Muhittin Böcek Davasında Sanık Sayısı 50'ye Yükseldi: Mağdur Olarak Dinlenen 9 İş İnsanı Artık Rüşvetle Yargılanıyor
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in tutuklu yargılandığı rüşvet ve yolsuzluk davasında, daha önce mağdur olarak dinlenen 9 iş insanı ek iddianameyle sanık oldu ve sanık sayısı 50'ye çıktı. Yeni sanıkların savunmalarının alındığı duruşma, gelmeyen sanıklar nedeniyle ertelendi.
TemsilîAntalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında 5 Temmuz 2025'te tutuklanmıştı. Böcek'in yargılandığı davada sanık sayısı 41'den 50'ye çıktı. Daha önce dosyada "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alan 9 iş insanı, hazırlanan ek iddianameyle bu kez "rüşvet verme" suçlamasıyla yargılanıyor.
Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin yürüttüğü davanın son oturumu Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Toplantı Salonu'nda yapıldı. Tutuklu sanıklar Muhittin Böcek ile oğlu Mustafa Gökhan Böcek salondaydı. Mahkeme heyeti dosyaya yeni katılan sanıkların savunmalarını dinledi. Duruşmaya gelmeyen 2 sanık için zorla getirme, sanık Demir D. için de yakalama kararı çıkarıldı. Bu sanıkların ifadeleri alınamadığı için duruşma ertelendi.
Ek iddianamede 10 isim
Ek iddianame, önceki duruşmada mağdur olarak dinlenen 9 iş insanı ile belediyenin eski genel sekreter yardımcısı Serkan T. hakkında yapılan suç duyurusu üzerine hazırlandı. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının hazırladığı 24 sayfalık iddianame, iş insanlarının belediyedeki işlemleri sırasında verdikleri ileri sürülen para ve taşınmazlara odaklanıyor. Mahkemenin kabul ettiği iddianamede Yusuf Y., Hakan I., Mehmet Akif K., Sezgin K., Mehmet Salih A., Demir D., İbrahim T., Fikret B. ve Muvaffak E. için "rüşvet verme" suçundan ceza isteniyor. Sezgin K. ile Mehmet Salih A. ayrıca suç gelirini aklamakla suçlanıyor. Davada zaten tutuksuz sanık olan Serkan T. için ise "icbar suretiyle irtikap" suçuna yardım etmekten ceza talep edildi.
Bazı iş insanları, hak ediş ödemelerini alabilmek, iskân ruhsatı çıkarabilmek ya da tapu işlemlerini bitirebilmek için para veya taşınmaz vermeye mecbur kaldıklarını öne sürmüştü. Savcılık ise bu olayların bir kısmında irtikap suçu için aranan baskı unsurunun oluşmadığı sonucuna vardı. Bu nedenle daha önce mağdur sayılan kişilerin rüşvet veren olarak yargılanmasını istedi. Serkan T.'ye yüklenen eylemde ise savcılık, diğerlerinden farklı olarak baskının bulunduğunu kabul etti.
Türk Ceza Kanunu'na göre icbar suretiyle irtikap suçunda kamu görevlisi baskı kurarak çıkar sağlar ve parayı veren kişi mağdur sayılır. Rüşvette ise hem rüşveti veren hem de alan cezalandırılır.
Yeni sanıkların savunmaları
Yusuf Y., yerel seçimler döneminde Muhittin Böcek'in kendisine "Zaten sen oy vermiyorsun, o halde destek olacaksın" dediğini söyledi. Ardından Mustafa Gökhan Böcek'in ofisine gelip seçim desteği olarak önce 25 milyon lira istediğini, kendisinin 8,5 milyon liraya razı olduğunu anlattı. Yusuf Y.'ye göre Gökhan Böcek, parayı göndermesi hâlinde hak ediş ödemesini yaptıracağını söyledi.
"Yani bu parayı kendi irademle, bağış anlamında vermedim. Vermek zorunda kaldım."
Yusuf Y., Gökhan Böcek'e boşanma sürecinde de 30 milyon lira ödediğini anlattı. Anlatımına göre Gökhan Böcek o sırada eski eşi Zeynep Kerimoğlu'ndan ayrılmıştı ve hamile olan şimdiki eşi Zuhal Böcek ile evlenmesi gerekiyordu. Yusuf Y., bu ödemeyi de gönüllü yapmadığını söyledi.
