Fransa'da "Bismillah, Her Yer Karanlık" Sloganı: Sokak Hükümeti Devirir mi?
Fransız liselilerin pankartlarındaki "Bismillah, c'est les ténèbres" sloganı, eylem gruplarına sızmaya çalışan bir hesabın mesajından çıktı. Créteil'deki bir liseden başlayan eylemler 550 bin kişiye ulaştı. Siyaset bilimci Elif Şahin'e göre Fransa'da sokak bir pazarlık masası: hükümet devrilmez, taviz gelir.

Fransa'da bir aydır süren eylemlerde gençlerin en çok taşıdığı pankartta şu yazıyor: "Bismillah, c'est les ténèbres", yani "Bismillah, her yer karanlık". Cümle gençlerin değil. Eylemleri örgütledikleri Snapchat gruplarına sızmaya çalışan, kendini Müslüman bir banliyö genci gibi tanıtan bir hesabın mesajından çıktı. Gençler bu klişeyle alay etti, cümle bir haftada hareketin sloganına dönüştü. 17 Eylül'de Paris'in banliyösündeki bir lisede başlayan eylemler 17 Ekim'de 550 bin kişiye ulaştı. Peki sokak Fransa'da hükümet devirir mi? Siyaset bilimci Elif Şahin'e göre hayır: Fransa'da sokak, devletle toplum arasındaki pazarlığın yapıldığı yer.
Bir bakışta
- Slogan: "Bismillah, c'est les ténèbres" ("Bismillah, her yer karanlık"), eylem gruplarına sızmaya çalışan bir hesabın Snapchat mesajından çıktı. TMC kanalındaki Quotidien programına göre mesajın konumu Aix-en-Provence'taki polis karakolunu gösteriyordu. Mesajı polisin yazdığı resmî olarak doğrulanmadı.
- Başlangıç: 17 Eylül'de Créteil'deki Lycée Saint-Exupéry'de öğrenciler öğretmen açığı ve okulun kötü koşulları nedeniyle okulu kapattı. Bir hafta içinde 500'den fazla okulda ders durdu.
- Gözaltılar: Fransa Adalet Bakanlığı'na göre gözaltına alınanların yüzde 87'si reşit değil.
- 17 Ekim: Benzinin litresi 2 avroyu geçince Sarı Yelekliler, sendikalar ve öğrenciler aynı gün sokağa çıktı. İçişleri Bakanlığı'na göre 550 bin kişi yürüdü, yaklaşık 2.400 kişi gözaltına alındı, Limoges'daki 143 yıllık belediye binası yandı.
- Seçim: Cumhurbaşkanlığı seçimine altı ay var. Anketlerde Marine Le Pen önde; 18–24 yaş grubunda Jean-Luc Mélenchon yüzde 49 ile ilk sırada.
"Bismillah, her yer karanlık" sloganı nereden çıktı?
Fransız liseliler okul blokajlarını Snapchat gruplarından örgütlüyor. Hareket büyüdükçe bu gruplara yabancı hesaplar girmeye, blokajların yerini ve saatini sormaya başladı. Öğrenciler bu hesapların sivil polislere ait olduğundan şüphelendi. Fransız basınının aktardığı en çok paylaşılan ekran görüntüsünde bir hesap, Arapça kelimeler ve Cezayir bayrağı emojileri kullanarak şunları yazıyor: "Bismillah, c'est les ténèbres. C'est quand le blocus wallah mon frangin? Mets-moi dans le groupe blocus." Türkçesi: "Bismillah, her yer karanlık. Vallahi kardeşim, blokaj ne zaman? Beni blokaj grubuna ekle."
Cümle Fransızcada bir anlam taşımıyor ve gençlerin kullandığı bir deyim de değil. TMC kanalında yayınlanan Quotidien programı, mesajı gönderen hesabın konum bilgisinin Aix-en-Provence'taki polis karakolunu gösterdiğini aktardı. Polis cephesinden bu konuda resmî bir doğrulama yok. Fransız basınında mesaj, eylemdeki genci Arapça konuşan Müslüman bir banliyö çocuğu olarak hayal eden bir klişe olarak yorumlandı.
Gençlerin cevabı alay oldu. Cümle önce sosyal medyada parodilere, sonra karton pankartlara taşındı. İklim aktivisti Greta Thunberg de bir videoda sloganı tekrarladı. "Bismillah, c'est les ténèbres" kısa sürede gençlerle devlet arasındaki kopukluğun simgesine dönüştü.
Eylemler neden başladı?
Hareketin ilk talepleri okulla ilgiliydi: öğretmen açığı, 35 kişilik sınıflar, bakımsız binalar, uzun ders saatleri ve üniversiteye yerleştirme sistemi Parcoursup. Fransa Eğitim Bakanlığı'nın verilerine göre 2024–2025 öğretim yılında ortaöğretimde ders saatlerinin yaklaşık yüzde 10'u yapılamadı.
Ekim'in ortasında tabloya enerji fiyatları eklendi. Hürmüz Boğazı'ndaki savaş nedeniyle benzinin litresi 2 avronun üstüne çıktı. 2018'de Sarı Yelekliler'i sokağa döken eşik 1,5 avroydu. 17 Ekim'de öğrenciler, CGT gibi sendikalar ve Sarı Yelekliler aynı gün yürüdü. Hükümet 3.000 ek öğretmen sözü verdi ve üniversite harç artışı planını geri çekti, ama eylemler sürüyor.
