26 Ekim 2026 Pazartesiİstanbul17°
Son Dakika
Gündem

Kapalıçarşı Soruşturmasında 504 Sanıklı Aklama Davası Başladı

Suç gelirlerinin aklanması iddiasıyla yürütülen Kapalıçarşı soruşturmasında 36'sı firari 504 sanığın yargılanmasına başlandı. İlk duruşmada 30 tutuksuz sanık savunma yaptı. Mahkeme, talepler ve tutukluluk durumlarıyla ilgili ara kararını ertesi gün açıklayacak.

Güncellenme:
Kemerli tavanlı, ışıklı bir çarşı koridoru; dükkânlar ve önde sohbet eden adamlarTemsilî
Fotoğraf olayın kendisine ait değildir, temsilîdir. Fotoğraf: Grand Bazaar (Istanbul).jpg · Nicolas Vigier · CC0

Kapalıçarşı soruşturması kapsamında 504 sanığın yargılanmasına başlandı. Sanıklardan 36'sı firari. İddianameye göre dolandırıcılık ve yasa dışı bahisten elde edilen gelirler aklanarak finansal sisteme sokuldu. Davaya İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi bakıyor. Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda görülen ilk duruşmaya bazı tutuksuz sanıklar ve avukatlar katıldı. Duruşmanın ilk gününde 30 tutuksuz sanığın savunması alındı.

Hakim, sanıkların taleplerine ve tutukluluk durumlarına ilişkin ara kararını ertesi gün açıklayacağını bildirerek duruşmayı erteledi.

Eski Boluspor Başkanı: Paralar kulübe aktarıldı

Duruşmada savunma yapanlardan biri, bir dönem Boluspor Kulübü'nün başkanlığını yapan tutuksuz sanık Abdullah Abat oldu. Abat, birçok sivil toplum kuruluşunda da görev aldığını söyledi. Kara para aklama ve suç örgütü üyeliği suçlamalarıyla bir ilgisinin olmadığını öne sürdü.

Abat'ın anlattığına göre başkanlığı döneminde kulüp, borçlar ve transfer yasakları yüzünden mali sıkıntı yaşıyordu. Milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri, belediye başkanı, belediye yetkilileri ve kulüp yöneticileri bir toplantı yaptı. Ardından kulüp, bir firmayla 3 milyon 750 bin liralık reklam ve sponsorluk anlaşması imzaladı. Abat, mahkemeye getirdiği Boluspor formasını hakime gösterdi. Bu firmalarla yapılan sözleşmeler için Türkiye Futbol Federasyonu'ndan uygunluk yazısı alındığını da söyledi.

Abat, kişisel hesabına gelen paranın neden kulübe değil kendisine gönderildiğini şöyle açıkladı:

"İddianamede, banka hesabımda 7 işlemde 1 milyon 642 bin liralık para transfer edildiği bildirilmektedir. Bu transfer edilen para, tamamen sözleşmeden ibaret olan sponsorluk bedeli olarak gözükmektedir. Çünkü bu paranın ilk başta yatan 2 milyon 506 bin liralık hesabı, Boluspor'un hesaplarına gelmiştir. 2022'nin ilk başında, biraz da şahsi olacak ama Belediye Başkanı Tanju Özcan'la beraber aramızdaki birtakım anlaşmazlıklardan dolayı kulüp hesaplarına eski yönetimlerden kalan haciz geldi. Biz tekrardan yeni bir hesap açtırdık. Ama oraya da tekrardan haciz gelme ihtimali olduğu için geri kalan 1 milyon 642 bin 361 lira tutar tarafıma gönderilmiştir."

Abat'a göre 14 Ocak 2022'de hesabına iki ayrı transferle toplam 409 bin lira geldi. Bu parayı firmaya geri gönderdiğini anlatan Abat, nedenini şöyle açıkladı:

"Mesai bitimine yakın bir zamanda yapıldığı için ve açıklama kısmına da herhangi bir sponsorluk anlaşması yazılmadığı için bunun mükerrer olduğunu bize bildirdiler. Ve 409 bin lira olarak parayı bu şirkete geri iade ettim."

Üçüncü ödeme 19 Ocak 2022'de "Boluspor reklam sözleşmesi" açıklamasıyla hesabına geldi. Abat bu parayı yarım saat içinde kulüp hesabına geçirdiğini söyledi. Bloke konma ihtimaline karşı tutarın avroya çevrildiğini, futbolcuların ödemelerinde kullanıldığını belirtti. Bu ödemelerin dekontlarını da mahkemeye sunduğunu ekledi.

Abat, firmanın sözleşmeden kalan 193 bin 900 liralık borcu ödemediğini de anlattı. Kulübün SGK primi ve kira ödemeleri aksamasın diye 30 Aralık 2022'de kendi hesabından kulübe 193 bin lira gönderdiğini söyledi. Firmanın dört gün sonra hesabına 191 bin 519 lira yatırdığını aktardı. Abat, bu paralardan kişisel çıkar sağlamadığını savundu. Firmanın suç geliri elde ettiğinden haberi olmadığını, parayı Boluspor'a aktardığını söyledi. Mal varlığının ise eczacılıktan kazandığı gelirlerden oluştuğunu belirtti.

