7 Ekim 2026 Çarşambaİstanbul19°
Son Dakika
Gündem

Gebze'de Servis Aracının Çarptığı Ela Tabakoğlu Davasında ATK Raporu Sürücüyü Asli Kusurlu Buldu

Gebze'de 4 Şubat'ta bir ilkokulun önünde servis aracının çarpmasıyla ölen 6 yaşındaki Ela Tabakoğlu'nun davasında Adli Tıp Kurumu raporu sürücü İ.C.'yi asli kusurlu, çocuğu ise kusursuz buldu. Savcı, sanığın bilinçli taksirle öldürmeden 2 yıl 8 aydan 9 yıla kadar hapsini istedi; duruşma 22 Ekim'e ertelendi.

Güncellenme:
Bulutlu gökyüzü altında Gebze Center AVM, yüksek bir bina ve önünde araçların geçtiği caddeTemsilî
Fotoğraf olayın kendisine ait değildir, temsilîdir. Fotoğraf: Gebze Merkez (20221116).jpg · Kadı Kadı · CC BY-SA 2.0

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde 4 Şubat'ta okul çıkışında servis aracının çarpması sonucu hayatını kaybeden 1. sınıf öğrencisi 6 yaşındaki Ela Tabakoğlu'nun ölümüne ilişkin davada yeni bir bilirkişi raporu mahkemeye ulaştı. Adli Tıp Kurumu (ATK) Genişletilmiş Uzmanlar Kurulunun hazırladığı raporda sürücü İ.C. (46) asli kusurlu, Ela Tabakoğlu ise kusursuz bulundu. Raporun ardından mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, sanığın bilinçli taksirle ölüme neden olmaktan 2 yıl 8 aydan 9 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmasını istedi.

Davanın 4. duruşması Gebze 12. Asliye Ceza Mahkemesinde yapıldı. Ev hapsinde bulunan sanık İ.C., Ela'nın annesi Serpil Tabakoğlu, babası Fatih Tabakoğlu ve tarafların avukatları duruşmada hazır bulundu. Bir önceki oturumda kusur tespiti için ATK'ya gönderilen dosya, raporla birlikte mahkemeye geri döndü. Sanık, aleyhine olan değerlendirmeleri kabul etmediğini söyledi.

İlk raporda çocuk asli kusurlu sayılmıştı

Olay, Beylikbağı Cumhuriyet Mahallesi Köroğlu Caddesi'ndeki Bilgi İlkokulu önünde yaşandı. Servisine binmek için karşıya geçmeye çalışan Ela'ya servis aracı çarptı; küçük kız olay yerinde öldü. Gözaltına alınan sürücü tutuklandı, Ela ise memleketi Zonguldak'ın Çaycuma ilçesine bağlı Basat köyünde defnedildi. Sanık, yargılamanın şu aşamasında ev hapsi tedbiriyle tutuksuz yargılanıyor.

Soruşturma aşamasında hazırlanan ve iddianameye giren kaza tespit ve bilirkişi raporları farklı bir tablo çizmişti. Bu raporlara göre aracın sağ ön kapısının hizasına gelen çocuk, sürücünün kör noktasında kalmış, sağ ön tekerleğin yan tarafı çarpınca aracın altında kalmıştı. Kaza tanzim tutanağında sürücünün sağa dönüş kurallarını ihlal ettiği, Ela'nın ise yayaların trafiği engelleyecek ya da tehlikeye düşürecek biçimde davranmasını yasaklayan Karayolları Trafik Kanunu'nun 68/1-C maddesine aykırı hareket ettiği yazılmıştı. O dönemki bilirkişi raporu, sürücüyü tali kusurlu, çocuğu ise asli kusurlu saymıştı.

İddianamede yer alan ifadesinde İ.C., olay günü okulda servis yaptığını, aracı hareket ettirdikten sonra arkasından gelen çocuğu görmediğini anlattı. Sağa dönerken çevredekilerin aracına vurmasıyla bir şey olduğunu fark ettiğini ve Ela'nın aracın altında kaldığını o zaman anladığını söyleyen sürücü, yaşananlardan pişmanlık duyduğunu belirtti.

