23 Eylül 2026 Çarşambaİstanbul17°
İhbar hattıCanlı yayınlar
Son Dakika
Gündem

Müge Anlı’da bulunan Maria Meryem Balta 146 gün sonra konuştu: üç talebine kanun üç ayrı cevap veriyor

İstanbul Esenler’deki evinden 29 Nisan’da ayrılan Ukrayna vatandaşı Mariia “Maria” Meryem Balta, 146 gün sonra Müge Anlı’nın stüdyosunda ortaya çıktı. Eşinden şiddet gördüğünü öne sürdü; boşanmak, ülkesine dönmek ve çocuklarını yanına almak istediğini söyledi. Bu üç talebin her biri ayrı bir kanun maddesine çarpıyor.

Güncellenme:
Müge Anlı ile Tatlı Sert stüdyosundan üçlü kare: Müge Anlı, Meryem Balta ve eşi Cebrail Balta. Üstte “146 gün sonra aynı stüdyoda” yazıyor.
Fotoğraf: atv yayınından kare (habercy derlemesi) · Haber amaçlı alıntı

İstanbul Esenler’deki evinden 29 Nisan 2026’da terlikleriyle çıkan ve bir daha kendisinden haber alınamayan 29 yaşındaki Ukrayna vatandaşı Mariia “Maria” Meryem Balta, 22 Eylül 2026 günü atv’de yayımlanan Müge Anlı ile Tatlı Sert programının stüdyosunda ortaya çıktı. Üç çocuk annesi Balta, aylar sonra ilk kez eşi Cebrail Balta ile yüz yüze geldi.

Genç kadın canlı yayında evden ayrılma nedenini eşinin kendisine uyguladığını öne sürdüğü şiddete bağladı; boşanmak, ülkesi Ukrayna’ya dönmek ve çocuklarını yanına almak istediğini söyledi. Yayın sürerken İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri stüdyoya gelerek ifade işlemlerini başlattı.

Kayıp süresi tam olarak ne kadar?

Haberlerin neredeyse tamamı “5 aydır kayıptı” dedi. atv’nin canlı yayın bandında ise aynı gün “4,5 ay sonra eşini ilk kez görüyor” yazıyordu. İki ifade birbirini tutmuyor; doğrusu ikisinin arasında.

29 Nisan 2026 ile 22 Eylül 2026 arasında tam 146 gün, yani 4 ay 24 gün var. Rakam, “5 ay” yuvarlamasından kısa, ekrandaki “4,5 ay”dan uzun. Bu sayı haberin ayrıntısı değil iskeleti: aşağıdaki kronoloji, o 146 günün nerelerde geçtiğini gösteriyor.

Dikey kronoloji: 29 Nisan’da gün 0, Haziran başında gün 34, 25 Haziran’da gün 57 ve 22 Eylül’de gün 146. Çağrıdan bulunuşa 89 gün geçti.
29 Nisan – 22 Eylül arasındaki 146 günün dört durağı. Gün sayımı habercy tarafından yapılmıştır.

Onu polis değil, bir izleyici buldu

Aktarılan bilgilere göre Cebrail Balta’nın programa başvurmasının ardından yayına ulaşan bir izleyici, genç kadının yaklaşık 2-3 aydır kendi yanında kaldığını söyleyerek fotoğraflarını gönderdi. İzleyici, Balta’yı bir hastane bahçesinde titrerken bulduğunu, evine götürdüğünü; genç kadının kendisini bekâr olarak tanıttığını ve “arkadaşlarının onu evden attığını” söylediğini anlattı.

Yayında gösterilen bir görgü tanığı ifadesinde ise Balta’nın bir dönem Alibeyköy’de otobüs durağının yanındaki yeşillik alanda oturduğu aktarıldı. Alibeyköy, kayboluşunun bildirildiği Esenler’e kuş uçuşu 8 kilometre uzaklıkta, aynı şehrin içinde.

Bu iki ayrıntı birlikte okunduğunda ortaya cevaplanmamış bir soru çıkıyor: kayıp kaydı bulunan yabancı uyruklu bir kadın, aylarca aynı şehirde, bir hastanede ve bir başkasının hanesinde nasıl görünmez kaldı? Bu sorunun yanıtı bugüne kadar hiçbir tarafça verilmiş değil.

