16 Ekim 2026 Cumaİstanbul13°
Son Dakika
Ekonomi

Erdoğan: Fon Piyasasındaki Sorunu Kontrol Altına Aldık

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, fon piyasasındaki soruna karşı 17 Eylül'den bu yana atılan adımlarla durumun kontrol altına alındığını söyledi. Erdoğan, olağanüstü tasfiyedeki fonlarda ara ödemelerin TBMM'deki kanun teklifi yasalaştıktan sonra başlayacağını açıkladı.

Güncellenme:
Lacivert takım elbiseli, gri saçlı bir adam Türk bayrağı önünde ciddi ifadeyle duruyor.Temsilî
Fotoğraf olayın kendisine ait değildir, temsilîdir. Fotoğraf: Recep Tayyip Erdoğan 2025 (cropped).jpg · CC BY 4.0

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, fon piyasasının bir bölümünde ortaya çıkan soruna ilişkin 17 Eylül'den bu yana atılan adımlarla durumun kontrol altına alındığını açıkladı. Erdoğan, İstanbul'daki Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen TİM 13. İnovasyon Haftası Programı'nda konuştu. Konuşmasında süreçte izlenen üç önceliği sıraladı ve olağanüstü tasfiye kararı verilen fonlarda ara ödemelerin, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) sunulan kanun teklifinin yasalaşmasından sonra başlayacağını söyledi.

17 Eylül'den itibaren attığımız kararlı adımlarla sorunu kontrol altına aldık. Tam yetkiye sahip Fon Koordinasyon Kurulumuzu süratle oluşturduk. Tıpkı bir cerrah titizliğiyle operasyonu yürütüyoruz.

Fon sürecinde üç öncelik

Erdoğan'ın sıraladığı önceliklerin ilki, tasfiye kararı alınan fonlardaki birikimlerin sahiplerine olabildiğince kısa sürede geri ödenmesi. Cumhurbaşkanı, olağan tasfiyeye giren fonlarda ödemelerin geçen hafta başladığını ve aksamadan sürdüğünü belirtti.

İkinci öncelik, piyasada manipülasyonla haksız kazanç sağlayanların yargı önünde hesap vermesi olarak tanımlandı. Erdoğan, yargı süreçlerinin gözetildiğini, yeni bilgiler ve itiraflarla soruşturmaların derinleştirildiğini söyledi. Bu kişilere tolerans gösterilmeyeceğini şu sözlerle dile getirdi:

Kimse kusura bakmasın. Benim ihracatçı kardeşim bir konteyner daha fazla ürün satmak için ülke ülke dolaşırken, benim sanayici kardeşim etrafımızı saran ateş çemberine rağmen büyük bir özveriyle çalışırken, benim tüccar kardeşim, esnaf kardeşim helalinden kazanmak için adeta kılı kırk yararken piyasa düzenbazlıklarıyla üç lirasını sadece üç beş ayda ona, 20'ye, 30'a katlayana asla tolerans göstermeyecek, sağladığı fahiş kazancın bedelini ona mutlaka ödeteceğiz.

Üçüncü öncelik ise sürecin sermaye piyasalarına zarar verilmeden yönetilmesi. Erdoğan, hükümetin fırsatçıları yatırımcılardan açıkça ayırdığını söyledi. Muhalefetin ve bazı basın kuruluşlarının aynı özeni göstermediğini öne sürerek bu çevrelerin kişilerin itibarıyla oynadığını savundu. Erdoğan bu çevreler için “Bize zarar vermek uğruna Türk ekonomisinin zora girmesi için utanmadan kriz tellallığı yaptılar” ifadesini kullandı.