İnşaat sektöründe çalışan Hakan I., 2016'da Konyaaltı Belediyesi'ne iskân başvurusu yaptıklarını ve aylarca bekletildiklerini anlattı. Bir süre sonra bir dairenin Muhittin Böcek'e verilmesi gerektiğinin kendilerine söylendiğini ifade etti. Bina tamamlanmış olmasına rağmen iskânın ancak Şubat 2017'de verildiğini, İsmail E. adına tapu devri yaptıktan sonra iskânı alabildiklerini söyledi.
"Biz bu durumun olamayacağını söyledik ama bu daireyi mecburiyetten zorla verdik."
İnşaat mühendisi Mehmet Akif K. da Konyaaltı Belediyesi'nden iskân ruhsatı alma sürecini anlattı. Belediyeyle tüm temasın Tuncay S. üzerinden yürüdüğünü, Tuncay S.'nin Böcek'e verilmek üzere daire istediğini söyledi. Evraklarını eksiksiz teslim ettiklerini de vurguladı.
"Biz iskan karşılığı daireyi Muhittin Böcek için verdik."
Sezgin K., Kepez'in Güneş Mahallesi'nde toptancı halinin karşısındaki alanı ihaleyle aldığını anlattı. Bu alan kentsel dönüşüm bölgesi ilan edilmişti. Sezgin K.'ye göre işler aksarken Serkan T. kendisinden 5 dükkân istedi; bunların 4'ü Muhittin Böcek, 1'i de Serkan T. içindi. Böcek'le para konusunu hiç konuşmadığını, bu görüşmelerin Serkan T. ile yapıldığını ve Serkan T.'nin kendisini Böcek'le yalnız bırakmadığını söyledi. Alanın 10 yıl boyunca ihaleye çıkarıldığını ama kimsenin almadığını, riski kendisinin üstlendiğini belirtti. Cezaevinde kötü koşullarda kaldığını da anlattı.
"Takdir almam gerekirken şu anda buradayım."
"Mağduriyetim gerçektir."
İbrahim T. ise ruhsat işlemleri karşılığında rüşvet verdiği iddiasını kabul etmedi. Altıntaş'taki 3 projesinden birinin çizimini, o dönem belediyede memur olan Tuncay K.'nin eşi Özlem Yıldız K.'nin yaptığını söyledi. Projelerinin iskânını zaten alamadığını, Tuncay K.'nin duruşma arasında yanına gelip ağlayarak özür dilediğini anlattı.
"Bana iftira atılıyor. Suçlamaları kabul etmiyorum."
Ana iddianame
Davanın ana iddianamesi 702 sayfa ve 41 sanık hakkında hazırlanmıştı. Sanıklar arasında Böcek ve oğlunun yanı sıra tutuksuz yargılanan eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan ile iş insanları Fazlı Ateş ve Mehmet Okan Kaya da var. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kabul ettiği iddianamede icbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme, nüfuz ticareti, suç gelirini aklama, nitelikli dolandırıcılık ve iftira suçlamaları yer alıyor. Savcılık, bu aşamada belirlediği 26 eylemi hukuki açıdan değerlendirdi.
Muhittin Böcek için icbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme ve suç gelirini aklama suçlarından ceza isteniyor. İlker Arslan aklama ve haksız mal edinmekle suçlanıyor. Mustafa Gökhan Böcek için icbar suretiyle irtikaba ve haksız mal edinmeye yardım, aklama ve nüfuz ticaretinin yanı sıra "suçu meslek edinen kişi" sıfatıyla da ceza talep ediliyor. Zuhal Böcek ve Zeynep Kerimoğlu ise aklama suçlamasıyla yargılanıyor.
Savcılık, şüphelilerden el konulan yaklaşık 170 milyon 83 bin TL nakit ve mevduatın müsaderesini istedi. El konulan 10 daire, 5 araç, 5 iş yeri, 1 lüks marka saat ve 1 cep telefonu için de aynı talepte bulundu. El konulan taşınır ve taşınmazların toplam değeri 258 milyon 600 bin TL olarak belirtildi.