Bakan Çiftçi: Belçika On Yılda Terörle İlgili İade Taleplerimizin Hiçbirini Kabul Etmedi
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Brüksel'deki Türkiye-Belçika bakanlar toplantısının ardından Belçika'nın 2016'dan bu yana terör suçlarıyla ilgili iade taleplerinin hiçbirini kabul etmediğini söyledi. Toplantıda iki ülkenin polis teşkilatları arasında 2027-2028 dönemi için ortak eylem planı imzalandı.
Temsilîİçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Brüksel'de yapılan Türkiye-Belçika Dışişleri, Adalet ve İçişleri Bakanları 4. Toplantısı'nın ardından, Türkiye'nin terör suçlarıyla ilgili olarak Belçika'ya ilettiği iade taleplerinden 2016'dan bu yana hiçbirinin kabul edilmediğini söyledi. Çiftçi, PKK, FETÖ ve DHKP-C gibi örgütlerin mensuplarının Belçika'yı üs olarak kullandığını belirterek Brüksel yönetiminden somut adım beklediklerini açıkladı.
Temaslarını AA muhabirine değerlendiren Çiftçi, toplantının Egmont Sarayı'nda yapıldığını, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin 188'inci yılına denk geldiğini anlattı. Bu formattaki bir önceki toplantı 2016'da Ankara'da yapılmıştı. Çiftçi, 10 yıl aradan sonra 7 bakanın yeniden bir araya gelmesini anlamlı bir irade göstergesi olarak nitelendirdi. Türk heyetinde Çiftçi'nin yanı sıra Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Adalet Bakanı Akın Gürlek yer aldı. Belçika tarafından ise İçişleri Bakanı Bernard Quintin, Adalet Bakanı Annelies Verlinden, Dışişleri Bakanı Maxime Prevot ile İltica ve Göç Bakanı Anneleen Van Bossuyt toplantıya katıldı.
Polis teşkilatları arasında ortak eylem planı
Toplantı kapsamında Emniyet Genel Müdürlüğü ile Belçika Federal Polisi "2027-2028 Yılları Ortak Eylem Planı"nı imzaladı. Çiftçi'nin anlattığına göre plan; terörizm, organize suç, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı, göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti gibi sınır ötesi suçlarla mücadelede iş birliğini kapsıyor. Plan çerçevesinde iki ülkenin uzmanları karşılıklı toplantılar yapacak, ortak eğitimler düzenlenecek.
Çiftçi, Belçikalı İçişleri Bakanı Quintin'in suç ağlarının giderek uluslararası nitelik kazandığına, Adalet Bakanı Verlinden'in ise organize suçun sınır tanımadığına dikkat çektiğini aktararak mevkidaşlarının tutumunu ümit verici bulduğunu söyledi.
"Hiçbiri kabul edilmemiştir"
Çiftçi, Belçika'ya yapılan iade başvurularının büyük bölümünün PKK ve FETÖ mensuplarıyla ilgili olduğunu, bu taleplerin reddedildiğini ya da yanıtsız kaldığını belirtti:
"2016'dan 2026'ya uzanan on yılda, terör suçları kapsamında Belçika'ya ilettiğimiz iade taleplerinden bugüne kadar hiçbiri kabul edilmemiştir. Ağırlıklı olarak terör örgütü PKK ve FETÖ mensuplarına ilişkin bu talepler, ya reddedilmekte ya da cevapsız bırakılmaktadır. Bu tablo, terör örgütü üyelerinin kendilerini Belçika'da güvende hissetmelerine yol açmaktadır."
Bakan, Belçika'da PKK, DHKP-C, MLKP, TKP-ML ve FETÖ mensuplarının varlık göstermesinin müttefiklikle bağdaşmadığını savundu. Çiftçi'ye göre bu örgütler Belçika'da silahlı eylem yapmasalar da para toplama, eleman kazanma ve propaganda faaliyetlerini sürdürüyor. Çiftçi, PKK'nın "fesih söylemini" istismar etmesine izin verilmemesini ve geçmişteki Ariadna kararına benzer olumsuzlukların yaşanmamasını istediklerini belirterek "Terörün bittiğini ilan etmek başkadır, terör ağlarının tümüyle dağıldığından emin olmak başkadır." dedi.
FETÖ'nün Belçika'da FEDACTIO adlı çatı yapı altındaki dernek ve eğitim kurumları üzerinden faaliyet yürüttüğünü öne süren Çiftçi, bu kuruluşlar yakından izlenirse dolandırıcılık, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve kara para aklama gibi suçların ortaya çıkacağına inandıklarını söyledi. Bakanlığın Terör Arananlar Listesi'ndeki 33 FETÖ mensubunun Belçika'da bulunduğunu değerlendirdiklerini aktaran Çiftçi, bu kişilerin sahte belgelerle iltica sistemini kötüye kullanmasının engellenmesini istediklerini ve konunun Belçikalı mevkidaşına iletildiğini kaydetti.