Sermaye piyasalarına ilişkin uyarı

Erdoğan, sorunu görmezden gelmenin yanlış olduğunu, ancak bu sorunu gerekçe göstererek yatırımcıyı ürkütmenin de doğru bir yaklaşım olmadığını vurguladı. “Fon meselesi üzerinden topyekûn sermaye piyasalarımızın kriminalize edilmesini hoş karşılayamayız” diyen Erdoğan, böyle bir tutumun reel sektörü de zor duruma düşüreceğini söyledi. Sermaye piyasalarının, tasarruf sahiplerini reel sektörle borç yaratmadan, ortaklık esasıyla ve faizsiz biçimde buluşturduğunu anlattı. Bu rolün, 2008 küresel finans krizinden sonra bankaların finansman sağlamakta daha isteksiz davranmasıyla daha da önem kazandığını belirtti. Yüksek Ar-Ge maliyeti ve uzun geliştirme süreleri nedeniyle teknoloji ve inovasyon yatırımlarının finansmanının bankacılıktan çok sermaye piyasalarına uygun olduğunu da ekledi.

Teknoloji ve savunma sanayii verileri

Erdoğan, bu yıl “İnsanlığın Yeni Evresi” temasıyla düzenlenen İnovasyon Haftası'nın konusunu anlamlı bulduğunu söyledi. Teknolojinin hızla ilerlerken insan faktörünün göz ardı edildiğini savundu. Daha önce de dikkat çektiği “tekno-oligarkların” tüm dünyayı hedef aldığını ileri sürdü. Bu görüşüne örnek olarak, savunma, istihbarat ve güvenlik alanlarında çalışan bir veri analiz şirketinin nisan ayında yayımladığı 22 maddelik bildiriyi gösterdi.

Erdoğan'ın paylaştığı verilere göre Türkiye'deki teknopark sayısı 115'e çıktı. 2002'de 1,2 milyar dolar olan Ar-Ge harcamaları ise 20 milyar dolara ulaştı. 2019'a kadar hiç unicorn şirketi olmayan Türkiye'nin bugün 8 unicorn'u bulunuyor. Hükümet, 2030'a kadar 100 bin teknoloji girişiminin kurulmasını ve bu girişimlerin toplam değerinin 100 milyar dolara ulaşmasını hedefliyor. Atatürk Havalimanı terminallerinde kurulan Terminal İstanbul'un tüm işlevleriyle 2027'de hizmete gireceği açıklandı.

Erdoğan, destek mekanizmaları arasında Merkez Bankası'nın 750 milyar lira ayırdığı Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi programını, Yüksek Teknoloji Destek Programı HIT-30'u ve KOBİ'ler için devreye alınan 250 milyarlık İmalat Sanayii Kredi Finansman Programı'nı saydı. 2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı kapsamında 2030'a kadar veri merkezlerinin toplam kurulu gücünün en az 1 gigavata çıkarılacağını da belirtti. Plan, veri merkezi, bulut bilişim ve yapay zekâ altyapısında özel sektör öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık kaynak harekete geçirilmesini öngörüyor. Bilge Dil Modeli ile Türkçe yapay zekâ çözümlerinin geliştirilmesi de planın hedefleri arasında yer alıyor.

Savunma sanayiine de değinen Erdoğan, 2002'de yüzde 20 olan yerlilik oranını ve 248 milyon dolarlık ihracatı hatırlattı. Bugün sektörde 4 bin 500'ü aşkın firma, 1.400'ün üzerinde proje ve 100 bine yakın doğrudan istihdam bulunduğunu, toplam proje büyüklüğünün 100 milyar doları geçtiğini söyledi. Geçen yıl 180 ülke ve bölgeye 10 milyar doları aşan savunma ve havacılık ihracatı yapıldığını aktardı. Bu yılın ocak-eylül döneminde ise ihracatın bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 15,6 artarak 6,9 milyar dolara ulaştığını bildirdi. Erdoğan'a göre Türkiye'nin genel ihracatında kilogram başına değer 1,5 dolar civarında, savunma sanayiinde ise 65 dolara yaklaşıyor. SİHA'larda kullanılan kameraların kilogram başına değerinin 20 bin dolar, bu kameralardaki dedektörlerinkinin ise 50 bin dolar olduğunu belirtti.

Paylaş
Sonraki haberŞimşek: Sermaye Piyasası Suçlarına Yönelik Yasal Düzenlemelerin 2027 Başına Kadar Tamamlanması Hedefleniyor