Keleş: Yalnızca aracılık yaptım

İddianamede örgüt yöneticisi olarak gösterilen tutuksuz sanık Emre Keleş de suç örgütüne hiçbir zaman üye olmadığını ve yöneticilik yapmadığını söyledi. Keleş, uzun yıllardır Kapalıçarşı'da döviz alım satımı yaptığını belirtti. Sanık Murat Dönmezoğlu ile ilişkisinin ticari olduğunu, onunla 8-9 kez işlem yaptığını anlattı. Dönmezoğlu'nun parasının nereden geldiğini bilmediğini savundu.

İddianamede Dönmezoğlu'nun yasa dışı bahisten kazandığı paraları kripto varlıklara çevirdiği öne sürülüyor. Buna göre Dönmezoğlu, bu işlemlerin organizasyonunda merkezi rol üstlendi ve kripto varlıkları farklı cüzdanlara aktararak finansal sisteme yeniden soktu. Keleş bu suçlamaları kabul etmedi. Doğrudan kripto para satmadığını, Kapalıçarşı'da bu işi yapan işletmelerden fiyat teklifi alıp küçük bir kâr marjıyla müşterilerine ilettiğini söyledi. Kendi rolünün bu aracılıktan ibaret olduğunu savundu.

Keleş'e göre örgüt içi haberleşme sayılan mesajlar yalnızca fiyat tekliflerine ilişkindi. MASAK raporlarında kendisiyle ilişkilendirilen kripto cüzdanların kendisine ya da ailesine ait olmadığını, bu varlıkların kaynağını bilmediğini söyledi. İddianamede kendisiyle bağlantılı gösterilen bir adrese 10 bin 194 USDT gönderildiği ileri sürülüyor. Keleş, bu paranın kim tarafından ve kendisine ait hangi hesaba gönderildiğinin belirlenmediğini savundu. Hesaplarına gelen tüm paraların kaynağının belli olduğunu söyleyen Keleş, kripto cüzdanı olmadığını ve üçüncü kişilere kripto varlık göndermediğini belirterek beraatini istedi.

Savunma yapan diğer tutuksuz sanıkların bir kısmı, adlarına kurulan şirketler üzerinden yapılan işlemlerden haberleri olmadığını ve maddi, manevi zarar gördüklerini öne sürdü. Bazı sanıklar ise banka hesaplarının başka sanıklar tarafından kiralanarak kullanıldığını söyledi. Bu sanıklar da beraatlerini talep etti.

İddianameye göre ortak bir aklama sistemi kuruldu

İddianameyi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı hazırladı. İddianamede, Türker Ak ve Murat Dönmezoğlu'nun başında olduğu örgüt hakkında daha önce İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldığı hatırlatılıyor. O dava, örgütün Forex yatırım dolandırıcılığından elde ettiği gelirleri akladığına ilişkin MASAK tespitlerine dayanıyordu. Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı mali istihbarat birimi olan MASAK'ın raporuna göre bu suçlar tek bir organizasyonla sınırlı değil. Türkiye genelinde Forex dolandırıcılığı, yasa dışı bahis ve çeşitli nitelikli dolandırıcılık suçlarıyla elde edilen gelirler, profesyonel bir aklama düzeni aracılığıyla finansal sisteme sokuldu.

Savcılık, müşteki beyanlarını, banka kayıtlarını, MASAK analizlerini, GSM verilerini, dijital materyalleri ve şirket hareketlerini birlikte inceledi. Vardığı sonuca göre farklı yöntemlerle bilişim sistemleri üzerinden işlenen dolandırıcılıklardan elde edilen gelirler aynı finansal yapıda bir araya getirildi ve ortak bir dolaşıma sokuldu.

İddianamede anlatıldığına göre mağdurlar farklı senaryolarla kandırıldı. Bir kısmı internette yayımlanan sahte ilanlarla tuzağa düşürüldü. Bu ilanlarda araç, villa ve bungalov kiralama ya da telefon ve elektronik ürün satışı vaat ediliyordu. Bazı olaylarda TOGG ön sipariş sistemi, BİMCELL ödeme ekranı, araç sigortası yenileme sistemi, GSM operatörlerinin ödeme ekranları ve kurumsal şirketlerin internet sitelerinin kopyalandığı tespit edildi. Bu şekilde sahte arayüzler oluşturuldu.

Mağdurlar bazı dosyalarda kendini yatırım danışmanı, banka görevlisi, polis, savcılık personeli, marka tescil yetkilisi, sigorta temsilcisi, kripto platform temsilcisi ya da resmi kurum görevlisi olarak tanıtan kişilerce yönlendirildi. Başka dosyalarda ise sosyal medya hesaplarının ele geçirildiği belirtiliyor. Evden çalışma ve kazanç sistemi kurma, çekiliş, ödül ve iş vaatleriyle de mağdurların aldatıldığı kaydediliyor.

34 yıl 6 aya kadar hapis istemi

İddianamede 134'ü tutuklu, 36'sı firari 504 sanık yer alıyor. Firari Türker Ak suç örgütünün elebaşı, tutuklu Murat Dönmezoğlu ise yöneticisi olarak gösteriliyor. İki sanık hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak" ve "zincirleme şekilde suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından 15'er yıldan 34'er yıl 6'şar aya kadar hapis isteniyor. Diğer sanıklar için ise "örgütlü olarak suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından çeşitli sürelerde hapis cezası talep ediliyor.

Paylaş
Sonraki haberJandarmanın Bir Haftalık Siber Devriyesinde 407 İnternet Sitesine Erişim Engeli