Fatma Betül Sayan Kaya istifa etti: Özata hissesinde '63 milyon yatırıp 1,3 milyar çekti' iddiası
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, YENİ Parti'nin Özata Denizcilik hisse iddiasının ardından tüm görevlerinden istifa etti. Kaya ve eşinin 163 milyon lira yatırıp 2,17 milyar lira çektiği iddia ediliyor. Resmî bir suçlama henüz yok. Borsa verisi iddiadaki satış fiyatının 16 Eylül kapanışıyla aynı olduğunu gösteriyor.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, partideki tüm görevlerinden istifa etti. Kaya, 26 Eylül akşamı sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, hakkındaki iddiaların açıklığa kavuşturulacağı süreçte makamının tartışma konusu olmaması için "siyasi sorumluluk" aldığını söyledi. Görevlerinden affını Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan'dan istediğini duyurdu.
İstifa, YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin aynı gün Kaya ve eşi İlyas Kaya hakkında ortaya attığı borsa iddiasının ardından geldi. İddia, Borsa İstanbul'u sarsan fon krizinde Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) piyasa dolandırıcılığı şüphesiyle suç duyurusunda bulunduğu Özata Denizcilik hissesiyle ilgili.
Fatma Betül Sayan Kaya neyle suçlanıyor?
Öncelikle şunu belirtmek gerekiyor: Kaya hakkında bugüne kadar kamuoyuna yansımış resmî bir suçlama ya da soruşturma kararı bulunmuyor. SPK'nın 25 Eylül'de Özata Denizcilik işlemleri nedeniyle suç duyurusunda bulunduğu 11 kişinin arasında Kaya'nın da eşinin de adı yer almıyor. Gündemdeki suçlama, muhalefetteki YENİ Parti'nin sözcüsünden geldi. Kamuoyunda "fon iddiası" diye anılsa da Emre'nin paylaştığı ayrıntılar doğrudan hisse alım satımıyla ilgili.
Zeynel Emre, partisinin Bahçelievler İlçe Kongresi'ndeki konuşmasında şu rakamları öne sürdü:
- Fatma Betül Sayan Kaya: 8 Nisan'da başlayan alımlarla Özata Denizcilik'ten hisse başına 255 liradan 250 bin adet hisse aldı, bu hisseleri eylülde 4 bin 482 liradan sattı. Emre'ye göre Kaya toplam 63 milyon 359 bin lira yatırdı, 4 ayda 1 milyar 344 milyon lira çekti.
- İlyas Kaya: Aynı fiyattan 150 bin adet hisse alıp aynı fiyattan sattı. 99 milyon 687 bin lira yatırdı, 826 milyon lira çekti.
- Toplam: Çift birlikte 163 milyon 46 bin lira yatırıp yaklaşık 2,17 milyar lira çekti.
- Zamanlama: Satışlar 16 Eylül'den önce, eylül içinde 4-5 ayrı işlemle yapıldı. İşlemler Özata'nın yanı sıra daha küçük tutarlarla iki farklı hissede daha gerçekleşti. Paranın aktarıldığı hesaplardan 4'ü Türkiye'de, biri yurt dışındaydı.
Emre, satışların kriz patlamadan hemen önce yapılmasını bilgi sızdırılmasına bağladı ve şöyle konuştu:
"Birileri kulağına fısıldamış, peş peşe paraları çekmişler."
Emre'nin kastettiği, piyasada "içeriden bilgi ticareti" (insider trading) olarak bilinen durum. Kamuya açıklanmamış bir bilgiyi kullanarak hisse alıp satmak, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 106. maddesinde "bilgi suistimali" adıyla suç olarak tanımlanıyor. Emre ayrıca, SPK ile Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın şüpheli işlemleri aylar önce tespit ettiğini, buna rağmen işlemlerin zamanında durdurulmadığını savundu.
