11 Ekim 2026 Pazarİstanbul24°
Son Dakika
Dünya

Riyad Havalimanı saldırısı ve Mekke Anlaşması: Türk askeri Suudi Arabistan'a gidiyor mu?

Riyad'daki Kral Halid Havalimanı'na 10 Ekim'deki füze saldırısında 12 kişi öldü, 309 kişi yaralandı. Saldırı, Türkiye'nin imzacısı olduğu Mekke Anlaşması'nın ilk kez devreye girdiği haftaya denk geldi. Bakan Fidan'a göre Türkiye saldırı amacıyla asker göndermeyecek, katkı hava savunması, elektronik harp ve teknik destekle sınırlı. Son söz Meclis'in. Haritalarla Husi-Suudi savaşı ve İran'ın tutumu.

Güncellenme:
Riyad Kral Halid Uluslararası Havalimanı'nın terminallerini ve pistlerini gösteren uydu görüntüsü (arşiv, 2006).Temsilî
Fotoğraf olayın kendisine ait değildir, temsilîdir. Fotoğraf: Kral Halid Uluslararası Havalimanı, uydu görüntüsü (arşiv, 2006) · http://www.amc.af.mil/ · Public domain

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'nın yolcu terminallerinden birine 10 Ekim Cumartesi öğleden sonra balistik füze isabet etti. Suudi Sivil Havacılık Genel Otoritesi'ne (GACA) göre saldırıda 12 kişi öldü, 309 kişi yaralandı. Saldırı, beş gün içinde aynı havalimanına yapılan üçüncü saldırıydı. Reuters'a göre krallıkta son on yılı aşkın sürede yaşanan en ölümcül saldırı oldu.

Saldırı, Türkiye'nin de imzacısı olduğu Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın ilk kez devreye girdiği haftaya denk geldi. Türkiye'de gündemdeki soru da bu: Türk askeri Suudi Arabistan'a gidiyor mu? Kısa cevap şu: Türkiye'nin değerlendirdiği katkı hava savunması, elektronik harp ve teknik destekle sınırlı. Askeri yurt dışına gönderme yetkisi ise Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde.

Bir bakışta

  • 10 Ekim: Riyad'daki Kral Halid Havalimanı'nda 12 kişi öldü, 309 kişi yaralandı. Ölenler 8 farklı ülkenin vatandaşı.
  • 6-10 Ekim: Aynı havalimanına üç saldırı yapıldı, toplam 16 kişi öldü.
  • Husiler: Mekke ve Medine hariç tüm Suudi havalimanlarını "hedef" ilan etti.
  • Mekke Anlaşması: 7 Ağustos'ta Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan imzaladı. Birine yapılan saldırı üçüne yapılmış sayılıyor. Anlaşma 5 Ekim'de ilk kez devreye girdi.
  • Türkiye: Bakan Fidan'a göre Türkiye başka bir ülkenin topraklarına saldırı yapmak için asker göndermeyecek. Anlaşma onay için Meclis'e sevk ediliyor.
  • İran: Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan anlaşmaya "olumlu bir adım" dedi. Anlaşma devreye girince İran basınında ton sertleşti.

Riyad'da ne oldu?

GACA'nın açıklamasına göre hayatını kaybedenlerden 4'ü Suudi vatandaşı. Diğerleri ülkede yaşayan yabancılar: 2'si Bangladeşli, birer kişi de ABD, Mısır, Ürdün, Suriye, Filistin ve Sudan vatandaşı. Yaralılardan bazılarının durumu ağır. Havalimanındaki faaliyetler hasar tespiti için askıya alındı, Kuveyt Havayolları seferlerini iptal etti. Riyad'daki okullarda 11-17 Ekim arasında yüz yüze eğitime ara verildi.

Havalimanı aynı hafta iki kez daha hedef alınmıştı. 6-7 Ekim'de Riyad ve Abha havalimanlarına yapılan saldırılarda 3 kişi öldü, 36 kişi yaralandı. 8 Ekim'de ise havalimanı tesisleri ve pistte park hâlindeki boş bir Saudia uçağı vuruldu. Ölen 3 Suudi arasında Saudia pilotu Kaptan Hamud Ali el-Kaltami de vardı.

Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyonun sözcüsü Türki el-Maliki saldırının sorumlusu olarak Yemen'deki Husileri gösterdi. Maliki saldırıyı uluslararası insancıl hukuka göre savaş suçu olarak niteledi ve "kararlı" karşılık verileceğini söyledi. Husiler ertesi gün havayollarını, çalışanları ve yolcuları Suudi havalimanlarını ve hava sahasını kullanmamaları konusunda uyardı. Uyarının istisnası Mekke ve Medine'deki havalimanları oldu. Husilerin kontrolündeki Dışişleri ise Suudi Arabistan saldırılarını durdurmazsa "daha kötüsünün geleceğini" açıkladı.

Harita: Yemen başkenti Sana'dan Riyad'a uzanan üç saldırı yayı, 6-7, 8 ve 10 Ekim tarihleriyle. Hedef ilan edilen Suudi havalimanları kırmızı noktalarla, Mekke ve Medine 'hariç' ibaresiyle işaretli.
6-10 Ekim arasında Riyad havalimanına yapılan üç saldırı ve Husilerin hedef ilan ettiği havalimanları. Grafik: habercy · Harita verisi: Natural Earth, AWS Terrain

ABD Başkanı Donald Trump, Washington'ın Husilere yönelik Suudi saldırılarına katılıp katılmayacağı sorusuna "Katılabiliriz. Bakacağız, hızlı karar veririz" cevabını verdi. Ölenler arasında bir ABD vatandaşı da bulunuyor. Saldırıyı BM Genel Sekreteri Guterres, Avrupa Birliği ve Körfez ülkeleri kınadı. Türkiye Dışişleri Bakanlığı da 9 Ekim'de Abha ve Riyad saldırılarını "en güçlü şekilde" kınadı, "Suudi Arabistan ile tam dayanışma" içinde olduklarını bildirdi.

Husi-Suudi savaşı nasıl yeniden alevlendi?

Husiler 2014'te Yemen'in başkenti Sana'yı ele geçirdi. Suudi Arabistan Mart 2015'te uluslararası alanda tanınan Yemen hükümetini desteklemek için bir koalisyonun başında savaşa girdi. Nisan 2022'de varılan ateşkes bu yıla kadar büyük ölçüde korundu. Reuters'a göre çatışma, şubatta başlayan ABD-İsrail ile İran savaşının bölgeye taşmasıyla bu yaz yeniden alevlendi.

Husiler eylülde Kızıldeniz kıyısında ilerleyip Muha'yı ve Babülmendep Boğazı çevresini ele geçirdi. Hürmüz Boğazı fiilen kapalıyken Akdeniz ile Asya arasındaki deniz yolunun güney kapısı olan Babülmendep'in önemi katlandı. Yemen hükümeti 4 Ekim'de geniş kapsamlı bir karşı harekât başlattı, Suudi Arabistan da harekâta hava desteği veriyor. Hükümet güçleri 5 Ekim'de Muha'yı geri aldı. Suudi Arabistan'ın Yemen Büyükelçisi 9 Ekim'de Babülmendep'in Husilerden "temizlendiğini" açıkladı. Hükümet kaynakları bölgede çatışmaların sürdüğünü söylüyor.

Harita: Süveyş Kanalı'ndan Kızıldeniz boyunca Babülmendep Boğazı'na uzanan deniz yolu; Yemen turuncu, Hürmüz Boğazı 'fiilen kapalı' işaretiyle gösteriliyor.
Hürmüz fiilen kapalıyken Kızıldeniz'in güney kapısı Babülmendep'in önemi arttı. Grafik: habercy · Harita verisi: Natural Earth, AWS Terrain

Füze ve insansız hava aracı saldırıları eylülde Suudi kentlerine yöneldi. Abha, Hamis Müşeyt, Cazan, Necran, Taif ve Yanbu'daki Aramco tesisleri hedef alındı. Suudi Arabistan'a göre 16 Eylül'de bir İHA, Mekke'nin güneyinde, kentin yasak hava sahasına girmeden düşürüldü. Husiler Mekke'yi hedef aldıkları iddiasını reddetti.

BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg 9 Ekim'de Güvenlik Konseyi'ne Yemen'in "topyekûn savaşa geri döndüğünü" söyledi. BM Uluslararası Göç Örgütü'ne (IOM) göre 1 Ağustos'tan bu yana 184 binden fazla kişi yerinden edildi.

