Bakan Tekin: PISA'da 91 Ülke Arasında İlk 15'e Girdik
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye'nin 2003'teki PISA sınavında hiçbir alanda ilk 30'a giremediğini, son sınavda ise 91 ülke arasında ilk 15'te yer aldığını söyledi. Tekin, imam hatip okullarının yeniden açılışının 75. yılı için düzenlenen törende dijital mecraların çocuklar üzerindeki etkisine de değindi.
TemsilîMilli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye'nin Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı'ndaki (PISA) sıralamasının 2003'ten bu yana belirgin biçimde yükseldiğini söyledi. Tekin'e göre Türkiye, 2003'te Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı'na (OECD) üye 38 ülke arasında hiçbir alanda ilk 30'a giremezken son sınavda 91 ülke içinde ilk 15'te yer aldı.
Tekin bu değerlendirmeyi, İmam Hatip Okullarının Yeniden Açılışının 75'inci Yıl Dönümü Programı ve Başarılı Örnekler Sergisi ödül töreninde yaptı. Bakanlığın Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı Konferans Salonu'ndaki programda müzik dinletisi sunuldu, Kur'an-ı Kerim ve 75'inci yıl duası okundu, imam hatip okullarının tarihini anlatan bir belgesel gösterildi.
"Türkiye'nin nereden nereye geldiğini görmek için"
Bakan Tekin, 2000'li yılların başında imam hatip okullarının resmi bir kararla olmasa da fiilen kapatılmış durumda olduğunu söyledi. 2014'ten itibaren bu okullarda atılan adımların tüm okullara yayıldığını, akademik niteliğin yanı sıra fiziki altyapının ve insan kaynağının da güçlendirildiğini anlattı. Bunun göstergesi olarak 2002-2003 öğretim yılındaki derslik sayısı ile derslik ve öğretmen başına düşen öğrenci sayısının 2026 rakamlarıyla karşılaştırılmasını önerdi.
Tekin, OECD'nin Türkiye'nin akademik başarısını üç yılda bir ölçtüğünü, son sınav sonuçlarının da 8 Eylül'de açıklandığını belirterek şöyle konuştu:
"2003'teki sınavda 38 OECD üyesi ülke arasında hiçbir alanda ilk 30'a giremiyorduk. Bugün 8 Eylül'de açıklanan sınavda ise 91 ülke içerisinde ilk 15'in içindeyiz"
Dijital mecralar ve okul güvenliği
Konuşmasının önemli bölümünü sanal mecraların gençler üzerindeki etkisine ayıran Tekin, ülkedeki birlikten rahatsız olan çevrelerin çocukların dikkatini ele geçirmeye çalıştığını öne sürdü:
"Dikkatlerinizi ele geçirmeye çalışıyorlar; dikkatini ele geçirdikleri evlatlarımızın iradelerine el koyuyorlar. Giyinme tarzlarına, konuşma tarzlarına, düşünce biçimlerine müdahale ediyorlar."
Bakan, son haftalarda yaşanan saldırılara da gönderme yaptı. Bu olayların ardından devletin tüm kurumlarıyla harekete geçtiğini, okulların güvenliğinin artırıldığını ve çocukları dijital mecraların zararlarından korumaya yönelik yasal düzenlemelerin yürürlüğe konduğunu söyledi. Yaz aylarında öğretmenlerle birlikte bir seferberlik başlatıldığını da aktaran Tekin, "Devletimiz bu mücadelede asla geri adım atmayacak, bundan herkes emin olsun" dedi.
Tekin, alınan tedbirlerin kalıcı olabilmesi için toplumun da bunları sahiplenmesi gerektiğini vurguladı ve sorunun tek bir bakanlık ya da kamu kurumunun taşıyabileceği bir yük olmadığını, "topyekun bir seferberliğe" ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Çocukların dikkatini sömürerek büyüyen yapılardan hesap sorulacağını da belirten Bakan, "Çocuklarımızın hakkını hiçbir şirketin kar hanesine feda etmeyeceğiz" ifadesini kullandı. Tekin'e göre gençlere bu konuda yol gösterecek değerleri kazandırmak, köy okullarından fen liselerine, meslek liselerinden imam hatiplere kadar tüm okulların ve öğretmenlerin temel görevi.
Yağmur nedeniyle tatil edilen okullar
Tekin konuşmasının başında İstanbul ve çevre illerdeki yağışlara da değindi. Pek çok ilde okulların yağmur nedeniyle tatil edildiğini hatırlatan Bakan, durumun can kaybı yaşanmadan ve felakete dönüşmeden normale dönmesini umduğunu söyledi.
PISA, OECD'nin 15 yaş grubundaki öğrencilerin matematik, okuma ve fen alanlarındaki becerilerini ölçtüğü uluslararası bir değerlendirme. İmam hatip okulları ise 1951'de yeniden açılmıştı.