Yemen’de “25 cepheden büyük saldırı” iddiası: Hazırlık işaretleri artıyor, harekât henüz kesin değil
Sosyal medyada Husilere karşı 25 cepheden eş zamanlı saldırı başlatılacağı iddia ediliyor. İddiayı doğrulayan resmî açıklama bulunmuyor; ancak Yemen’de genel seferberlik çağrısı, Riyad’daki Mekke anlaşması toplantısı ve süren Suudi hava saldırıları geniş bir karşı taarruz ihtimalini güçlendiriyor.
TemsilîSosyal medyada bugün hızla yayılan bir paylaşım, Yemen'de Husilere karşı "büyük çaplı bir saldırı dalgası" başlatılacağını, Suudi Arabistan ve müttefiklerinin bu harekâta havadan destek vereceğini ve saldırının 25 cephe hattından aynı anda başlamasının planlandığını öne sürüyor. Paylaşıma, Avrupa'dan Doğu Akdeniz'e uçan beş ABD askeri nakliye uçağını gösteren bir uçuş takip ekranı eşlik ediyor.
habercy iddiayı Arapça, İngilizce ve Türkçe basında taradı. "25 cephe" ifadesini doğrulayan resmî bir açıklamaya ya da kurumsal bir habere rastlanmadı. Ancak son 48 saatte yaşananlar, Yemen hükümeti ve Suudi Arabistan'ın geniş bir karşı taarruza hazırlandığına dair işaretlerin belirgin biçimde güçlendiğini gösteriyor. Aşağıda bu işaretleri, harekâtı zorlaştıran etkenleri ve olası senaryoları derledik. Bu metin bir değerlendirmedir; harekâtın başlayacağına dair kesin bir bilgi içermez.
İddia nereden çıktı, ne kadar sağlam?
Paylaşım, açık kaynak istihbaratı (OSINT) içerikleri yayan anonim hesaplar üzerinden dolaşıyor. İddiada ne harekâtın tarihi ne de bir kaynağın adı veriliyor. Suudi liderliğindeki koalisyonun sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki'nin son açıklamaları füze ve İHA önlemeleriyle sınırlı; Yemen ordusu sözcüsü Macid en-Nezili de şimdilik bölgesel operasyonları duyuruyor. "25 cephe" gibi somut bir sayı da bu açıklamaların hiçbirinde geçmiyor.
Yine de sayı tümüyle havada değil: Çatışma şu anda Hudeyde'den Taiz'e, Lahic'ten Dali'ye, Beyda'dan Marib'e ve Suudi sınırındaki Saada'ya uzanan çok sayıda hatta sürüyor. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), eylül başından beri yerinden edilenlerin Hudeyde, Taiz, Lahic, Aden, Ebyen, Marib, Dali ve Şebve olmak üzere en az sekiz vilayete yayıldığını bildiriyor. Yani "çok cepheli eş zamanlı saldırı" fikri coğrafyaya uygun, ancak rakamın kaynağı belirsiz.
Uçuş ekranı ne gösteriyor, ne göstermiyor?
İddiaya eklenen Flightradar24 görüntüsünde ABD Hava Kuvvetleri'ne ait beş Lockheed C-130H Hercules nakliye uçağı görülüyor. Uçaklardan ikisi Almanya'daki Ramstein Hava Üssü'nden, üçü Bulgaristan'ın başkenti Sofya'dan kalkmış; 21 bin ile 23 bin fit arasında Yunanistan üzerinden Mısır'a doğru ilerliyor. Üçünün çağrı kodu "RCH" ile başlıyor; bu kod ABD Hava Hareketlilik Komutanlığı'nın rutin lojistik uçuşlarında kullanılıyor. Varış noktası ekranda gizli.

Bu görüntü tek başına Yemen'e yönelik bir harekâtın kanıtı sayılamaz. ABD ile İsrail 28 Şubat'tan bu yana İran'la savaş hâlinde ve bölgedeki ABD kuvvetlerine sürekli ikmal akışı var; Pentagon bu hafta Kuveyt'te hayatını kaybeden altı askerin kimliğini açıkladı, ABD ayrıca bölgeye İHA ve elektronik harp tugayı konuşlandırdı. Daha önemlisi Washington, Yemen'deki çatışmaya doğrudan girmeyeceğini defalarca gösterdi: ABD Başkanı Donald Trump, 20 Eylül'de hedefleri onaylanmış ve mühimmatı uçaklara yüklenmiş Husi saldırısını son anda iptal etti. The New York Times ve Axios'un aktardığına göre Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın askeri yardım talebi reddedildi, ABD'nin katkısı istihbarat desteğiyle sınırlı tutuldu.
