8 Ekim 2026 Perşembeİstanbul20°
Son Dakika
Politika

Fidan: Mekke Savunma Anlaşması En Kısa Sürede Meclis'e Sevk Edilecek

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mekke Savunma Anlaşması'nın Meclis'e gönderilmesi için hazırlıkların tamamlandığını açıkladı. Fidan, anlaşmanın saldırı değil savunma amaçlı olduğunu vurguladı ve Karadeniz'de sivil gemilere yönelik saldırıların arttığı uyarısında bulundu.

Takım elbiseli, bordo kravatlı, kır saçlı ve bıyıklı bir adamın portresiTemsilî
Fotoğraf olayın kendisine ait değildir, temsilîdir. Fotoğraf: GRM5406 (55240186269) (cropped).png · Bundesministerium für europäische und internationale Angelegenheiten · CC BY 4.0

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mekke Savunma Anlaşması'nın Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne gönderilmesi için gereken hazırlıkların tamamlandığını açıkladı. Anlaşmayı en kısa sürede Meclis'e sevk etmeyi kararlaştırdıklarını söyleyen Fidan, metnin bir saldırı değil savunma anlaşması olduğunun altını çizdi. Fidan bu açıklamaları, Macaristan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Anita Orban ile Ankara'da birlikte düzenledikleri basın toplantısında yaptı.

"Türkiye asker gönderip saldırı yapmayacak"

Fidan, anlaşmanın temel mantığını taraflardan birinin saldırıya uğraması durumunda diğerlerinin onun savunmasına destek vermesi olarak tanımladı. Bakan, Türkiye'nin bu çerçevede başka bir ülkenin topraklarına asker göndererek saldırıda bulunmayacağını söyledi:

"Ama bunun adı, ifade ediyorum arkadaşlar, bir savunma anlaşması. Bu anlaşmaya taraf olan ülke saldırıya uğradığı zaman siz savunması için yanında olursunuz. Bu bir saldırı anlaşması değil. Türkiye başka bir ülkenin toprağına asker gönderip orada bir saldırı yapmayacak."

Fidan'ın aktardığına göre, Türkiye'nin Pakistan ile birlikte savunmaya hangi katkıları sunabileceği askeri yetkililer arasında teknik olarak değerlendiriliyor. Bu çalışmalarda hava savunması ve elektronik harp öne çıkıyor; başka teknik alanlar da masada. Fidan, iş birliğini zaman içinde şekillenen bir süreç olarak tanımladı. Suudi Arabistan'ın yıllar içinde edindiği geniş bir silah ve askeri teçhizat altyapısına sahip olduğunu belirten Fidan, bununla birlikte ortak planlama, harekât ve analizin de önem taşıdığını söyledi.

Yemen, İran ve Gazze

Yemen'e de değinen Fidan, sahada meşru hükümet güçlerinin mücadeleyi sürdürdüğünü ve Suudi Arabistan'ın bu güçlere destek verdiğini hatırlattı. Fidan, Türkiye'nin sorunun barış ve diyalog yoluyla çözülmesi için çaba gösterdiğini, Suudi Arabistan'ın da bu konuda yapıcı destek verdiğini ifade etti. Bakan, İran'ın ABD ile yürüttüğü savaş da dahil olmak üzere bölgedeki gelişmeleri bir bütün olarak ele almaya çalıştıklarını söyledi.

Gazze konusunda ise Fidan, barış planının maddelerinin hayata geçirilmesi için çalıştıklarını, ancak İsrail'in planın uygulanmasıyla pek ilgilenmediğini öne sürdü. Fidan, yaklaşık bir yıldır gündemi meşgul eden Körfez'deki savaşın Gazze'ye yönelik çalışmaları bölgedeki muhataplar nezdinde kesintiye uğratmış gibi görünse de Türkiye'nin bu konudaki tutumundan sapmadığını ve meseleyi sürekli gündemde tuttuğunu dile getirdi. Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmayı da küresel bir çağrı olarak nitelendirdi.

Karadeniz uyarısı

Rusya-Ukrayna Savaşı'nın bölgesel ve küresel istikrar için başlıca tehditlerden biri olmayı sürdürdüğünü söyleyen Fidan, savaşın Karadeniz'e yayılmaya başladığını belirtti. Fidan, Türkiye'nin savaşın başından bu yana çatışmanın Karadeniz'e sıçramasını önlemeye çalıştığını hatırlatarak Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin titizlikle uygulanmasını ve Karadeniz Tahıl Girişimi'ni bu çabanın örnekleri olarak gösterdi.

Bakan, sivil gemilere yönelik saldırıların arttığını ve bunun can, mal, seyir ve çevre güvenliğini tehdit ettiğini söyledi. Türk bayraklı, Türk sahipli ve Türk personelin çalıştığı gemilerin de bu saldırılardan etkilendiğini kaydeden Fidan, tahıl sevkiyatının uluslararası piyasalara ulaşamamasının gıda güvenliği sorunlarına yol açtığını vurguladı. Fidan, uyarılarını iki tarafa da ilettiklerini belirterek şunları söyledi:

"Karadeniz'in yeni bir çatışma cephesine dönüşmesine, bölge ülkeleri ve uluslararası toplum olarak asla izin veremememiz gerek."

Fidan ayrıca Avrupa'nın güvenliğinin Türkiye'nin güvenliğinden, imkânlarından ve kabiliyetlerinden ayrı düşünülemeyeceğini belirtti. Güvenlik politikalarında kalıcı adımlar atılmadan önce tartışmaların nitelikli biçimde yürütülmesi gerektiğini, aksi halde çok geç kalınabileceğini söyledi.

Paylaş
Sonraki haberBakan Bolat Fon Soruşturması İddialarına Yanıt Verdi: Aile Birikimi Şubat 2024'ten Beri Sukukta