31 Ekim 2026 Cumartesiİstanbul14°
Son Dakika
Gündem

Beşiktaş'taki Gece Kulübü Yangını Davasında Bilirkişi 13 Kamu Görevlisini Kusurlu Buldu

Beşiktaş Gayrettepe'de 2 Nisan 2024'te 29 kişinin öldüğü gece kulübü yangınına ilişkin davada, dosyaya giren bilirkişi raporu ruhsat ve denetimden sorumlu 13 kamu görevlisinin tamamını kusurlu buldu. Mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluğunun sürmesine karar verdi ve duruşmayı 2 Aralık'a erteledi.

Güncellenme:
Beşiktaş'taki Gece Kulübü Yangını Davasında Bilirkişi 13 Kamu Görevlisini Kusurlu Buldu — temsilî kapak görseliTemsilî
Fotoğraf olayın kendisine ait değildir, temsilîdir. Fotoğraf: PalaceOfJusticeIstanbul (1).jpg · CeeGee · CC BY-SA 4.0

İstanbul Beşiktaş'ın Gayrettepe semtinde 2 Nisan 2024'te çıkan ve 29 kişinin hayatını kaybettiği Masquerade gece kulübü yangınının davasında yeni bir bilirkişi raporu dosyaya girdi. Rapor, ruhsat verme ve denetim görevi bulunan 13 kamu görevlisinin tamamının kendi görev alanında gereken özeni ve denetimi göstermediği sonucuna vardı. Raporda, denetimler eksiksiz yapılsaydı ölümle biten olayın önlenebilecek nitelikte olduğu belirtildi. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi, 4'ü tutuklu 22 sanığın yargılandığı davada tutukluluk hallerinin devamına karar verdi ve duruşmayı 2 Aralık'a erteledi.

Raporun tespitleri

29 Ekim tarihli 21 sayfalık raporu, mahkemenin görevlendirdiği bir inşaat mühendisi, bir ceza ve ceza muhakemesi hukukçusu ve bir idare hukukçusundan oluşan heyet hazırladı. Heyetin görevi, birleşen dosyada yargılanan dönemin 13 kamu görevlisinin kusur durumunu belirlemek ve dosyadaki önceki raporlar arasındaki çelişkileri gidermekti. Heyet bu amaçla önceki bilirkişi raporlarını, iddianamedeki bilgi ve belgeleri ve sanıkların savunmalarını inceledi.

Rapora göre işyerinin yıllar içindeki ruhsat işlemlerinde kullanım alanına ilişkin çelişkiler var. Faaliyet değişikliklerine karşın yeni itfaiye raporu alınmadı, yapılan şikayetler de yeterince değerlendirilmedi. Heyetin önemli tespitleri arasında 2010'daki şikayetlerin takip edilmemesi, 2018'de yeni itfaiye raporu istenmemesi ve 2020'deki faaliyet değişikliğine rağmen denetim yapılmaması yer aldı. Yangının izinsiz yapılan tadilat sırasında kaynak çalışmasından çıktığı, işyerinde iş güvenliği mevzuatına aykırı faaliyetler bulunduğu da raporda kaydedildi.

Raporda, işyerini görmeden beyana dayanarak işlem yapan sanıkların uygulamanın bu şekilde yürüdüğünü söylediklerine de değinildi. Heyet, sanıkların mevzuatın kendilerine yüklediği denetim ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmediklerinin anlaşılabileceğini değerlendirdi. Ağır sonucun yalnızca yangının çıkmasından değil, can kaybını önleyecek denetimlerin yapılmamasından da kaynaklandığı görüşüne yer verildi. Raporun sonuç bölümünde şu ifadeler kullanıldı:

Bu nedenle yukarıda adı geçen kamu görevlilerinin kendi görev alanlarında gerekli özeni ve denetimi göstermemeleri nedeniyle neticenin meydana geldiği sonucuna ulaşabileceği değerlendirilmektedir. Tüm bu tespitlerin sanıkların ceza sorumluluğuna etkisi ve tespitlerin hukuki takdiri sayın mahkemenize aittir.

Heyet bazı isimler için ayrı değerlendirme yaptı. Eski Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Vekili Ahmet Mithat Şermet ile Ruhsat ve Denetim Müdürü Uğur Türkyılmaz'ın denetimden kaynaklanan ihmallerinin, şikayetlerin tespit ve takibi için bir işleyiş kurulmamasıyla ağırlaştığı belirtildi. Ruhsat memuru Rahşan Tekin Ölmez'in 5 Temmuz 2007 tarihli ruhsatı hazırlarken dosyadaki çelişkileri fark edebilecek durumda olduğu için açık ihmalinin bulunduğu görüşüne varıldı. Ruhsat şefi Nilüfer Oğuz ile eski başkan yardımcıları Ahmet Koray Bayraktaroğlu ve Şermet'in de denetim görevleri kapsamında ihmali olduğu kaydedildi. Heyet, kamu görevlilerine ilişkin bu tespitlerin işletmecilerin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını ve son hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğunu vurguladı.

Duruşma salonunda yaşananlar

Duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları katıldı. Bazı sanıklar ve müştekiler de Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden bağlandı. Mahkeme başkanı, heyetin göreve yeni geldiğini söyledi. Bilirkişi raporunun dosyaya ulaştığını belirten başkan, dosyayı olabildiğince hızlı karara bağlamak istediklerini ifade etti. Söz alan tutuklu sanıklar tahliyelerini istedi. Sanık avukatları ise raporu inceleyip görüşlerini sunabilmek için süre talep etti.