Borsa verisi iddiayla ne kadar örtüşüyor?
habercy, iddiada geçen fiyatları Özata Denizcilik'in (OZATD) Yahoo Finance'taki günlük işlem verisiyle karşılaştırdı. Bu karşılaştırma alım satımın gerçekten yapılıp yapılmadığını göstermiyor; yalnızca verilen fiyatların borsada oluşup oluşmadığını gösteriyor:
- Alış fiyatı: Hisse 8 Nisan'da 221,70 ile 227 lira arasında işlem gördü ve 222,60 liradan kapandı. 255 liranın üzerine ilk kez 13 Nisan'da çıktı. Bu durum, iddiadaki 255 liralık fiyatın tek bir günün fiyatı değil, sonraki günlere yayılan alımların ortalaması olabileceğini düşündürüyor.
- Satış fiyatı: İddiadaki 4 bin 482 lira, hissenin 16 Eylül kapanış fiyatıyla (4.482,50 lira) aynı. Hisse 8-11 Eylül arasında da bu seviyenin çevresinde işlem görmüştü.
- Artış: 255 liradan 4.482,50 liraya çıkış, yaklaşık 17,6 katlık bir değer artışı demek.
- Sonrası: Hisse 17 Eylül'den itibaren yedi işlem günü üst üste taban oldu ve 25 Eylül'de 2.150 liraya indi. Böylece 16 Eylül kapanışına göre yüzde 52 değer kaybetti. Bu dönemde günlük işlem hacmi birkaç yüz lota düştü; 22 Eylül'de yalnızca 40 lot el değiştirdi. Yani satmak isteyen yatırımcıların çoğu alıcı bulamadı.
Rakamların bir kısmı yalnızca Özata hissesiyle açıklanamıyor. 250 bin hissenin 4.482,50 liradan satışı yaklaşık 1,12 milyar lira ediyor. Emre'nin Kaya için açıkladığı 1 milyar 344 milyon liralık tutar bundan yüksek. Benzer şekilde İlyas Kaya'nın 150 bin hissesinin 255 liradan maliyeti 38 milyon 250 bin lira, ancak iddiada yatırılan tutar 99 milyon 687 bin lira. Aradaki farkın, Emre'nin sözünü ettiği diğer iki hisseden gelmesi muhtemel. Ancak bu hisselerin adları açıklanmadı.
Kaya ne dedi?
Kaya, iddiaların gündeme geldiği gün kendisine ulaşan Notbir'e yalnızca "Müsait değilim" yanıtını verdi. Akşam saatlerinde ise istifa açıklamasını paylaştı. Açıklamada rakamlara ya da hisse işlemlerine ilişkin herhangi bir yalanlama veya doğrulama yer almıyor:
"Son günlerde meydana gelen ve kamuoyunu meşgul eden bir meseleyle ilgili olarak bugün şahsım hakkında birtakım iddia ve değerlendirmeler gündeme getirilmiştir.
Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde söz konusu meseleye ilişkin ortaya koyduğu açık ve kararlı iradeyle, kim olursa olsun iddiaların tüm yönleriyle araştırılması ve sürecin titizlikle yürütülmesi gerektiğini ifade etmiştir.
Ben de bu yaklaşımın gereği olarak, ortaya atılan iddiaların hiçbir tereddüde mahal bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulmasını ve yürütülecek sürecin sağlıklı ve selamet içerisinde tamamlanmasını son derece önemsiyorum.
Siyasette taşıdığımız sorumluluğun yalnızca hukuki sorumlulukla sınırlı olmadığına inanıyorum. Milletimize karşı üstlendiğimiz görev, gerektiğinde siyasi ve vicdani sorumluluk almayı da gerektirir.
Bu nedenle, şahsımla ilgili iddiaların açıklığa kavuşturulacağı bir süreçte bulunduğum makamın herhangi bir tartışmaya konu edilmemesi; yürütülecek inceleme ve soruşturmanın hiçbir gölge altında kalmadan, bağımsız ve sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi adına siyasi sorumluluk almayı gerekli görüyorum.
Bu anlayışla, sürecin selameti ve iddiaların tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulabilmesi amacıyla yürütmekte olduğum tüm görevlerimden affımı Sayın Genel Başkanımızdan istedim."
