19 Ekim 2026 Pazartesiİstanbul17°
Son Dakika
Dünya

Macron, Protestoların Ardından İçişleri Bakanı Nunez'in İstifasını Kabul Etmedi

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 17 Ekim'deki gösterilerde yaşanan şiddet ve yağma olaylarının ardından istifasını sunan İçişleri Bakanı Laurent Nunez'den görevde kalmasını istedi. Gösterilerde bir kişi öldü, yaklaşık 2 bin 400 kişi gözaltına alındı.

Lacivert takım elbise ve puantiyeli kravat giymiş, hafifçe gülümseyen kısa saçlı bir adamın portresiTemsilî
Fotoğraf olayın kendisine ait değildir, temsilîdir. Fotoğraf: Emmanuel Macron 2025 (cropped).jpg · Nebojša Tejić · Public domain

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ülke genelinde 17 Ekim Cumartesi düzenlenen ve şiddet olaylarına dönüşen gösterilerin ardından İçişleri Bakanı Laurent Nunez'in sunduğu istifayı kabul etmedi. Elysee Sarayı'nın açıklamasına göre Macron, güvenlik güçlerinin yönetiminde komuta zincirinin ve devamlılığın korunması gerektiği gerekçesiyle Nunez'den görevinde kalmasını istedi.

Açıklamada, Macron'un Nunez'e sahada tahribat yapan ve yağmaya katılanlara karşı en kısa sürede yeni müdahale yöntemleri geliştirmesi talimatını verdiği belirtildi. Gösterilere ilişkin öngörü ve istihbarattaki eksikliklere dikkat çeken Macron, bakandan bu konuda şeffaflık da talep etti.

Nunez: Sorumlu benim

İstifasını önceki gün sunan Nunez, bu sabah France Inter radyosunda yaptığı açıklamada kararının gerekçesini şöyle anlattı:

"İstifamı sundum çünkü tüm bu yaşananlardan ben sorumluyum"

Kamu yararını gözettiğini söyleyen Nunez, ortaya çıkan hasar düşünüldüğünde istifa etmenin doğru adım olduğunu ifade etti. Bakan, gösteriler için 200 bin kişilik katılım beklediklerini, ancak 17 Ekim'de bu sayının 550 bini geçtiğini aktardı. Bazı büyük kentlerde yüzlerce dükkanın yağmalandığını hatırlatan Nunez, şunları söyledi:

"Esnafa bakıp da 'Kontrolü kaybetmedik' diyemeyiz"

Solcu, çevreci ve aşırı sağcı siyasetçiler, gösterileri iyi yönetemediğini öne sürerek Nunez'in istifasını istemişti. Bakanın, gösteriler sırasında ağır şiddet olaylarının yaşandığı ülkenin en büyük ikinci kenti Marsilya'ya gitmesi bekleniyor.

Bir ölü, binlerce gözaltı

Öğrencilerin de destek verdiği sarı yeleklilerin hayat pahalılığı, yüksek akaryakıt fiyatları, aksayan kamu hizmetleri ve eğitim sistemindeki sorunlara karşı başlattığı eylemler, cumartesi günü birçok kentte polisle çatışmaya dönüştü. Belediye binaları ateşe verildi, iş yerleri yağmalandı, kamu binaları zarar gördü.

Nunez'in verdiği bilgilere göre Paris'teki gösteriler sırasında kalp krizi geçiren bir kişi hayatını kaybetti. Ülke genelinde yaklaşık 2 bin 400 kişi gözaltına alındı; polis, jandarma ve itfaiyeden yaklaşık bin görevli yaralandı. Saint-Etienne kentinde ise bir göstericinin eli koptu.

Paris ve Marsilya'da dün de çatışmalar yaşandı. Paris'te Place de la Republique çevresinde polis, göstericilere göz yaşartıcı gazla müdahale etti; bazı göstericilerin bisiklet yığınlarını ateşe verdiği bildirildi. Hükümet, şiddetin sorumlusu olarak aşırı sol grupları ve yağmayı kışkırttığını ileri sürdüğü suç örgütlerini gösterdi.

Ülkenin orta kesimindeki Limoges'da çıkan yangında belediye binasının saat kulesi çöktü. Belediye Başkanı Guillaume Guerin, kente yeterli sayıda ulusal polis gönderilmediğini savundu. Binanın, içindekilerin canını tehlikeye atacak biçimde önceden planlanmış bir saldırıyla ateşe verildiğini öne süren Guerin, onarım için gereken kaynak sağlanmazsa istifa edebileceğini açıkladı.

Macron olağanüstü hal ilan etmedi

Macron, dün yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında halkı sakin olmaya çağırdı ve ülkenin düzen ve sükunete ihtiyacı olduğunu söyledi. Şiddeti kınayan Macron, barışçıl biçimde protesto edenlerin haklı talepleri olabileceğini, ancak bu kişilerin kamu düzenini bozmayı hedefleyen gruplarla bir tutulmaması gerektiğini belirtti. Yaşanan yıkımın kabul edilemez olduğunu, olayların toplumda öfke ve utanç yarattığını dile getirdi.

Bazı sağcı siyasetçilerin olağanüstü hal ilan edilmesi çağrısına karşın Macron böyle bir karar açıklamadı. Bunun yerine kamu binalarını ve yerel işletmeleri korumak için valiliklerin gerektiğinde gösterileri yasaklayabilmesine yönelik adımlar atılacağını duyurdu.

Ekonomi Bakanı Roland Lescure, olaylardan zarar gören işletmelere destek sağlanacağını, tahribata yol açanların ise zararı karşılaması ve hesap vermesi gerektiğini söyledi. Başbakan Sebastien Lecornu da esnafa yönelik destekleri görüşmek üzere bugün bir kriz toplantısına başkanlık edecek.

Siyasetçilerden farklı tepkiler

Boyun Eğmeyen Fransa (La France Insoumise) hareketinin lideri ve cumhurbaşkanı adayı Jean-Luc Melenchon, hayat pahalılığı ve kamu hizmetlerindeki sorunlar gibi taleplerin dikkate alınması gerektiğini savundu. Yağma ve vandalizmi desteklemediğini, kendi siyasi mücadelesini paylaşanların bu tür eylemlere katılmaması gerektiğini söyleyen Melenchon, polis yönetiminin müdahale biçimini de eleştirerek gerginliğin tırmanmasında yetkililerin de sorumlu olduğunu öne sürdü.

Aşırı sağcı Ulusal Birlik (Rassemblement National) partisinden Jordan Bardella ise şiddet ve yağmayı eleştirerek kamu düzeninin korunmasını, güvenliğin sağlanmasını ve sorumluların cezalandırılmasını istedi. Partinin lideri Marine Le Pen de Fransa'nın şiddet ve yıkım görüntülerini olağan karşılamaması gerektiğini belirterek sakinlik çağrısı yaptı.

Paylaş
Sonraki haberFransa'da "Bismillah, Her Yer Karanlık" Sloganı: Sokak Hükümeti Devirir mi?