Büyük bir taarruz ihtimalini güçlendiren işaretler
1. Yemen'de genel seferberlik çağrısı. Yemen Başkanlık Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, 25 Eylül'de, hükümet güçlerinin Kızıldeniz kıyısından püskürtülmesinden bu yana yaptığı ilk konuşmada halkı "genel seferberliğe" çağırdı ve hedefi açıkça koydu:
"Hedefimiz içeride ve dışarıda herkes için açık: Sana dâhil tüm ülkede devlet kurumlarını yeniden tesis etmek ve egemenliklerini uygulamak."
Alimi, safları terk eden Husi savaşçıları için anında yürürlüğe giren bir af da ilan etti. Al Jazeera Arapça'nın Yemen editörü Ahmed eş-Şelefi konuşmayı bir "savaş konuşması" diye niteledi.
2. Suudi Arabistan'da dinî ve siyasi seferberlik dili. Suudi Arabistan Başmüftüsü Şeyh Salih el-Fevzan, cephedeki askerlere Husilere karşı birlik çağrısı yaptı ve sınır savunmasını "canların feda edildiği" bir görev olarak tanımladı. Kral Selman da günler önce Husileri Mekke'yi hedef almakla suçlamıştı. Al Jazeera'ya konuşan bölgesel bir diplomat, bu dilin "işlerin daha iyiye değil, daha kötüye gideceği" beklentisini yansıttığını ve Suudi Arabistan'ın "operasyon temposunda sürekli bir artışa" hazırlandığını söyledi.
3. Riyad'da üç genelkurmay başkanı. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos'ta imzalanan ve birine yapılan saldırıyı üçüne yapılmış sayan Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında ilk askeri toplantı 25 Eylül'de Riyad'da yapıldı. Toplantıya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Pakistan Savunma Kuvvetleri Komutanı Mareşal Asım Munir ve Suudi Genelkurmay Başkanı Orgeneral Feyyad er-Ruveyli katıldı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan daha önce NTV'de "Anlaşmamız ittifak taahhüdü içeriyor, sözümüzün arkasındayız" demişti.
4. Hava saldırıları sürüyor, hükümet güçleri yer yer ilerliyor. Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, Suudi savaş uçaklarının son 24 saatte Taiz, Amran, Marib ve Saada'da 14 hava saldırısı düzenlediğini açıkladı. Hükümet güçleri de Babülmendeb'e bakan Zubab çevresindeki Husi mevzilerini ve ikmal yollarını vurduğunu duyurdu. Lahic'te Vatan Kalkanı Güçleri ile Amalika Tugayları, stratejik Numan Dağı'nın zirvesini ve Dar el-Kafir bölgesini ele geçirdiklerini bildirdi. AFP'nin derlemesine göre 25 Eylül'e uzanan 24 saatte çeşitli cephelerde en az 150 savaşçı hayatını kaybetti (98'i hükümet tarafından, 52'si Husi).
5. Batı'dan savunma desteği. İngiltere, savunma görevindeki Suudi savaş uçaklarına havada yakıt ikmali yapmayı kabul etti. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da Suudi petrolünün Hürmüz'ü atlatarak çıktığı Yanbu terminalini korumak için "asker, radar ve savunma sistemleri" göndereceklerini açıkladı. Bu destekler savunma amaçlı, ancak Suudi Arabistan'ın kendi hava gücünü cepheye kaydırmasına alan açabilir.
İhtimali zayıflatan etkenler
1. Hükümet güçleri dağınık ve yıpranmış. Al Jazeera'nın aktardığı değerlendirmelere göre hükümet güçleri Taiz ve Marib'de, başkent Sana'dan çok uzakta sıkışmış durumda. Eylül başında ele geçirilen Hudeyde'nin Hays ilçesi birkaç gün içinde yeniden Husilere geçti. The Maritime Executive'in analizine göre batı kıyısındaki hükümet cephesi üç ayrı gruptan oluşuyordu ve geri çekilme sırasında çok sayıda silah ve mühimmat Husilerin eline geçti.
2. Husiler mevzilerini tahkim ediyor. Aynı analiz, Husilerin yeni ele geçirdikleri bölgelerde tüneller kazdığını, yerel yönetimler kurduğunu ve bir sonraki hamle öncesinde duraksadığını, önceliklerinin ise Taiz'i kuşatmak ve Marib'in petrol sahalarına ilerlemek olduğunu yazıyor. BM uzmanlar paneli 2024'te Husi savaşçı sayısını yaklaşık 350 bin olarak tahmin etmişti.
