25 Eylül 2026 Cumaİstanbul13°
İhbar hattıCanlı yayınlar
Son Dakika
Dünya

Şi Cinping: Çin ile ABD Yeni Bir Ticaret Düzenlemesinde Uzlaştı

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Beyaz Saray'da ABD Başkanı Donald Trump ile görüştükten sonra iki ülkenin yeni bir ticaret düzenlemesinde anlaştığını açıkladı. Görüşmede yapay zeka, Tayvan ve İran da ele alındı.

Lacivert takım elbiseli, bordo kravatlı gülümseyen bir adam, arkasında Çin bayrağı ve Çin Seddi tablosuTemsilî
Fotoğraf olayın kendisine ait değildir, temsilîdir. Fotoğraf: Xi Jinping meets Putin May 2026.jpg · Russian Presidential Executive Office · CC BY 4.0

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, ABD ziyaretinde Beyaz Saray'da Başkan Donald Trump ile bir araya geldi. Şi, görüşmenin ardından iki ülkenin ekonomi ve ticaret heyetlerinin yürüttüğü istişarelerde yeni bir ortak ticaret düzenlemesine varıldığını duyurdu. Çin lideri, bu uzlaşmayı iki ülkenin halkları ve sanayileri ile dünya ekonomisi için olumlu bir gelişme olarak nitelendirdi.

Çin Dışişleri Bakanlığının açıklamasına göre iki lider, Beyaz Saray'da heyetlerin de katıldığı bir görüşme yaptı. Şi, iş birliğinin iki tarafın da katkısını gerektirdiğini söyledi. Ona göre ekonomik ve ticari ilişkilerin istikrarlı kalması için ortak çalışma alanlarının artırılması, sorunlu başlıkların ise azaltılması gerekiyor.

Geçici uzlaşma Ocak 2027'ye uzatıldı

Trump'ın ikinci döneminde iki ülke arasındaki anlaşmazlıklar giderek büyüdü. Washington tarifeleri artırdı ve teknoloji alanında kısıtlamalar getirdi. Pekin de dünyadaki arzın büyük bölümünü sağladığı nadir toprak elementlerinin kontrolüne yönelik adımlar attı.

Trump ve Şi, Ekim 2025'te Güney Kore'nin Busan kentinde yaptıkları görüşmede tartışmalı konularda geçici bir uzlaşmaya varmıştı. Bu uzlaşmanın süresi 10 Kasım'da doluyordu. İki ülkenin ekonomi heyetleri, liderlerin görüşmesinden bir gün önce yaptıkları toplantıda süreyi Ocak 2027'ye kadar uzatma konusunda anlaştı.

Yapay zekada diyalog çağrısı

Şi, yapay zekada iki büyük güç olan Çin ve ABD'nin bu alanda rekabet ederken iş birliği de yapabileceğini söyledi. Tarafların birbirine karşı savunmaya geçmek yerine güçlü yanlarını öne çıkarması gerektiğini belirten Şi, yapay zeka konusunda diyaloğun sürdürülmesini, riskler ve faydalar üzerine görüş alışverişi yapılmasını ve teknolojinin kötüye kullanılmasının birlikte önlenmesini önerdi. Çin lideri ayrıca yapay zekada insan kontrolünün korunması, insanı merkeze alan ve iyilik gözeten bir yaklaşım benimsenmesi ve teknolojinin insanlığın ilerlemesine hizmet etmesi gerektiğini vurguladı.

Yapay zeka güvenliği zirvenin öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor. İki ülkenin, olası tehditlere karşı erken uyarı ve bilgi paylaşımını kapsayan bir "yapay zeka diyaloğu" başlatması bekleniyor. Ancak şimdiye kadar yaklaşım farkları böyle bir diyaloğun sürdürülmesini engelledi. ABD, yapay zeka güvenliğinde risklerin kontrol altına alınmasına odaklanırken Çin daha kapsamlı bir küresel yönetim yapısı kurulmasını savunuyor. Öte yandan ABD'li yapay zeka şirketleri, Çinli rakiplerinin "damıtma" denen yöntemle kendi modellerinden veri çaldığını öne sürüyor ve Washington'dan buna karşı önlem almasını istiyor.

Tayvan ve bölgesel krizler

Şi, Tayvan konusunda Pekin'in bilinen tutumunu yineledi. Meselenin Çin'in ulusal birliği ve toprak bütünlüğüyle ilgili olduğunu söyleyen Şi, Washington'a "Tayvan'ın bağımsızlığı" konusunda doğru bir tutum almasını ve iki ülkenin stratejik iş birliğinin temelini korumasını istedi.

Pekin'in kendi toprağı saydığı Tayvan, 1949'dan bu yana fiilen bağımsız yönetiliyor. Çin yönetimi "tek Çin" ilkesine dayanarak Tayvan'ın diplomatik ilişki kurmasına ve Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kuruluşlarda temsil edilmesine karşı çıkıyor. Kendisini tanıyan ülkelerin de Tayvan ile diplomatik ilişkilerini kesmesini şart koşuyor. Son yıllarda ada üzerindeki askeri baskısını artıran Pekin, yeniden birleşme için güç kullanma seçeneğini dışlamadığını belirtiyor. Tayvan ise askeri harcamalarını artırıyor ve ABD'den aldığı yeni silah sistemleriyle savunmasını güçlendirmeye çalışıyor.

İki lider Orta Doğu, Ukrayna ve Kore Yarımadası'ndaki durum gibi uluslararası ve bölgesel krizleri de ele aldı. Şi, ABD ile İran'ın diyalog ve müzakere yoluna dönmesini, nükleer mesele dahil kapsamlı bir anlaşmaya varmasını ve kısa sürede barışı sağlamasını istediklerini söyledi. Şi şöyle konuştu:

"Çin, tüm ülkelerin egemenliğine ve güvenliğine saygı gösterilmesi gerektiğini savunuyor. Gerilimi düşürmek üzere daima yapıcı rol oynuyoruz ve tüm tarafları barışçı yola bağlı kalarak müzakerelerin ivmesini sürdürmeye teşvik ediyoruz."

ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan, İran'ın misillemeleriyle tırmanan savaş, Hürmüz Boğazı'ndaki geçişi aksattı. Bu kesintinin ekonomik etkileri dünya genelinde hissedilmeye devam ediyor. Yemen'de hükümet güçleriyle çatışan İran destekli Husilerin Kızıldeniz kıyısındaki yerleşimleri ele geçirmesi, enerji taşımacılığındaki aksamanın Babülmendep Boğazı'na yayılabileceği endişesini doğuruyor. Washington'ın Rusya ve İran'a yönelik yaptırımlarını genişletmesinin de Çin ile görüşmelerin ekonomik boyutunu etkileyebileceği belirtiliyor.

Nasıl hazırlandı? Bu haber, birden çok haber kaynağındaki ortak olgular derlenerek yapay zekâ desteğiyle yazıldı ve yayın öncesi otomatik doğrulamadan geçirildi.

Paylaş
Sonraki haberKolombiya, İran ile Diplomatik İlişkilerini Kesti