletle yapılan saldırı sonucu oluştuğu tespit edildi. Şamisi, bu bulguların sanığın ve kaptan pilotun anlatımlarıyla tanık beyanlarını desteklediğini söyledi.

Sanığın tek başına hareket ettiği yönündeki beyanının doğruluğunu teyit etmek için soruşturma sürüyor. Savcılık delilleri incelemeye, olası suç ortaklarını ya da başka bağlantıları araştırmaya ve kayıtlarla teknik raporları tamamlamaya devam ediyor. Başsavcı, yeni bulguların soruşturmanın gerektirdiği ölçüde kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi.

Ürdün hava sahasında kaçırılma kodu verilmişti

İsrail basını, olay günü Ürdün hava sahasında ilerleyen uçağın önce genel acil durum kodu "7700"ü, ardından kaçırılma anlamına gelen "7500" kodunu gönderdiğini duyurmuştu. Kanal 12 televizyonu, olayın iki pilot arasındaki kavgadan çıktığını ve yardımcı pilotun kaptanı defalarca bıçaklayarak uçağı düşürmeye çalıştığını öne sürmüştü. Aynı habere göre kabin ekibi ve bazı yolcular kokpite girerek yardımcı pilota müdahale etmişti. Savcılığın açıkladığı adli tıp bulguları ise yaraların bıçakla değil, acil durum baltasıyla uyumlu bir aletle açıldığına işaret ediyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, pilotlardan birinin "uçağı düşürme teşebbüsünde bulunduğuna dair işaretlerin olduğunu" ileri sürmüştü. BAE'nin Dubai merkezli hava yolu şirketi Flydubai ise kokpitte çıkan kavganın nedeninin belirsiz olduğunu açıklamıştı.

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı da BAE'den bir güvenlik ekibinin katıldığı ilk soruşturmada yardımcı pilotun pilota saldırdığının ve iki pilotun da yaralandığının belirlendiğini duyurmuştu. Tedavileri tamamlanan iki pilot, BAE güvenlik ekibiyle birlikte Abu Dabi'ye gitmek üzere Suudi Arabistan'dan ayrılmıştı.

Paylaş
Sonraki haberDışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara'da Hamas Heyetiyle Görüştü