Yangında eşi Özkan Kayabaş'ı kaybeden Emine Kayabaş, olay yerinde yeniden keşif yapılmasını istedi ve davanın keşif yapılmadan sonuçlandırılmak istenmesini eleştirdi. Kayabaş şunları söyledi:

Bilinçli taksirden bu davayı bitiremezsiniz. Biz bu olayı hazmedemiyoruz. Özkan'ın annesi yürüyemez hale geldi. Ben hayata tutunamıyorum. 5 dakika içinde 29 insanı katlettiler. Kurumların, işletme sahiplerinin sorumluluğu yok mu? Kim o zaman suçlu? Ben mi suçluyum?

Kayabaş konuşmasının ardından fenalaştı ve ağlayarak salondan çıktı.

Yangında 18 yaşındaki oğlu Onur Aladağ'ı kaybeden Gülşen Aladağ da heyetten olay yerini görmesini istedi. Aladağ, "Kartalkaya'daki gibi müebbet hapis cezası verecek hakim savcılar olduğuna inanmak istiyorum. Devletimize güvenmek istiyorum" dedi. Aladağ ayrıca "Ben bir anne olarak buralarda adalet arıyorsam adalet yok. Ben yıkılmadık bir kadındım, beni yıktılar. Oğlumun hakkını en ağır şekilde istiyorum" diye konuştu. O da konuşmasının ardından fenalaşarak salondan ayrıldı.

Hayatını kaybeden Gökhan Tevlek'in 79 yaşındaki babası Yüksel Tevlek, bir çocuk babası oğlunu kaybettiğini anlatarak adalet istedi. Mahmut Emin Kaya'nın babası Sami Kaya, mahkeme başkanına yaşını sordu ve 35 yanıtını aldı. Bunun üzerine Kaya, "Benim oğlum 28 yaşında öldü. Ne söyleyeyim hakim bey. Size güveniyoruz" dedi. Anne Gülser Kaya da oğlunu ölümünden 4 ay önce evlendirdiğini anlattı. Kaya, müşteki sanık Ercan Erkan'dan şikayetçi olduğunu söyledi ve sanıkların olası kast suçundan yargılanmasını istedi: "Ben işçiyim diyor ama gayrimeşru patrondur, 7 kişiyle beraber girdi oraya ama sadece kendisi kurtuldu."

Müşteki Zülfiye Dolu ise davanın başından beri adalete güvensizlik yarattığını söyledi. Dolu, "Yangın kapısı yok, şalter yok, levha yok. Bilirkişi raporları son dakika geldiği için dün akşam CİMER'e şikayette bulundum" dedi ve işletme sahiplerinden Şahzade Şekergümüş'ün belediyeyle ilişkisinin sorgulanmasını istedi.

İddianamede neler var

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının hazırladığı iddianameye göre yangın 2 Nisan 2024'te saat 12.35'te Masquerade adlı işyerinde başladı. İtfaiye ekipleri içeride mahsur kalanları çıkardı, ancak 29 kişi hayatını kaybetti. Müşteki sanık Ercan Erkan ile Usamettin Yıldırım ve Gülden Taşpınar dumandan etkilenerek yaralandı. Savcılık ve bilirkişilerin olay yerindeki incelemesine göre işletmenin sahipleri Şahzade Şekergümüş, Fatma Dörtgül ve Mehmet Memduh Ceylan, mesul müdürü ise İsmet Şen'di.

İddianamede Kahraman Erdem, Çağatay Altunel, Şekergümüş, Dörtgül, Ceylan, Şen, Dursun Çelik, Sibel Çelik ve İbrahim Bildirici için "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası isteniyor.

Birleştirilen dosyada yargılanan dönemin kamu görevlileri şunlar: Beşiktaş Belediyesi başkan yardımcıları Ali Rıza Yılmaz, Ahmet Koray Bayraktaroğlu, Yasemin Saral ve Ahmet Mithat Şermet; itfaiye çavuşu Fazlı Yavuz; eski İtfaiye Zabıta Amiri Numan Bulburu; eski İtfaiye Müdür Yardımcısı Tuncay Akdağ; eski İtfaiye Teknik Müdür Yardımcısı Şükrü Öztürk; belediye çalışanları Feridun Tayfun Erelmas, Lalehan Taşdelen Başkaya, Nilüfer Oğuz, Rahşan Tekin Ölmez ve Uğur Türkyılmaz. Bu sanıklar için "görevi kötüye kullanma" ve "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçlarından 2 yıl 6 aydan 17 yıla kadar hapis talep ediliyor.

Türk Ceza Kanunu'na göre bilinçli taksir, failin öngördüğü sonucu istememesine karşın bu sonucun gerçekleşmesidir. Olası kast ise failin sonucun gerçekleşebileceğini öngörüp bunu kabullenerek hareket etmesidir ve daha ağır cezayı gerektirir. Aileler bu nedenle sanıkların olası kastla yargılanmasını istiyor.

Paylaş
Sonraki haberAnkara Batıkent'te Bir Kişi Boşandığı Eşini İş Yerinde Silahla Öldürüp İntihar Etti