3. Suudi Arabistan kara gücüne mesafeli. RUSI'den Yemen araştırmacısı Bera Şiban, 2022 ateşkesinden önceki en yoğun dönemde bile Suudi Arabistan'ın yalnızca sınırlı kara kuvveti gönderdiğini ve hava saldırılarına dayandığını hatırlatıyor. Şiban'a göre Türkiye ve Pakistan'ın katkısının teknik destek ve istihbarat paylaşımının ötesine geçmesi "şaşırtıcı" olur.
4. Türkiye ve Pakistan'ın sınırları. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Mekke anlaşmasının henüz Meclis onayına sunulmadığını, 1 Ekim'de başlayacak yeni yasama döneminde sunulmasının beklendiğini söyledi; anayasa gereği uluslararası anlaşmalar ancak onayla yürürlüğe giriyor. Pakistanlı emekli tuğgeneral Tuğral Yamin de ordunun Afganistan sınırı, Hindistan gerginliği ve iç saldırılar nedeniyle "zaten gergin" olduğunu belirtiyor. Husi siyasi büro üyesi Muhammed el-Buhayti ise iki ülkeyi savaşa girmeleri hâlinde "demir yumrukla" karşılamakla tehdit etti.
5. ABD'nin geri durması. Husiler, Umman üzerinden Washington'a ABD gemilerini hedef almayacakları mesajını iletti; Trump da bu nedenle doğrudan çatışmadan kaçındı. ABD'nin hava gücü olmadan Suudi Arabistan'ın 25 cepheyi aynı anda besleyecek bir hava harekâtı yürütmesi, kendi hava savunmasının Husi füze ve İHA'larıyla meşgul olduğu bir dönemde ciddi bir yük demek.
Üç olası senaryo
Geniş çaplı, eş zamanlı taarruz. Seferberlik çağrısı, Riyad toplantısı ve Suudi dinî kurumlarının sert dili bu ihtimali gündemde tutuyor. Ancak seferberliğin sahaya yansıması, yeni saflara katılımların eğitilip cepheye sürülmesi haftalar alabilir. Bu senaryo gerçekleşirse de ilk aşamada "25 cephe"den çok, Taiz ve Lahic'te kıyı şeridini geri alma ile Marib'i savunmaya odaklanması beklenir.
Kademeli baskı ve yoğun hava saldırıları. Son günlerin tablosu buna en yakın olanı: Hükümet güçleri tek tek tepe ve geçitleri almaya çalışıyor, Suudi uçakları Husi ikmal hatlarını vuruyor, Husiler ise Suudi topraklarına füze ve İHA ile karşılık veriyor. Bölgesel diplomatın ifadesiyle koalisyon Muha'da "büyük bir lojistik ve operasyonel darbe" aldı ama diğer cephelerde "yavaş ilerliyor".
Diplomatik yavaşlama. Husiler Babülmendeb'i açık tutacaklarını, yalnızca Suudi gemilerini hedef alacaklarını açıklıyor ve Avrupa Birliği'ne AB bağlantılı gemilere dokunmayacaklarına dair mektup gönderdikleri bildiriliyor. İran'ın Hürmüz için yeni bir öneri sunduğunu açıklaması da cephelerin bir süre dondurulması ihtimalini canlı tutuyor.
Önümüzdeki günlerde neye bakmalı?
- Alimi'nin seferberlik çağrısına katılım ve yeni birliklerin cepheye sevk edildiğine dair haberler
- Mekke Ortak Savunma Anlaşması toplantısının ardından somut bir askeri destek kararı açıklanıp açıklanmayacağı
- Suudi hava saldırılarının Husi derinliğinden cephe hatlarına kayıp kaymadığı ve günlük sayısı
- Husilerin Marib yönündeki baskısı ve Babülmendeb'deki gemi trafiği
- TBMM'nin Ekim'de anlaşmayı gündemine alıp almayacağı
Çatışmanın insani bedeli şimdiden ağır: UNHCR'ye göre eylül başından bu yana 230 binden fazla kişi evini terk etti; UNICEF, üç haftada 71 bin çocuğun yerinden edildiğini ve ülkede beş yaş altı 2,2 milyon çocuğun akut yetersiz beslenmeyle karşı karşıya olduğunu açıkladı.
Nasıl hazırlandı? Bu haber, birden çok haber kaynağındaki ortak olgular derlenerek yapay zekâ desteğiyle yazıldı ve yayın öncesi otomatik doğrulamadan geçirildi.