Mekke Anlaşması ne öngörüyor?

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan 7 Ağustos'ta Mekke'deki Safa Sarayı'nda Ortak Savunma Anlaşması'nı imzaladı. Anlaşmaya göre taraflardan birine yönelik silahlı saldırı, hepsine yapılmış sayılıyor. Dayanak BM Şartı'nın 51. maddesindeki meşru müdafaa hakkı. Anlaşmanın ne olduğunu ve kurumlarını Mekke İttifakı dosyamızda ayrıntılı anlatmıştık.

Harita: Türkiye kırmızı, Suudi Arabistan yeşil, Pakistan turkuaz renkte; üç ülkenin başkentlerinden Mekke'ye uzanan kesikli çizgiler. Üstte 'Birine saldırı, üçüne saldırı sayılır' kartı.
Mekke Anlaşması'nın üç imzacısı. Grafik: habercy · Harita verisi: Natural Earth, AWS Terrain

Üç ülkenin Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi 5 Ekim'de Riyad'da olağanüstü toplandı ve anlaşmayı ilk kez devreye soktu. Ortak bildiriye göre kolektif savunma taahhütleri "derhal" uygulanacak. Üzerinde anlaşılan askeri kuvvet ve yetenekler Suudi Arabistan'a "hızla konuşlandırılacak". Bunun "onaylanan düzenlemelere ve tarafların ulusal mevzuatına uygun olarak" yapılacağı da bildiride yer aldı. Toplantıya Türkiye adına Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu katıldı. Trump da Türkiye ve Pakistan'ın Suudi Arabistan'a askeri destek kararını "harika" diye karşıladı.

Türk askeri Suudi Arabistan'a gidiyor mu?

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan 8 Ekim'de anlaşmanın bir savunma anlaşması olduğunu vurguladı:

"Anlaşmaya taraf bir ülke saldırıya uğradığında savunması için yanında durursunuz. Bu bir saldırı anlaşması değil. Türkiye, başka bir ülkenin topraklarına saldırı yapmak için asker göndermeyecek."

Fidan'a göre askeri yetkililer Türkiye'nin olası katkısını değerlendiriyor. Öne çıkan alanlar hava savunması, elektronik harp ve teknik destek. Fidan, "Yemen'in meşru hükümet güçleri sahada mücadeleyi sürdürüyor, Suudi Arabistan onları destekliyor. Ama biz aynı zamanda sorunun barış ve diyalogla çözülmesi için elimizden geleni yapıyoruz" dedi. Reuters'a konuşan iki Türk yetkili de desteğin ağırlıkla savunma amaçlı ve teknik olacağını söyledi. Desteğin askeri teçhizat, istihbarat paylaşımı ve silah sistemlerinden oluşması bekleniyor. Anlaşma henüz Meclis'ten geçmediği için bu aşamadaki destek ikili düzeyde veriliyor.

Harita: Türkiye'den Riyad'a uzanan kırmızı ok ve Riyad üzerinde kalkan simgesi 'Suudi Arabistan'ın savunması'; Yemen yönünde üstü çizili ok 'Yemen'e saldırı yok'. Üstte Hakan Fidan'ın sözü ve hava savunması, elektronik harp, teknik destek etiketleri.
Türkiye'nin değerlendirdiği katkı Suudi Arabistan'ın savunmasına yönelik. Grafik: habercy · Harita verisi: Natural Earth, AWS Terrain

Milli Savunma Bakanlığı da Türkiye'nin sağlayacağı askeri kuvvet ve yeteneklere ilişkin sürecin "Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda" yürütüleceğini açıkladı (MSB açıklaması). Anayasa'nın 92. maddesine göre "Türkiye'nin taraf olduğu milletlerarası andlaşmaların veya milletlerarası nezaket kurallarının gerektirdiği haller dışında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine (…) izin verme yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisinindir." Maddedeki bu istisna nedeniyle anlaşmanın kendisinin Meclis'te onaylanması kritik önemde: Türkiye'nin anlaşmaya hukuken taraf olup olmayacağına Meclis karar verecek. Fidan anlaşmanın Meclis'e sevki için hazırlıkların tamamlandığını, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de anlaşmanın birkaç gün içinde Meclis'e geleceğini söyledi. Çelik anlaşmanın "NATO'ya alternatif değil, tamamlayıcı" olduğunu vurguladı.

Anlaşmanın diğer üyesi Pakistan'ın askerleri ise Suudi topraklarında zaten bulunuyor. Pakistan Dışişleri Bakanlığı 9 Ekim'de ülkenin Riyad'da "önemli sayıda" askeri gücü olduğunu açıkladı. Bu varlık 1982'den beri "lojistik düzenlemeler ya da eğitim misyonları" kapsamında sürüyor. Bakanlık bu güçlerin Yemen sınırını geçip Husilere saldırmayacağını, Suudi topraklarının savunmasında kullanılacağını belirtti.

Husiler de Türkiye ve Pakistan'a seslendi. Husi lideri Abdülmelik el-Husi 8 Ekim'de iki ülkede "Yemen'e yönelik saldırganlığa sürüklenmeye karşı çıkan sesleri" takdir ettiğini söyledi. Eylülde bir Husi yetkili, Türkiye ya da Pakistan doğrudan müdahale ederse "demir yumrukla" karşılık vereceklerini söylemişti.

İran nerede duruyor?

Suudi Arabistan ve Batılı ülkeler Husileri İran destekli bir güç olarak tanımlıyor. Tahran ise Husilerle bağını reddediyor. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi 5 Ekim'de Husilerle Suudi Arabistan'ın daha önce üzerinde uzlaştıkları barış yol haritasına dayanarak diyaloğa dönmesi gerektiğini söyledi. Bekayi İran'ın bu süreçte "her türlü yardıma hazır" olduğunu belirtti.

İran'ın Mekke Anlaşması'na ilk tepkileri ılımlıydı. Bekayi ağustosta üç ülkeyle "derin dini, tarihi ve medeniyet bağları" bulunduğunu, anlaşmanın İran'a karşı olduğuna dair endişe duymak için neden görmediklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da 27 Eylül'de anlaşmayı "Müslümanların birleşmesi için olumlu bir adım" olarak niteledi.

Harita: İran sarı renkte; Tahran'dan Yemen başkenti Sana'ya uzanan kesikli çizgi, 'Batı: İran destekli' ve 'Tahran: bağ yok' etiketleri. Üstte Tasnim ajansının uyarısını aktaran kart.
İran'ın Husilerle ilişkisi tartışmalı: Batı "İran destekli" diyor, Tahran bağı reddediyor. Grafik: habercy · Harita verisi: Natural Earth, AWS Terrain

Anlaşma devreye girince İran'da ton sertleşti. Londra merkezli Iran International'ın derlemesine göre Bekayi, Suudi Arabistan'a on binlerce Pakistan askeri gönderileceği haberleri için "Biz de duyduk, umarız doğru değildir" dedi. Bekayi'ye göre bölge ülkeleri Yemen meselesine yapılacak her müdahalenin istenmeyen sonuçlar doğuracağını biliyor. Bazı milletvekilleri anlaşmayı "kâğıt üzerinde bir pakt" olarak niteledi. Eleştiriler en çok, ABD ile İran arasında arabuluculuk yapan Pakistan'a yöneldi. Tasnim ajansı ise 8 Ekim'deki yorumunda Türkiye ve Pakistan'ın Yemen'e yönelik saldırılara katılması hâlinde "gemileri, çıkarları ve belki toprakları"nın zarar görebileceğini yazdı.

Bundan sonra ne olacak?

  • Meclis: Mekke Anlaşması'nın TBMM'ye sevki ve onay oylaması.
  • ABD: Trump'ın Husilere yönelik saldırılara katılma kararı.
  • Cephe: Babülmendep ve Taiz çevresindeki çatışmalar, Suudi koalisyonunun "kararlı karşılık" vaadi.
  • Diplomasi: İran'ın arabuluculuk teklifi ve BM'nin siyasi çözüm çağrısı.

Bugünkü tabloda Türkiye müttefiki Suudi Arabistan'ın savunmasına katkı veriyor, Yemen'e yönelik saldırılara ortak olmuyor. Askeri konuşlanmada son söz Meclis'in.

Paylaş
Sonraki haberGazze'de Ekim 2023'ten Bu Yana Can Kaybı 74 Bin 377'ye Yükseldi