İki anlatı, ikisi de henüz iddia

Dosyada birbiriyle çelişen iki anlatı var ve haberin bu noktasında dikkatli olmak gerekiyor: ikisi de şu an için iddia seviyesinde, hiçbiri yargı kararıyla sabit değil.

  • Cebrail Balta’nın anlatısı: Eşinin “akıl sağlığının yerinde olmadığını, halüsinasyonlar gördüğünü” öne sürmüş ve aramak için programa başvurmuştu.
  • Meryem Balta’nın anlatısı: Bu iddiayı kesin bir dille reddetti, sağlıklı olduğunu söyledi. “Eşim bana şiddet uyguluyordu. Mecbur evden çıktım ve hastanede tedavi gördüm. Bir anne çocuklarını bırakmak ister mi? Ukrayna’dan bir arkadaşım gelmişti, eşim onu kıskandı. Karnıma yumrukla vurdu, kaşıkla kafama vurdu” dedi.

Genç kadın konuşmasını “Ülkeme dönmek, o adamdan kurtulmak ve kendi ayaklarımın üzerinde durmak istiyorum. Allah izin verirse çocuklarımı da yanıma almak istiyorum” sözleriyle bitirdi.

Stüdyoya gelen ekip neden o ekipti?

Canlı yayın sırasında stüdyoya gelen birim, A Haber’in aktarımına göre İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Göçmen Kaçakçılığı ile Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekipleriydi. Bu ayrıntı, olayın televizyon boyutunun ötesinde bir yere işaret ediyor: söz konusu şube, adından anlaşılacağı gibi sınır kapıları ve düzensiz göç alanında görevli. Yabancı uyruklu bir kişinin ülkeden çıkışı, ikamet durumu ve insan ticareti şüphesi barındıran vakalar bu başlık altında değerlendiriliyor.

Başka bir deyişle Meryem Balta’nın “ülkeme dönmek istiyorum” cümlesi, bir duygu beyanı olmanın yanında idari bir sürecin de fişini çeken bir cümle. Eşi Cebrail Balta’nın da avukatı aracılığıyla boşanma vekâleti vermesi için işlem başlatıldığı bildirildi.

Üç talep, üç ayrı hukuki kapı

Yayında dile getirilen üç talebin —boşanmak, Ukrayna’ya dönmek, çocukları yanına almak— her biri Türk hukukunda farklı bir kapıya çıkıyor ve bu kapılar birbirinden bağımsız çalışmıyor. Haberlerde yer almayan bu tablo, davanın bundan sonraki seyrini belirleyecek.

Üç kart: 6284 sayılı Kanun koruyucu tedbir için delil aramıyor; 6458 sayılı Kanun m.34/6 şiddet mahkeme kararıyla sabitse üç yıl şartını kaldırıyor; 1980 Lahey Sözleşmesi Türkiye ile Ukrayna arasında 2008’den beri yürürlükte.
Üç talebin mevzuattaki karşılığı. Tablo, kanun metinleri okunarak habercy tarafından hazırlanmıştır.

1) Şiddet iddiası: kanun kanıt istemiyor

Meryem Balta’nın evden ayrılmak için tek seçeneği olduğu izlenimi doğuyor. Oysa 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun bu durumu açıkça düzenliyor. Kanunun 8. maddesinin 3. fıkrası tek cümlelik ama belirleyici: “Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için, şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz.”

Aynı kanunun 3. maddesi, mülki amirin “kendisine ve gerekiyorsa beraberindeki çocuklara” barınma yeri sağlanmasına karar verebileceğini söylüyor; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde bu kararı kolluk amiri de verebiliyor. Kanunun 1. maddesi korunan kişileri “şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınlar, çocuklar, aile bireyleri” olarak tanımlıyor — metinde vatandaşlık şartı yok. Yani yabancı uyruklu bir kadın da bu korumanın kapsamında.

Bu, geçmişe dönük bir suçlama değil; bundan sonrası için de geçerli bir yol. Ve iddiaların doğru çıkması hâlinde, 146 günün büyük bölümünün yaşanmak zorunda olmadığı anlamına geliyor.

