Putin: Kaliningrad Dahil Rusya'ya Saldırı Olursa Tüm Silahların Kullanımı Gündeme Gelir
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kaliningrad da dahil olmak üzere Rusya'ya doğrudan saldırı olursa ülkenin elindeki bütün silahların kullanılmasının hemen gündeme geleceğini söyledi. Putin, Avrupa'ya saldırma niyetleri olmadığını da vurguladı.
TemsilîRusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kaliningrad da dahil olmak üzere Rusya'ya doğrudan bir saldırı olursa ülkesinin elindeki bütün silahları kullanmanın hemen gündeme geleceğini söyledi. Putin bunu Moskova'da toplanan Uluslararası Valday Tartışma Kulübü'nün yıllık toplantısında dile getirdi. Konuşmasında Avrupa ile süren gerilime, Ukrayna'daki savaşa ve Gazze'ye değindi.
"Rusya'ya Kaliningrad dahil doğrudan saldırı söz konusu olursa, ülkemizin sahip olduğu tüm silahların kullanılması meselesi kaçınılmaz olarak ve derhal gündeme gelecektir."
Putin, Rusya Dışişleri Bakanlığının Kaliningrad konusunda yaptığı açıklamayı ve bazı ülkelere gönderdiği mektuplardaki ifadeleri desteklediğini söyledi. Bu adımların tehdit amacı taşımadığını da savundu: "Kimseyi korkutmuyoruz. Rusya Dışişleri Bakanlığının açıklaması ve bazı ülkelere gönderdiği mektuplar, gözdağı vermek değil, bize gözdağı verme girişimine yanıttır."
Kaliningrad, Rusya'nın Baltık kıyısında, Polonya ile Litvanya arasında kalan ve ana karayla kara bağlantısı olmayan bölgesidir. İki komşu ülke de NATO üyesidir.
Putin, Avrupalı siyasi liderleri halklarını Rusya ile tehlikeli bir çatışmanın kıyısına getirmekle suçladı. Sözlerinin bağlamından koparılıp Rusya'nın nükleer tehditte bulunduğu iddiasına malzeme yapılabileceğini de söyledi. Putin'e göre bu, Avrupa'daki vatandaşların dikkatini kendi hükümetlerinin Moskova'ya karşı izlediği saldırgan politikalardan uzaklaştırma çabası.
"Kimseye saldırmayı planlamıyoruz"
Rusya'nın herhangi bir ülkeye saldırı planı olmadığını yineleyen Putin şunları söyledi:
"Ne 2029'da ne 2030'da ne de 2050'de planlıyoruz ancak saldırıyla karşılaşırsak yanıt vermek zorunda kalacağız. Avrupa ülkelerinin vatandaşları bunu açıkça anlamalı, bizim tutumumuzla ülkelerindeki bazı siyasi yöneticilerin tutumunu ayırt etmelidir."
Putin'e göre bazı Avrupalı politikacılar, 2029 ya da 2030'da Rusya ile bir savaşa hazır olunması gerektiğini söylüyor. Putin, Baltık Denizi'ndeki tatbikatları ve Rus gemilerine el koyma girişimlerini de gerilimi tırmandıran adımlar arasında saydı.
Putin, Rusya'nın karşısında nüfusu kendisinin iki katı olan, ekonomik ve askeri gücü büyük bir taraf bulunduğunu söyledi. Böyle bir tehdit karşısında Rusya'nın güç ve imkânlarının sınırlı kalacağını, bu yüzden üstün olduğu alanlara başvurmak zorunda kalacaklarını belirtti. Putin, "Bugün Rusya'nın sahip olduğu silahlar başka kimsede yok. Bu bizim üstünlüğümüz." dedi.
Rafineri ve gemi saldırıları
Putin, Ukrayna'nın Rus petrol rafinerilerini vurarak ekonomiye zarar vermeye çalıştığını söyledi: "Amaçlarına kısmen ulaştılar. Buna karşılık aynı şekilde yanıt verdik. Ekonomileri için önemli tesislere saldırmaya başladık. Bunu biz başlatmadık."
Rusya'nın Karadeniz'de askeri yük taşıyan gemileri hedef aldığını da söyleyen Putin, vurulan gemilerdeki ikincil patlamaları bu yükün varlığına kanıt olarak gösterdi. Putin'e göre Ukrayna da haziran başından beri Rus tankerlerini ve sivil yük taşıyan öteki gemileri hedef alıyor; bu süreçte 100'ü aşkın gemi hasar gördü.
Putin, rafinerilere saldırılar durursa Rusya'nın daha fazla dizel üretebileceğini ancak yaptırımlar yüzünden bu yakıtın dünya pazarına ulaşamayacağını söyledi:
"Petrol ve petrol ürünlerimize yönelik yasaklar ve yaptırımlar uygulanıyor. Sigortacılığa yönelik yaptırımlar var, navlun maliyetleri artıyor. Yaptırımlar devam ederken dizelimiz dünya pazarına nasıl ulaşacak? Ulaşamayacak. Buna karşılık bizden, ekonomik açıdan hassas tesislerine yönelik saldırıları durdurmamız bekleniyor. Bunun mantıksız göründüğünü kabul edersiniz."
Putin bu konuların karşılıklı çıkarlar gözetilerek müzakere edilebileceğini söyledi. Rusya'nın dünyanın her bölgesinde seyrüsefer serbestisinin ve uluslararası deniz hukukunun korunmasını desteklediğini de vurguladı.
Gazze ve İstanbul müzakereleri
Putin, Filistin meselesini "en vahim ve hassas insani meselelerden biri" olarak niteledi ve şunları söyledi: "Gazze'de yaşanan trajediye gelince; durumun hepimiz gayet iyi farkındayız. Rusya'nın Filistin meselesine ilişkin tutumu herkesçe bilinmektedir ve bu tutum, değişken nitelikteki kısa vadeli siyasi mülahazalara tabi değildir."
Putin'e göre kalıcı bir çözümün temeli, BM Güvenlik Konseyi ile BM Genel Kurulu'nun daha önce kabul ettiği kararların tamamı olmalı. Putin, "Dahası, tam teşekküllü bir Filistin devletinin kurulması, böylesi bir çözümün mihenk taşı ve temeli olmalıdır." dedi.
Putin, Rusya ile Ukrayna'nın savaşın başladığı 2022 yılında İstanbul'da yürüttüğü müzakerelere de değindi. İki tarafın orada uzlaşmaya vardığını söyledi: "İstanbul'da gerçekten anlaşmaya vardık. Orada Ukrayna müzakere heyetinin başkanının imzası var. Bu mutabakatları parafladı, demek ki Ukrayna genel olarak bunları kabul etti."
Putin'e göre Ukrayna bu mutabakatlardan daha sonra "Batılı ortaklarının" önerisiyle vazgeçti. Putin, Ukrayna tarafının sonradan İstanbul'daki anlaşmalar uygulansaydı "savaşın çoktan sona ermiş olacağını" kabul ettiğini de öne sürdü.
Valday Tartışma Kulübü, Rus devlet başkanının her yıl yerli ve yabancı uzmanlara hitap ettiği bir forumdur.