Cevdet Yılmaz: Fon Zararlarına Hazine Kaynağı Kullanılmayacak, 1 Milyon Liraya Kadar Ödeme Ekimde Yapılabilir
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM'de fon soruşturmasıyla ilgili bilgi verdi. Tasfiyedeki 131 fonun zararları için Hazine kaynağı kullanılmayacağını, teklif yasalaşırsa 1 milyon liraya kadar ana para ödemelerinin ekimde yapılabileceğini söyledi.
TemsilîCumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Genel Kurulu'nda fon soruşturmasıyla ilgili bilgi verdi. Yılmaz, tasfiye sürecindeki fonlarda ortaya çıkan özel zararların Hazine kaynaklarıyla karşılanmayacağını söyledi. Yatırımcılar için en somut takvimi de açıkladı: Tasfiye kurallarını içeren kanun teklifi yasalaşırsa, 1 milyon liraya kadar ana para ödemelerinin ekim ayı içinde yapılabileceğini öngördüklerini belirtti. Finans piyasalarında sistemik bir risk bulunmadığını da vurguladı.
"Çok net bir şekilde ifade etmek isterim ki finans piyasalarımızda sistemik bir risk söz konusu değildir."
Yılmaz, Meclis'i ve kamuoyunu bilgilendirmek için TBMM İçtüzüğü'nün 59. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca söz aldı. Konuşmasına başlarken milletvekillerini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve kendi adına selamladı.
131 fon tasfiye sürecinde
Yılmaz'ın verdiği bilgiye göre tasfiye edilen 131 fon, toplam fon sayısının yüzde 4,6'sını oluşturuyor. Bu fonların toplam portföy değerindeki payı ise yüzde 7,7. Yılmaz, sorunun sınırlı bir alanda çıkmasının yaşananları önemsiz kılmadığını belirtti. Vatandaşların birikimlerini etkileyen, piyasaya güveni sarsan ve haksız kazanç sağlayan işlemlerin hukuk devleti ilkelerine göre takip edildiğini söyledi. Zarar görenlerin hakları için adım atıldığını, benzer sorunların yeniden yaşanmaması için de idari ve hukuki tedbirlerin değerlendirildiğini ekledi.
Ödemeler ne zaman yapılacak?
Yılmaz'ın verdiği ekim takvimi, AK Parti'nin hazırladığı 10 maddelik kanun teklifine bağlı. Teklife göre ilk aşamada alacağı 1 milyon liraya kadar olan yatırımcılara ödeme yapılacak. Bu kapsamda 455 bin 578 yatırımcı bulunuyor. Alacağı 1 milyon lirayı aşanların ödemeleri sonraki aşamalara kalacak.
Teklif henüz yasalaşmadı. Önce TBMM Başkanlığına sunulacak, ilgili komisyonda görüşülecek, ardından Genel Kurul'da oylanacak. Kabul edilip Resmî Gazete'de yayımlandıktan sonra yürürlüğe girecek. Yani ekim içinde ödeme, teklifin Meclis'ten hızlı geçmesine bağlı.
Ödemelerin kaynağı da bu yüzden önemli. Hazine para koymayacağı için yatırımcılara dönecek tutar, fonların elindeki varlıkların satışına ve haksız kazanç elde edenlerden geri alınacak paralara dayanıyor. Fonlardan hızlı dönebilecek paranın sınırlarını ara ödeme hesabı analizimizde incelemiştik.
Zararlar fonların kendi kaynaklarından karşılanacak
Yılmaz'a göre tasfiye sürecinde her fonun yatırımcılarına olan yükümlülükleri, esas olarak o fonun kendi kaynaklarıyla karşılanacak. İlk olarak fonların elindeki mevcut varlıklar kullanılacak. Ayrıca fahiş ya da haksız gelir elde edenlerden geri alınacak paralar ve sistem dışına çıkarılan malların satışından elde edilecek gelir de bu amaçla değerlendirilecek.
