Bakan Kacır 2026-2030 Yapay Zeka Eylem Planı'nın Hedeflerini Açıkladı: 10 Milyar Dolarlık Yatırım ve 5 Milyon Kişiye Eğitim
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 2026-2030 Yapay Zeka Eylem Planı kapsamında 5 milyon kişiye yapay zeka okuryazarlığı kazandırmayı ve altyapıda en az 10 milyar dolarlık özel sektör yatırımını harekete geçirmeyi hedeflediklerini açıkladı. Plan, yapay zeka etik kurulunun kurulmasını ve Türkçe dil modeli BİLGE'nin geliştiricilere açılmasını da içeriyor.
TemsilîSanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'nin 2026-2030 Yapay Zeka Eylem Planı'nın hedeflerini paylaştı. Kacır'ın verdiği bilgiye göre plan, 5 milyon vatandaşın yapay zeka okuryazarı olmasını ve veri merkezi, bulut bilişim ile yapay zeka altyapısına özel sektör öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık yatırım çekilmesini öngörüyor.
Kacır, planın dört eksenden oluştuğunu söyledi: "Farkında ol, faydalan, inşa et ve yön ver". Amacın Türkiye'yi yapay zeka teknolojilerinde öncü ülkelerden biri yapmak olduğunu belirten Kacır, okuryazarlık hedefine ek olarak 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanı ve bu teknolojileri farklı sektörlerde kullanabilecek 100 bin profesyonel yetiştirilmesinin planlandığını aktardı. Araştırmacıların ve girişimcilerin gerçek sorunlara çözüm üretebilmesi için de en az 2 bin kamu veri seti erişime açılacak.
Veri merkezi kapasitesi için 2030 hedefi
Yapay zekada ilerlemenin güçlü bir hesaplama altyapısına bağlı olduğunu vurgulayan Kacır, Türkiye'nin veri merkezi kapasitesinin 2030'a kadar en az 1 gigavata ulaştırılmasının hedeflendiğini açıkladı. 10 milyar dolarlık yatırım hedefinin bu kapsamda belirlendiğini belirten Bakan, HIT-30 Programı aracılığıyla yapay zeka ve veri merkezi yatırımlarının hızlandırıldığını da ifade etti.
BİLGE geliştiricilerin kullanımına sunulacak
Kacır, Türkçe büyük dil modeli BİLGE'nin ilk sürümünün kısa süre içinde geliştiricilere açılacağını duyurdu. Modelin Türkiye'nin teknolojik bağımsızlığına katkı sağlayacağını söyleyen Kacır, BİLGE'nin Türkçeye ve yerel ekosisteme göre tasarlanan üretken yapay zeka uygulamalarının önünü açacağını, girişimlerin, araştırmacıların ve şirketlerin model üzerinde yeni ürün ve hizmetler geliştirebileceğini kaydetti.
Riske göre düzenleme ve etik kurul
Bakan, güvenli ve sorumlu kullanım için getirilecek kuralların uygulamaların risk düzeyiyle orantılı olacağını belirtti. Üretim süreçlerini iyileştiren bir sistemle tıbbi tedaviyi ya da temel kamu hizmetlerine erişimi etkileyen bir sistemin aynı yükümlülüklere bağlı tutulmaması gerektiğini söyleyen Kacır, etkisi yüksek uygulamalar için daha güçlü güvenceler, kullanıma girmeden önce değerlendirme ve etkin insan denetimi öngördüklerini anlattı.
Öncelikli sektörlerde girişimci ve araştırmacıların yeni teknolojileri belirli kurallar çerçevesinde deneyebileceği düzenleyici deneme alanları da oluşturulacak. Kurulması planlanan Yapay Zeka Etik Kurulu ise mahremiyet, ayrımcılığın önlenmesi ve çocukların güvenliği konularında geliştiricilere ve kurumlara yol gösterecek.
Yapay zekanın üretimden ulaşıma, eğitimden kamu hizmetlerine uzanan geniş bir alanı dönüştürdüğünü hatırlatan Kacır, gelişmiş sistemlerde şeffaflık ve hesap verebilirliğin giderek önem kazandığını, teknolojinin insan odaklı geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Kacır, sistemlere yetki tanınmasının insanın sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını şu sözlerle dile getirdi:
"Yapay zekaya yetki devredebiliriz, ancak sorumluluğu devredemeyiz."
Mevcut çalışmalar
Kacır, şimdiye kadar yürütülen eğitim ve yarışma programlarıyla 82 bin üniversite öğrencisine yapay zeka becerisi kazandırıldığını, ulusal süper bilgisayar altyapısından 9 bin araştırmacının yararlandığını açıkladı. Dijital Avrupa Programı ve EuroHPC aracılığıyla da araştırmacılara ve girişimlere, Avrupa'nın önde gelen süper bilgisayarlarında 100 milyon dolar değerinde hesaplama kaynağının ücretsiz kullandırıldığını belirtti.
Uluslararası iş birliği vurgusu
Yapay zekayla üretilen dezenformasyon, deepfake içerikler ve algoritmik ayrımcılığın toplumsal güveni tehdit ettiğini söyleyen Kacır, hiçbir ülkenin bu sorunlarla tek başına baş edemeyeceğini ifade etti. Türkiye'nin G20, OECD, UNESCO, Türk Devletleri Teşkilatı ve Birleşmiş Milletler çatısı altındaki çalışmalara katkı verdiğini belirten Bakan, yapay zekanın geleceğine yön verecek kuralların belirlenmesinde tüm ülkelerin etkin söz sahibi olması gerektiğini vurguladı.
Yapay zekanın şekillendirdiği geleceği bir "emanet" olarak tanımlayan Kacır, gelecek kuşaklara güçlü teknolojilerle birlikte bu sistemleri sorgulama özgürlüğünün ve hesap verebilir kurumların da bırakılması gerektiğini söyledi.