9 Ekim 2026 Cumaİstanbul19°
Son Dakika
Gündem

Fon Soruşturmasında Gazeteciler Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı Tutuklandı, Saymaz ve Ağırel'e Adli Kontrol

Fon soruşturmasıyla bağlantılı dezenformasyon soruşturmasında gözaltına alınan gazeteciler Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklandı. İfade veren İsmail Saymaz ve Murat Ağırel, imza yükümlülüğü ve yurt dışı çıkış yasağıyla serbest bırakıldı.

Güncellenme:
Gazeteciler Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı'nın lacivert ve kırmızı zemin üzerinde siyah-beyaz portreleri
Fotoğraf: Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı (arşiv fotoğrafları, düzenleme: habercy)

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının fon soruşturmasıyla bağlantılı olarak başlattığı dezenformasyon soruşturmasında gözaltına alınan gazeteciler Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklandı. Aynı soruşturmada ifade veren İsmail Saymaz ve Murat Ağırel ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Dört gazeteciye yöneltilen suçlama, Türk Ceza Kanunu'nun 217/A maddesindeki "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma". Sevinç ve Balcı'yı tutuklayan, Saymaz ile Ağırel'e adli kontrol uygulayan İstanbul'daki sulh ceza hakimliği oldu.

Gözaltıdan tutuklamaya

Başsavcılık 8 Ekim akşamı Saymaz, Ağırel ve Sevinç'in "şüpheli" sıfatıyla ifadelerinin alınması için talimat verdiğini açıkladı. Sözcü gazetesi editörü Mustafa Balcı da aynı saatlerde ifadeye çağrıldığını duyurdu. Kısa süre sonra Balcı ile Sevinç hakkında gözaltı kararı verildi; Balcı sosyal medya hesabından "Gözaltına alınıyorum" diye yazdı.

Emniyetteki işlemlerin ardından iki gazeteci 9 Ekim sabahı Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na götürüldü. Savcılıktaki ifadelerinin ardından öğleden sonra tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilen Sevinç ve Balcı, akşam saatlerinde tutuklandı.

Gerekçe: Ömer Çelik'le ilgili paylaşımlar

Sevinç ve Balcı'nın gözaltına gerekçe olarak AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik hakkındaki paylaşımları gösterildi. Balcı, ifadeye çağrıldığını duyururken bunun bir paylaşımıyla ilgili olduğunu düşündüğünü yazmıştı. Söz konusu paylaşım, Çelik'in ağustos ayında Bodrum'da Limak Holding'in düzenlediği filarmoni konserinde çekilmiş bir fotoğrafıydı. Balcı paylaşımında, Çelik'in bir sıra arkasında oturan kişinin fon soruşturmasında adı geçen ve yaklaşık 20 milyar liralık kazançla yurt dışına çıktığı öne sürülen Osman Arıkan Nacar olduğunu ileri sürdü.

YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, daha önce Çelik'e Nacar'la Bodrum'da tatil yapıp yapmadığını sormuştu. Çelik ise 7 Ekim'deki MYK toplantısının ardından iddialara doğrudan yanıt vermeden şunları söylemişti:

"Hem siyasi linçe karşıyız hem de siyasi himayeyle mücadele ederiz. Elinde bilgi, belge, data olan varsa getirsin Adalet Bakanlığı'na ve yargıya versin."

Saymaz ve Ağırel'e imza ve yurt dışı yasağı

İsmail Saymaz ve Murat Ağırel 9 Ekim'de ifade vermek üzere adliyeye geldi. Savcılık iki gazeteci için tutuklama değil adli kontrol istedi. Hakimlik, Saymaz ve Ağırel hakkında imza yükümlülüğü ve yurt dışına çıkış yasağına hükmetti.

Saymaz ve Ağırel hakkındaki soruşturmanın arkasında Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın şikâyeti var. Bakanlık, iki gazetecinin 7 Ekim'de Sözcü TV'de konuk oldukları programda Bolat'ı hedef alan sözleri nedeniyle suç duyurusunda bulunmuştu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına verilen dilekçede gazetecilerin şu amaçla hareket ettiği öne sürülmüştü:

"kurgusal ve asılsız bilgileri manipülatif bir şekilde iç içe geçirip alenen yayarak, kamuoyu nezdinde Bakan Bolat'ın bahse konu hukuka aykırı fiili bizzat işlediği yönünde kasıtlı bir algı ve intiba oluşturmaya çalıştığı"

Programda Bolat'ın fon yapısının "VIP" listesinde yer aldığı iddiasını aktaran Ağırel, sonradan "Bir iddiayı, iddia olarak aktarmak da onu kesinleşmiş bilgi olarak sunmak değildir" dedi. Saymaz ise iddiayı kendisinin dile getirmediğini söyledi. Bolat, 37,8 milyon liralık aile birikimini iki yıl önce bir yatırım aracına yatırdığını ve bu yatırımı kapatmadığını belirterek "400 koydu, 800 aldı ifadesi koskoca bir yalandır" açıklamasını yapmıştı.

Başsavcılığın uyarısı ve tepkiler

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, gözaltılardan önce soruşturmaya ilişkin "gerçeği yansıtmayan" paylaşımlar yapanlar hakkında resen işlem yapılacağını duyurmuştu. Açıklamada, gerçeğe aykırı bilgilerin alenen yayılmasının TCK 217/A kapsamında değerlendirileceği belirtilmişti.

DİSK'e bağlı Basın-İş sendikası ise gözaltılara tepki gösterdi. Sendikanın açıklamasında "Soru sormak, gerçeği aramak suç değildir, gazetecilerin görevi kamuoyunu aydınlatmaktır" denildi ve gözaltı ile soruşturma kararlarının kaldırılması istendi.

TCK 217/A, 2022'de yürürlüğe giren düzenlemeyle ceza kanununa eklenmişti. Madde, suçun temel hâli için 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörüyor.

Paylaş
Sonraki haberPolis Memuru Ahmet Türkoğlu'nun Şehit Edilmesi Soruşturmasında 5 Tutuklama