Yılmaz, bankacılık sisteminde bulunan devlet garantisinin fon piyasalarında, özellikle yüksek risk taşıyan serbest fonlarda olmadığını hatırlattı. Serbest fonlara giren yatırımcıların profesyonel müşteri ve nitelikli yatırımcı talep formunu imzaladığını, bu fonlara en az 10 milyon liralık finansal varlıkla girilebildiğini söyledi. Bu yatırımcıların yüksek getiri beklentisinin yanında buna denk gelen yüksek kayıp riskini de kabul ettiğini belirtti.
"Hukuk dışı eylemde bulunan sonuçlarına katlanacak"
Yılmaz, kamunun ve yatırımcıların haklarını korumak, sorumluları belirlemek ve piyasanın sağlıklı işlemesini sürdürmek için çalışmalara ilk günden başlandığını söyledi. Sorumlular hakkında şunları dedi:
"Sayın Cumhurbaşkanımızın açık ve net belirttiği üzere yaşanan bu süreçte sorumluluğu olan, spekülasyon ve manipülasyon yoluyla haksız kazanç sağlayan her kim olursa olsun, hukuk kuralları çerçevesinde bunun hesabını verecektir. Hukuk dışı eylemlerde bulunan kim olursa olsun bunun sonuçlarına katlanacaktır."
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kurduğu Fon Koordinasyon Kurulu'na Yılmaz başkanlık ediyor. Yılmaz, kurulun yoğun bir tempoyla çalıştığını, yol haritasıyla temel ilkelerin belirlendiğini anlattı. İlgili kurumların kendi yetki alanlarında somut adımlar atmaya başladığını belirtti. Bu kurumların çoğunun bağımsız düzenleyici ve denetleyici otorite olduğunu, kararlarını kanundan aldıkları yetkiyle verip usule uygun biçimde kamuoyuna duyurduklarını söyledi.
Ekonominin genel görünümü
Yılmaz, fonlarla ilgili tedbirleri anlatmadan önce ekonominin genel durumunu değerlendirdi ve ekonominin temellerinin sağlam olduğunu söyledi. Deprem harcamalarına rağmen bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3 civarında kaldığını belirtti. Bölgedeki savaş ve petrol fiyatlarındaki gelişmelere karşın cari açığın milli gelire oranının yüzde 2,6 dolaylarında olduğunu ifade etti. Merkez Bankası rezervlerinin dış şoklara karşı güvence sağladığını, bankacılık sisteminin de yüksek sermaye yeterlilik oranlarıyla sağlam yapısını koruduğunu kaydetti.
Yılmaz, sorunlu fonların sermaye piyasalarının genelini yansıtmadığını söyledi. Tasfiyenin piyasaları zayıflatmayacağını, aksine risklerden arınan piyasanın daha güçlü bir yapıya kavuşacağını savundu. Sorunlarla ilgisi olmayan finansal kurum ve araçlar konusunda iktidarın da muhalefetin de hassasiyet taşıdığına inandığını belirtti.
Medyaya çağrı
Yılmaz, medyada ve sosyal medyada konunun nasıl ele alındığına da değindi:
"Lütfen bu soruna olduğundan büyük veya olduğundan küçük bir anlam atfetmeyelim."
Yılmaz, gerçeğe dayanmayan yorumların sorunlarla ilgisi olmayan ve düzgün çalışan fonlara zarar verebileceği uyarısında bulundu. Sözlerine şöyle devam etti:
"Vücuda girmiş hastalıklı unsurları tasfiye ederken, vücudun kendisine zarar vermeyelim."
Yılmaz, gelişmelerden dolaylı olarak etkilenen şirketlere ve milyonlarca yatırımcıya karşı bunun ortak bir sorumluluk olduğunu söyledi. Türkiye'nin sermaye piyasalarını büyütme ve derinleştirme hedefinden vazgeçmeyeceğini de vurguladı. Tasarrufları üretime ve yatırıma yönlendiren, yatırımcıya güven veren ve finansman seçeneklerini artıran bir yapı için çalışmaların süreceğini, gereken düzenlemelerin de gecikmeden yapılacağını belirtti.
Yılmaz konuşmasını, "Türkiye'nin finansal sistemi güçlüdür, sermaye piyasalarımızın geleceğine ilişkin irademiz nettir." sözleriyle bitirdi. Aynı gün eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya'nın soruşturmada şüpheli olarak ifade vereceği öğrenildi.