Çiftçi, DHKP-C ile bağlantılı olduğunu söylediği Grup Yorum'un 19 Aralık 2026'da Liège'de konser düzenleyeceğinin tespit edildiğini de açıkladı. Bakan, Fehriye Erdal dosyasını hatırlatarak devletin takibinin zaman aşımına uğramayacağını vurguladı. Erdal, 1996'da İstanbul'da Sabancı Center'da düzenlenen ve iş insanı Özdemir Sabancı'nın öldürüldüğü DHKP-C saldırısıyla ilgili aranıyor; Belçika, kendisinin Türkiye'ye iadesini kabul etmemişti.
Brüksel'deki Türk iş insanına bombalı saldırı
Organize suç örgütlerinin önemli bir kısmının yurt dışından yönetildiğini söyleyen Çiftçi, Belçika'da yaşayan Türk vatandaşlarının da tehdit ve saldırılarla karşılaştığını belirtti. Örnek olarak Brüksel'deki Hanımeli Pastaneleri'nin sahibi Oğuz Arkaya'yı gösteren Çiftçi, Arkaya'nın Haziran 2026'da Daltonlar Çetesi tarafından önce tehdit edildiğini, ardından evine bombalı saldırı yapıldığını anlattı. Bakan, tehditlerin Başkonsoloslukta görevli bir diplomatın yakınlarına kadar ulaştığını da söyledi.
"Bir vatandaşımızın kapısına konan bomba, devletimizin kapısına konmuş sayılır. Şu anda bu suç ağlarının yöneticisi yahut mensubu olan ve bizim için özellikle önem taşıyan 5 şahsın Belçika'da bulunduğunu değerlendiriyoruz. Interpol birimlerimiz ve kolluk kanallarımız vasıtasıyla, Adalet Bakanlığımızla eş güdüm içinde, bu kişilerin ülkemize iadesini talep ediyoruz."
Bu yıl 44 ülkeden 714 firari getirildi
Çiftçi, 2026'da Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik birimlerinin bin 741 operasyonla 22'si uluslararası olmak üzere 625 organize suç çetesini çökerttiğini açıkladı. Kamuoyunda "Sınır Ötesi Kapan" olarak bilinen çalışmalar kapsamında bu yıl 44 ülkeden 714 firarinin Türkiye'ye getirildiğini, bunların 170'inin organize suç örgütü elebaşı ya da mensubu olduğunu söyledi. Bakana göre şu anda 969 kişi hakkında kırmızı bülten bulunuyor. Çiftçi, Bulgaristan, Gürcistan ve Yunanistan'la atılan adımların da aynı çabanın parçası olduğunu ifade etti.
Bakan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çizdiği vizyonla Türkiye'nin dış politikada etkin bir konuma geldiğini belirterek "Terörsüz Türkiye hedefimize adım adım yaklaşıyoruz." dedi. Çiftçi, Türkiye'nin DEAŞ ile sahada doğrudan mücadele eden tek NATO ülkesi olduğunu söyledi. Örgütün bölgede yeniden güçlenmemesi için yabancı terörist savaşçıların geldikleri ülkelere geri gönderilmesinin önemine değindi ve bu konuda muhataplarına destek vermeye hazır olduklarını belirtti.
Göç ve vize başlıkları
Toplantıda göç ve vize konuları da görüşüldü. Türkiye'nin yaklaşık 2,2 milyonu Suriyeli olmak üzere 3,6 milyon yabancıyı barındırdığını hatırlatan Çiftçi, Türk vatandaşlarının vize sorunlarının çözülmesinin, düzensiz göçle birlikte mücadele edilmesinin ve iade süreçlerinin hızlanmasının iki ülkenin de yararına olacağını söyledi. Çiftçi, Belçika'nın göç bakanı Van Bossuyt'un, idaresinin Türkiye'deki göç yönetimi uygulamalarını yerinde incelemesi yönündeki talebini memnuniyetle karşıladıklarını aktardı. Bakan, mülteci statüsünün zulmedenlere kalkan olarak kullanılmaması gerektiğini de vurguladı.
Brüksel'de yaşayan yaklaşık 300 bin Türk vatandaşını iki ülke arasındaki en güçlü bağ olarak tanımlayan Çiftçi, Belçika Dışişleri Bakanı Prevot'nun toplantıda Avrupa güvenliğinin Türkiye ile ilişki kurulmadan ciddi biçimde ele alınamayacağını söylemesini değerli bulduğunu belirtti. Çiftçi açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Temennimiz açık ve samimidir: Avrupa'nın kalbinde atan bu güzel ülke, teröre değil dostluğa kapı aralamalıdır. Bir müttefikin toprağı, bir teröristin sığınağı olamaz."