Yargıtay: İzin Ücreti Peşin Ödenmezse İşçi Sözleşmesini Haklı Nedenle Feshedebilir
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık izne çıkan işçiye izin dönemi ücretinin önceden ya da avans olarak ödenmemesini haklı fesih nedeni saydı. Aynı konuda iki istinaf dairesinin farklı karar vermesi üzerine verilen karar, bu durumdaki işçilere kıdem tazminatı talep etme yolunu açıyor.
TemsilîYargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık izin dönemine ait ücretini izne başlamadan önce peşin ya da avans olarak alamayan işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebileceğine karar verdi. Daireye göre işveren bu ödemeyi, işçi talep etmemiş olsa bile yapmak zorunda. Haklı nedenle yapılan fesih, işçiye kıdem tazminatı talep etme hakkı veriyor.
Karar, aynı şehirdeki Bölge Adliye Mahkemesinin (BAM) iki hukuk dairesinin benzer davalarda birbirine aykırı sonuca varması üzerine, bu uyuşmazlığı gidermek amacıyla verildi. Emsal niteliği taşıyan karar, yıllık izin kullanan çok sayıda çalışanı ilgilendiriyor.
Aynı konu, iki farklı sonuç
İlk davada A.B. adlı işçi, yoğun bir çalışma döneminin ardından ailesiyle tatile çıkmayı planlarken izin ücretini peşin ya da avans olarak alamadığını belirterek iş sözleşmesini feshetti ve iş mahkemesine başvurdu. Yerel mahkeme feshi haklı bularak işçiye kıdem tazminatı ödenmesine hükmetti. İstinaf incelemesini yapan BAM 15. Hukuk Dairesi, itirazları reddederek bu kararı onadı.
İkinci davada ise B.K. adlı işçi, aynı gerekçeyle, izne çıkarken ödeme alamadığı için işten ayrıldı. Kıdem tazminatı alamayınca dava açan işçinin talebi, ileri sürülen durumun haklı fesih nedeni oluşturmadığı gerekçesiyle reddedildi. Dosyayı inceleyen BAM 9. Hukuk Dairesi de itirazları geri çevirdi.
Aynı binada görev yapan iki dairenin aynı konuda verdiği kesin kararların çelişmesi üzerine BAM Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu devreye girdi. Kurul, izin öncesinde peşin ödeme ya da avans verilmeyen işçi hakkında nasıl hüküm kurulması gerektiğinin belirlenmesi için konuyu Yargıtay'a taşıdı.
Yargıtay: Yükümlülük kanundan doğuyor
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararında, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 57. maddesindeki hükmü hatırlattı:
"İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini ilgili işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır"
Daire, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesinin, kanunun 24. maddesinin II numaralı bendinde yer alan ve ücretin kanuna uygun ödenmemesini düzenleyen (e) alt bendine, çalışma şartlarının uygulanmamasını düzenleyen (f) alt bendine aykırılık oluşturduğunu vurguladı.
Davalı işveren tarafının karşı savunmasına da yanıt veren Daire, işçiye kanunun 53. maddesine göre hak kazandığından daha uzun süre izin kullandırılmış olmasının ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını belirtti. Kararda, 53. maddenin nispi emredici, izin ücretinin önceden ödenmesini düzenleyen 57. maddenin ise mutlak emredici nitelikte olduğuna dikkat çekildi. Kararın ilgili bölümünde şu ifadelere yer verildi:
"Şu hâlde anılan hükümler gereğince yıllık izne ilişkin ücretin, yıllık izne ayrılmadan evvel işverence peşin ödenmediği gerekçesiyle yapılan fesih haklı nedene dayalıdır."
Yargıtay, iki daire arasındaki uyuşmazlığın BAM 15. Hukuk Dairesinin kararı doğrultusunda, yani feshin haklı olduğu yönünde giderilmesi gerektiğine hükmetti.
Kararın anlamı
İş Kanunu'nun 24. maddesi, işçinin belirli durumlarda iş sözleşmesini süresini beklemeden haklı nedenle feshetmesine imkân tanıyor. Kendi isteğiyle istifa eden işçi kural olarak kıdem tazminatı alamazken, sözleşmeyi haklı nedenle fesheden işçi, gerekli kıdem süresini doldurmuşsa bu tazminata hak kazanıyor. Yargıtay'ın kararıyla izin ücreti önceden ödenmediği için işten ayrılan çalışanlar bakımından bu yol netlik kazandı.