Aile: Olası kastla hareket etti

Baba Fatih Tabakoğlu, sanığın bilinçli taksirin sınırlarını aştığını ve olası kastla hareket ettiğini öne sürdü. Servisteki hostesin "abi, çocuk var" diyerek uyarmasına karşın sürücünün manevrayı sürdürdüğünü söyleyen baba, olayın cinayet olduğunu savundu. Tabakoğlu, savunma tarafının dosyaya sunduğu uzman mütalaasının varsayımlara dayandığını, özellikle çocuğun boyuyla ilgili hesapların yanlış olduğunu ve otobüsün aynaları nedeniyle kör nokta oluştuğu tespitinin gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek sanığın en üst sınırdan cezalandırılmasını istedi.

Anne Serpil Tabakoğlu da kızının yaklaşık 6 dakika boyunca aracın arkasından koştuğunu, hostesin uyarılarına rağmen sürücünün manevralara devam ettiğini anlattı. Kontrolü elinde tutan sanığın buna rağmen sürüşü sürdürmesinin bilinçli taksir kapsamını aştığını savunan anne, sanığın olaydan sonra evine kaçtığını ve araçtaki "Can Turizm" tabelasını söktüğünü iddia etti. Serpil Tabakoğlu, karşı tarafın ATK raporuna itiraz edip yeni rapor istemesinin davayı uzatmaya yönelik olduğunu öne sürdü ve o da en üst sınırdan ceza talep etti.

Ailenin avukatı ise dosyanın kusur tespiti için daha önce iki kez ATK'ya gönderildiğini, her iki raporda da sanığın asli kusurlu bulunduğunu hatırlattı.

Savunmanın yeni inceleme talebi kabul edilmedi

Sanığın avukatı, savunmanın sunduğu uzman mütalaası ile ATK raporu arasında ciddi teknik farklar bulunduğunu söyledi. Avukat, olay yerinin geometrisi, görüş açıları, kör nokta, çocuğun koşu hızı ile fren ve reaksiyon mesafesi gibi unsurların raporda yeterince ele alınmadığını, önceki ATK raporlarının da birbiriyle çeliştiğini savundu. Dosyanın İTÜ Trafik Kürsüsü ya da Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetine gönderilmesini ve müvekkilinin ev hapsinin kaldırılmasını istedi. Cumhuriyet savcısı, talebin yargılamaya yeni bir şey katmayacağını değerlendirdi ve talep reddedildi.

Esasa ilişkin mütalaasında savcılık, sanığın kullandığı okul servis aracıyla sağa dönüş yaparken kör noktasında kalan Ela Tabakoğlu'na çarparak ölümüne yol açtığını belirtti. Yapılan uyarılara karşın sanığın bir süre daha sürüşe devam ettiğini kaydeden savcılık, eylemin bilinçli taksir kapsamında kaldığı görüşünü bildirdi. Savcı, hapis cezasının yanı sıra sanığın sürücü belgesinin 3 yıla kadar geri alınmasını da talep etti.

Mahkeme heyeti, sanığın tutuklanması talebini reddetti; ev hapsi ve yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirlerinin sürmesine karar vererek duruşmayı 22 Ekim'e erteledi.

Türk Ceza Kanunu'nda bilinçli taksir, failin sonucu öngörmesine karşın istememesi hâlinde söz konusu olur ve cezayı artırır. Ailenin ileri sürdüğü olası kast ise failin sonucu öngördüğü hâlde bunu kabullenerek hareket etmesi anlamına gelir ve daha ağır bir sorumluluk doğurur.

Paylaş
Sonraki haberAdıyaman'da Elindeki Tabancanın Ateş Alması Sonucu Yaralanan 16 Yaşındaki Kız Hayatını Kaybetti