2) Boşanma: ikamet izninin kaderi buna bağlı

Burada çoğu kişinin bilmediği bir madde devreye giriyor. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 34. maddesinin 6. fıkrası şöyle: “Boşanma hâlinde, Türk vatandaşıyla evli yabancıya, en az üç yıl aile ikamet izniyle kalmış olmak kaydıyla kısa dönem ikamet izni verilebilir. Ancak yabancı eşin, aile içi şiddet gerekçesiyle mağdur olduğu ilgili mahkeme kararıyla sabit ise, üç yıllık süre şartı aranmaz.”

Bu fıkranın pratik anlamı şu: Meryem Balta aile ikamet izniyle Türkiye’de bulunuyorsa ve boşanma sonrası ülkede kalmak isterse, şiddet iddiasının bir mahkeme kararıyla kayda geçmesi doğrudan oturma izni meselesi hâline geliyor. İddianın televizyonda dile getirilmesiyle mahkeme kararıyla sabit olması arasındaki fark, hukuken büyük.

3) Çocuklar: en zor talep bu

Üç talep içinde hukuken en ağırı sonuncusu. Türk Medeni Kanunu’nun 336. maddesi net: “Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velâyeti birlikte kullanırlar.” Yani boşanma kararı çıkıp velayet düzenlenene kadar çocuklar üzerindeki yetki iki ebeveynde ortak.

Bunun sınır ötesi karşılığı var. Türkiye ve Ukrayna, 1980 tarihli Lahey Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair Sözleşme’ye taraf. Lahey Konferansı’nın (HCCH) resmî durum tablosuna göre Türkiye sözleşmeyi 2000’de onayladı, Ukrayna 2006’da katıldı ve Türkiye Ukrayna’nın katılımını 3 Ocak 2008’de kabul etti; sözleşme iki ülke arasında 1 Nisan 2008’den beri yürürlükte.

Sözleşmenin 3. maddesi, çocuğun mutat meskeninin bulunduğu ülke hukukuna göre velayet hakkı ihlal edilerek götürülmesini “hukuka aykırı götürme” sayıyor. 12. maddeye göre götürmeden itibaren bir yıl içinde başvuru yapılırsa yetkili makam çocuğun “derhal iadesine” karar veriyor. Çocuklar Türkiye’de yaşıyorsa, babanın rızası veya bir mahkeme kararı olmadan Ukrayna’ya götürülmeleri bu mekanizmayı harekete geçirebilir.

Üstelik varış noktası sıradan bir ülke değil: Rusya-Ukrayna savaşı 2026 Eylül’ünde de sürüyor. Aralıklı ateşkes girişimlerine rağmen 20 Eylül’de Ukrayna’nın Moskova’ya büyük çaplı İHA saldırısı düzenlediği bildirildi. Çocukların üstün yararının tartışılacağı bir dosyada bu tablo da masada olacak.

Cevaplanmamış sorular

  • Meryem Balta hakkında 29 Nisan’da resmî bir kayıp ihbarı yapıldıysa, aylarca aynı şehirde kalan bir kişiye neden ulaşılamadı?
  • Genç kadının tedavi gördüğünü söylediği hastanedeki kayıtlar kayıp dosyasıyla neden eşleşmedi?
  • Şiddet iddiasına ilişkin herhangi bir şikâyet, sağlık raporu veya 6284 tedbir kararı var mı?
  • Üç çocuğun bugünkü durumu ve velayet süreci ne aşamada?

Bu soruların hiçbirinin yanıtı henüz kamuoyuyla paylaşılmadı. Bu haber, kararla değil iddialarla ilerleyen bir dosyayı aktarıyor; taraflardan birinin beyanı diğerinin suçluluğu anlamına gelmiyor.


Şiddete uğradıysanız ya da tanık olduysanız: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Alo 183 Sosyal Destek Hattı ve 155 Polis İmdat hatları 24 saat açık. 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu tedbir talebi için şiddetin kanıtlanması gerekmiyor ve başvuru için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olma şartı aranmıyor.

Kaynaklar: A Haber · atv · Takvim · HCCH durum tablosu

Nasıl hazırlandı? Bu haber, birden çok haber kaynağındaki ortak olgular derlenerek yapay zekâ desteğiyle yazıldı ve yayın öncesi otomatik doğrulamadan geçirildi.

Paylaş
Sonraki haber“Aleyna Çakır” davasında karar: Ümitcan Uygun’a verilen 4 yıl, kanundaki aralığın tabanı