Arka planda mali bir sıkışma var. Fransa'nın kamu borcu ekonomisinin yüzde 119'unu aşmış durumda ve hükümet 2027 bütçesi için 54 milyar avroluk bir tasarruf ve vergi paketi hazırlıyor. Öğrencilerin şikâyetlerinden biri de eşitsizlik: Paris'in elit liseleriyle Créteil gibi banliyölerdeki okullar arasındaki uçurum, ülkeyi yöneten kadroların hep aynı okullardan çıkması.
Fransa'da sokak: 1789'dan bu yana bir pazarlık masası
Fransız Devrimi'nin 1789 tarihli İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi, ikinci maddesinde "baskıya direnmeyi" doğal haklar arasında sayar. Bildirge bugün de 1958 anayasasının parçası. Sonraki iki yüzyılda sokak, Fransa'da siyasetin olağan bir aracı oldu ve devlet çoğu zaman geri adım attı:
- 1968: Öğrenci eylemleri yaklaşık 10 milyon işçinin katıldığı genel greve dönüştü. Grenelle anlaşmalarıyla asgari ücret yüzde 35 arttı.
- 1986 ve 2006: Gençlerin eylemleri sonrasında Devaquet üniversite yasası ve gençlere yönelik CPE iş sözleşmesi geri çekildi.
- 2018: Sarı Yelekliler'in ardından akaryakıt vergisi artışı askıya alındı, Macron asgari ücretlilere destek paketi açıkladı.
- 2023: İstisna. Hükümet emeklilik reformunu anayasanın 49.3 maddesiyle meclis oylaması olmadan geçirdi.
Elif Şahin: "Fransa'da hükümet devrilmez"
Habertürk'te Karşıt Görüş programına konuk olan siyaset bilimci Elif Şahin, Fransa'daki sokak olaylarını ülkenin kendi geleneği içinde okumak gerektiğini söyledi: "Fransa'da sokak olayları aslında beni çok heyecanlandırmıyor. Çünkü onların toplum ve vatandaş arasında kurdukları arz talep ilişkilerinin pazarlığı genelde sokakta yapılıyor." Şahin, 1789'dan bu yana 1830, 1848, 1871 ve 1968'in yanı sıra 2018'deki Sarı Yelekliler, 2023'teki emekli ve 2024'teki çiftçi eylemlerini hatırlattı.
Şahin'e göre sokak hareketleri Fransa'da başladığında hükümetin düşüp düşmeyeceği sorusu artık sorulmuyor: "Ya acaba Fransa'da hükümet devrilir mi? Devrilmez. Yani onların kendi geleneksel dinamiği." Şahin'in beklentisi de buna uygun: "Muhtemelen yine birkaç taviz verilir, ekonomik paketler açıklanır." Gerekçesi, iki tarafın da Sarı Yelekliler'in maliyetini hatırlaması. Şahin ayrıca Fransa'daki sokak hareketlerinin Avrupa'ya hızla yayıldığına dikkat çekti; 17 Ekim'de Brüksel'de de gençler polisle çatıştı.
Şahin, eylemlerin derin nedenini sosyal devletin verdiği sözlerin artık karşılanamamasına bağladı. Fransa'nın kuruluşta "çok büyük beklentiler vaat ederek" kurulan bir sosyal devlet olduğunu, yönetici seçkinlerin ise "hep belli okullardan, belli çevrelerden" geldiğini söyledi.
Seçim, Le Pen ve Mélenchon: İsrail iddiası
Fransa'da cumhurbaşkanlığı seçimi Nisan 2027'de yapılacak; Macron iki dönemini doldurduğu için aday olamıyor. Ipsos BVA'nın Ekim anketinde Macron'u olumlu bulanların oranı yüzde 15'e düştü. OpinionWay'in 13–14 Ekim anketinde Marine Le Pen yüzde 35 ile önde. Ancak 18–24 yaş grubunda Jean-Luc Mélenchon yüzde 49 ile ilk sırada, Le Pen yüzde 28'de kalıyor.
Seçimin bir boyutu da dış müdahale. Fransız devletinin dijital müdahaleleri izleyen birimi Viginum, Mart 2026'daki yerel seçimlerde Mélenchon'un partisi La France Insoumise'in Toulouse, Marsilya ve Roubaix'deki üç adayını hedef alan bir karalama kampanyası tespit etti. Haziran'daki rapora göre kampanyada İsrail merkezli şirketlerin rolü kanıtlandı, ancak siparişi kimin verdiği belirlenemedi. Paris Savcılığı Mayıs'ta soruşturma başlattı.
Elif Şahin bu tabloyu şöyle yorumladı: "Le Pen iyi bir İsrail destekçisi ama Mélenchon iyi bir İsrail karşıtı. Yani Mélenchon'un kazanma ihtimalini satın almak istemez İsrail." Şahin'e göre önümüzdeki aylarda Le Pen'i güçlendirecek ve sokaktaki gerginliği seçime kadar canlı tutacak adımlar beklemek gerekiyor.
Tarih bu noktada başka bir şey de hatırlatıyor: 1968'de sokağı gençler doldurdu, ama birkaç hafta sonraki seçimi düzen vaat eden De Gaulle'ün partisi mutlak çoğunlukla kazandı. Asıl soru, bugünkü öfkenin sandıkta kimin işine yarayacağı.