Açıklamada talebin kabul edilip edilmediğine ilişkin bir bilgi bulunmuyor.
İstifa çağrısı AK Parti çevresinden de gelmişti
Kaya'nın istifasından önce, iktidara yakın isimler de açıklama yapılmasını istemişti. AK Parti eski Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, iddiaları "çok vahim" diye niteledi:
"Eğer iddialar doğruysa, kabul edilebilir bir durum değil. Hemen istifası gerekir. İddialar doğru değilse, hemen yalanlamalı ve dava açmalıdır. Hiç kimse makamını kişisel zenginleşme aracı olarak kullanamaz. Bu arada benzer şekilde fon üzerinden zenginleşen ve servetini katlayan başka dostlar varsa onlar da fazla beklemeden gereğini yapsınlar. Bakın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı son 3 ayda fonlardan çıkış yapanların listesini istedi, haberiniz olsun."
Muhalefetten İYİ Partili Turhan Çömez ise Kaya ve eşinin hisseleri "skandal patlak vermeden" elden çıkardığını söyledi. Çömez, çiftin 5 ayda 2 milyar liradan fazla kazandığını ileri sürerek Kaya'ya "Bu paraları eşiyle birlikte götürdü mü, götürdülerse nereye?" diye sordu.
Fon soruşturmasında neler oluyor?
İddia, eylülün ikinci yarısında Borsa İstanbul'u sarsan fon krizinin gölgesinde gündeme geldi. Krizin ana hatları şöyle:
- 15 Eylül: Pusula Portföy, kurucusu olduğu bazı fonlarda yatırımcılara iade ödemelerini yapamadığını Kamuyu Aydınlatma Platformu'na bildirdi.
- 16 Eylül: BIST 100 endeksi günü yüzde 5,54 kayıpla kapattı, devre kesici devreye girdi.
- 17 Eylül: SPK, 7 portföy yönetim şirketinin fonlarını alım satıma kapattı. Toplam 131 yatırım fonu tasfiye sürecine alındı.
- 22 Eylül ve sonrası: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada operasyonlar genişledi. 26 Eylül sabahı itibarıyla tutuklu sayısı 51'e ulaştı. Tutuklananlar arasında Tera Yatırım Teknoloji Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ve Merkez Bankası eski Başkan Yardımcısı Erkan Kilimci de var.
- 25 Eylül: SPK, Özata Denizcilik paylarındaki işlemler nedeniyle aralarında Tezmen'in de bulunduğu 11 kişi hakkında piyasa dolandırıcılığı suçlamasıyla suç duyurusunda bulundu ve bu kişilere 2 yıl işlem yasağı getirdi.
- 26 Eylül: Adalet Bakanı Akın Gürlek, 1 Temmuz-16 Ağustos arasında fonlardan yapılan çıkışların incelendiğini, 46 şirketin, 18 fonun ve 42 kişinin malvarlığının dondurulduğunu açıkladı.
Soruşturma; örgüt kurma, nitelikli dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan malvarlığını aklama ve Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçlamaları kapsamında sürüyor.
Fatma Betül Sayan Kaya kimdir?
Fatma Betül Sayan Kaya, 31 Ocak 1981'de İstanbul'da doğdu. Bilkent Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği'ni ve İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ni bitirdi. 2009-2012 arasında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın danışmanlığını yaptı, AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcılığı ve Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyeliği görevlerinde bulundu.
Kasım 2015 seçimlerinde İstanbul milletvekili seçildi ve 2023'e kadar Meclis'te görev yaptı. 24 Mayıs 2016'da kurulan Binali Yıldırım hükümetinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı oldu, 2018'e kadar bu görevi sürdürdü. Bakanlığı döneminde, Mart 2017'de anayasa referandumu kampanyası için gittiği Hollanda'da Türkiye'nin Rotterdam Başkonsolosluğu'na girişi engellenmiş ve sınır dışı edilmişti; olay iki ülke arasında diplomatik krize yol açmıştı. Kaya, istifasına kadar AK Parti Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyordu.