İsrail, İngiltere'nin Doğu Kudüs'teki Başkonsolosluğunu Kapattı; Bina 'Kudüs Misyonu' Olarak Açık Kalacak
İsrail'in verdiği 30 günlük süre dolunca İngiltere'nin Doğu Kudüs'teki Başkonsolosluğu konsolosluk olarak kapandı. Başkonsolos dahil 20 diplomat ülkeden ayrılacak; bina ise 7 diplomatın görev yapacağı İngiltere Kudüs Misyonu olarak açık kalacak.
Temsilîİngiltere'nin Doğu Kudüs'te Filistin'e yönelik hizmet veren Başkonsolosluğu, İsrail'in tanıdığı 30 günlük sürenin dolmasıyla bugün konsolosluk olarak faaliyetini sona erdirdi. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın açıklamasına göre Başkonsolos ve 19 diplomat, yani toplam 20 İngiliz diplomat görevden ayrılıp İsrail'i terk edecek. İngiltere'ye ait olan bina ise sınırlı kadroyla "İngiltere Kudüs Misyonu" adı altında çalışmayı sürdürecek.
Kapatma kararı, İngiltere'nin işgal altındaki Batı Şeria'daki yasa dışı Yahudi yerleşimlerine yönelik yaptırım planına İsrail'in verdiği karşılığın parçası. Konsolosluk binasının tabela ve levhaları gece saatlerinde çalışanlar tarafından kaldırıldı; sabah saatlerinde bina tabelasız görüldü.
Saar: Bina İngiltere'nin mülkü, 7 diplomata izin verdik
Saar, sosyal medya platformu X'teki hesabından yaptığı paylaşımlarda, iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da kötüleşmesini önlemek için Londra ile görüşme yürüttüklerini ve bir dizi konuda uzlaşmaya vardıklarını bildirdi. Saar şunları yazdı:
"Kudüs'teki İngiliz Konsolosluğu bugün faaliyetlerini sona erdiriyor. Bu kapsamda Kudüs'teki İngiliz Konsolosluğu tabelası kaldırılmıştır. Bu noktaya gelmek istemedik, ancak İngiliz hükümetinin eylemleri bizi buraya getirdi"
Uzlaşmanın ayrıntılarına da değinen İsrailli bakan, şu ifadeleri kullandı:
"Duyurduğum üzere Kudüs'teki İngiliz Konsolosluğu bugün faaliyetlerini sonlandırdı. Başkonsolos ve 19 diplomat görevlerini sonlandırıyor ve İsrail'i terk edecek. Konsolosluk olarak hizmet veren bina, İngiliz hükümetinin mülküdür. İngiliz hükümetine bugün konsolosluk işlevini yitiren bu binada yalnızca 7 diplomatlık bir görev gücünün faaliyet göstermesine izin verdik. Faaliyet kapsamları çok sınırlı olacak. Hükümetler arasında diyaloğun devamı konusunda mutabık kaldık, bu çerçevede her iki taraf da kendisi için önemli olan konuları gündeme getirebilecek"
Saar ayrıca varılan uzlaşma çerçevesinde İngiltere'nin İsrail'in attığı adımlara karşılık vermeyeceğini öne sürdü. Bakan, 8 Eylül'de açıkladıkları misillemelerin tamamının artık hayata geçtiğini savundu. Bu adımları şöyle sıraladı: Kiryat Gat'taki merkezde bulunan İngiliz temsilcilerinin çıkarılması, Londra'nın Batı Şeria'da Filistin Yönetimi'ne bağlı güçlere verdiği eğitim faaliyetlerinin durdurulması, çoğu milletvekili olan 12 İngiliz vatandaşına ülkeye giriş yasağı getirilmesi ve son olarak konsolosluğun kapatılması.
İki ülke arasında ileride yeni bir kriz çıkmayacağına dair güvence veremeyeceğini söyleyen Saar, "İsrail'e karşı hareket eden her ülke, bunun bir bedeli olacağını bilmelidir." diyerek uyarıda bulundu.
Miliband: Kapatma hakkını tanımıyoruz
İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband ise yazılı açıklamasında, İsrail'in yaklaşık iki asırlık bir geçmişi olan Başkonsolosluğu kapatma yetkisini kabul etmediklerini vurguladı:
"İsrail hükümetinin yaklaşık 200 yıldır orada bulunan İngiliz Kudüs Başkonsolosluğunu kapatma hakkına sahip olduğunu kabul etmediğimizi açıkça belirttik. İngiliz hükümeti, Doğu Kudüs'ün 'işgal altındaki topraklar' olduğu yönündeki uzun süredir savunduğu görüşünü yinelemektedir."
Miliband, İsrail hükümetiyle yürütülen görüşmeler sayesinde binanın kapanmayacağını ve yeni adıyla çalışmaya devam edeceğini belirtti:
"İngiltere'nin Kudüs Misyonu bağımsız, faal durumda ve Filistin halkıyla olan çalışmalarımıza ve hayati önem taşıyan hizmetlerimize devam edecek."
İngiliz bakan, bu düzenlemenin ülkesinin bölgedeki köklü varlığını ve iki devletli çözüme verdiği desteği korumasına imkân tanıyacağını ifade etti. Miliband, bir anlaşmaya varılmaması halinde personel ve tesislerin güvenliği için gerekli güvencelerin sağlanamayacağını, bu nedenle bazı çalışanların aileleriyle birlikte geçici olarak geri çekildiğini açıkladı. Önümüzdeki aylarda bölgedeki varlıklarını yeniden tesis etmeye çalışacaklarını kaydeden Miliband, görüşmeler sürerken ve güvenilir sonuçlar alınana dek karşılık niteliğinde bir adım atmayacaklarını da teyit etti. Miliband, İngiltere'nin uluslararası toplumla birlikte 8 Eylül'de iki devletli çözüm için aldığı önlemlerin arkasında kararlılıkla durduğunu sözlerine ekledi.
Krizin arka planı
Gerginlik, aralarında İngiltere ve Fransa'nın da yer aldığı 12 ülkenin 8 Eylül'de, işgal altındaki Filistin topraklarında kurulan İsrail yerleşimleriyle ticareti yasaklama niyetini duyurmasıyla başlamıştı. İsrail buna karşılık İngiltere'ye yönelik, başında Doğu Kudüs'teki konsolosluğun kapatılmasının geldiği dört adımlık bir misilleme paketi açıklamış ve kapatma için 30 gün süre tanımıştı.
Doğu Kudüs, 1967 savaşında İsrail tarafından işgal edilmiş ve uluslararası toplumun büyük bölümü tarafından işgal altındaki toprak olarak kabul edilmektedir. Kentteki bazı Batılı konsolosluklar, tarihsel olarak İsrail'deki büyükelçiliklerinden bağımsız biçimde Filistinlilerle ilişkileri yürütmüştür.