Hiranur Nilgün Aygar Davasında İstinaf Sanığa Ağırlaştırılmış Müebbet Verdi
Mersin'de 31 Ağustos 2025'te 16 yaşındaki Hiranur Nilgün Aygar'ın tabancayla vurularak öldürüldüğü davada istinaf mahkemesi ilk kararı kaldırdı. Sanık Hüseyin Arda Şark, nitelikli kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
TemsilîMersin'de 31 Ağustos 2025'te başından tabancayla vurularak öldürülen 16 yaşındaki Hiranur Nilgün Aygar'ın davasında istinaf aşaması sonuçlandı. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi, sanık Hüseyin Arda Şark'a yerel mahkemenin "çocuğu olası kastla öldürmek" suçundan verdiği müebbet hapis cezasını kaldırdı. Daire, Şark'ı "nitelikli kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı.
Duruşmalı olarak yapılan incelemenin sonunda Şark'a ayrıca "ruhsatsız silah bulundurma" suçundan 2 yıl hapis cezası verildi. Olay sırasında araçta bulunan tutuksuz sanıklar Mustafa Zeybek ve Nazmi Çetin hakkında ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan verilen 4'er aylık hapis cezaları değişmedi. Yerel mahkeme bu iki sanık için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermişti.
Olay ve ilk ifadeler
Olay, Toroslar ilçesinde yaşandı. Aygar ağır yaralı olarak otomobille Mersin Şehir Hastanesi'ne götürüldü, ancak kurtarılamadı. Genç kızı hastaneye götüren erkek arkadaşı Şark, hastane polisine verdiği ilk ifadede iki arkadaşıyla birlikte asker eğlencesinden döndüklerini söyledi. Şark, Akbelen Mahallesi'nde bir markette durduklarını, kendileri araçtan indiği sırada araçta kalan Aygar'ın tabancayı alarak başına ateş ettiğini öne sürdü.
Zeybek ile Çetin'in de birbiriyle çelişen ifadeler vermesi üzerine Cinayet Büro Amirliği soruşturma başlattı ve üç kişi gözaltına alındı. Şark ikinci ifadesinde, şaka yapmak amacıyla tabancayı boş sandığını, silahı kız arkadaşının alnına dayayıp tetiğe bastığını anlattı. Olayın ardından doğrudan hastaneye gitmediklerini, Aygar'ı önce ağaçlık bir alana bıraktıklarını ve sonra yeniden alarak hastaneye götürdüklerini de söyledi. Polisin bu alanda yaptığı aramada kan izleri bulundu. Üç şüpheli tutuklandı.
Yerel mahkeme kararı
Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 8 Mayıs'ta görülen duruşmaya tutuklu sanıklar cezaevinden SEGBİS aracılığıyla bağlandı. Hiranur'un anne ve babası salonda bulundu. Son sözü sorulan Şark, suçlamaları reddetti:
"Kesinlikle aramızda bir tartışma olmadı. Ona zarar vermedim, ateş etmedim. Ateş etmek için bir nedenim yok. Tahliyemi istiyorum."
Zeybek ve Çetin de olayla ilgileri olmadığını savunarak tahliye istedi. Mahkeme, Şark'ı müebbet hapis cezasına çarptırarak tutukluluğunun sürmesine, diğer iki sanığı 4'er ay hapis cezasına çarptırarak tahliyelerine karar verdi. Aygar ailesinin itiraz etmesiyle dosya istinafa taşındı. İstinaftaki duruşmada savcı, Şark'ın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını, diğer iki sanığa verilen cezaların ise aynen kalmasını istedi.
Aile ve avukatlar hukuki süreci sürdürecek
Kararın ardından Hiranur'un babası Murat Aygar, dosyayı üst mahkemeye taşıyacaklarını ve adalet arayışını sürdüreceklerini söyledi. Kadın Dayanışma Komiteleri ile Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği'nin avukatı Derya Demir ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi önünde yaptığı açıklamada kararı kısmen sevindirici bulduklarını belirtti:
"Mersin 5 Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararına yapılan itirazlar sonucunda aldığımız bu karar, kararlı ve ısrarlı mücadelemizin sonucudur. Diğer iki sanık hakkında ise istinaf nedenlerimiz yerinde görülmemiştir."
Demir, diğer iki sanığa verilen cezalar için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmediklerini söyledi ve tüm hukuk yollarını tüketeceklerini ekledi. Soruşturma aşaması etkili ve kapsamlı yürütülmediği için pek çok delilin kaybolduğunu düşündüklerini anlatan Demir, karar kesinleştikten sonra etkin soruşturma yükümlülüğünün ihlal edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunacaklarını açıkladı. Demir, Adalet Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı'nı da eleştirdi:
"Tetiği çeken kadar suç delillerini zamanında ve kapsamlı araştırmayan Adalet Bakanlığı da ruhsatsız silahların kolay temin edilmesine seyirci kalan İçişleri Bakanlığı da hesap verecek."
Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararlarına karşı bir sonraki kanun yolu Yargıtay'a temyiz başvurusudur.