31 Ekim 2026 Cumartesiİstanbul14°
Son Dakika
Politika

Türkiye'den BM Güvenlik Konseyi'nde Miçotakis'e Yanıt: Bir Harita İddiayı Gösterir Ama Yargılayamaz

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, BM Güvenlik Konseyi'nde bir harita göstererek Türkiye-Libya deniz yetki alanları mutabakatını eleştirdi. Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Ahmet Yıldız ise Konsey'in deniz sınırlandırma mahkemesi olmadığını söyledi ve Türkiye'nin müzakereye hazır olduğunu belirtti.

Güncellenme:
Yunan bayrağı önünde gülümseyen, lacivert takım elbiseli ve mor kravatlı kır saçlı bir adamTemsilî
Fotoğraf olayın kendisine ait değildir, temsilîdir. Fotoğraf: Kyriakos Mitsotakis 2026.jpg · Yorgos Karahalis · CC BY 4.0

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) Doğu Akdeniz haritası göstererek Türkiye ile Libya arasında 2019'da imzalanan deniz yetki alanları mutabakatını eleştirdi. Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, Konsey'in bir deniz sınırlandırma mahkemesi olmadığını söyleyerek yanıt verdi.

Tartışma, Konsey'in "Yeni teknolojiler ve deniz güvenliği: Barış ve güvenlik açısından etkiler" başlıklı oturumunda yaşandı.

Miçotakis: Egemenlik hakları keyfi çizgilerle kaldırılamaz

Miçotakis, konuşması sırasında gösterdiği haritayla Türkiye ve Libya'nın deniz sınırlarını çizerken iki ülke arasındaki Yunan adalarını hesaba katmadığını savundu. Yunan başbakanına göre anlaşma, Yunanistan'ın egemenlik haklarını çiğniyor.

"Coğrafya yeniden yazılamaz ve egemenlik hakları harita üzerine çizilen keyfi çizgilerle ortadan kaldırılamaz"

Miçotakis, mutabakatın Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmasının da belgenin hukuki niteliğinde bir değişiklik yaratmayacağını öne sürdü.

Yıldız: Mutabakat üçüncü devletlerin haklarını belirlemez

Türkiye adına söz alan Büyükelçi Yıldız, haritanın bir iddiayı yalnızca ortaya koyabileceğini, ona hüküm veremeyeceğini vurguladı:

"Bu Konsey bir deniz sınırlandırma mahkemesi değildir. Bir harita bir iddiayı gösterebilir ancak onu yargılayamaz."

Yıldız, iki egemen devlet arasında imzalanan mutabakat muhtırasının 2019'dan bu yana yürürlükte olduğunu hatırlattı. Kasım 2019'da Türkiye ile Libya'daki dönemin BM tarafından tanınan Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında imzalanan belge, Yunanistan'ın uzun süredir itiraz ettiği bir anlaşma.

"Türkiye ve Libya, her biri uluslararası anlaşmalar yapma hakkına sahip iki egemen devlettir. Bu egemen ayrıcalık, yalnızca üçüncü bir devletin sınırlandırmaya itiraz etmesi veya sonucuna katılmaması nedeniyle reddedilemez. Türkiye-Libya Mutabakatı, tarafları arasındaki deniz sınırlandırmasını düzenler, taraf olmayan devletlerin haklarını belirlemez veya etkilemez. Türkiye'nin diğer denizcilik düzenlemeleriyle ilgili olarak sürekli olarak savunduğu ilke tam olarak budur. Bu düzenlemeler Türkiye aleyhine kıta sahanlığı haklarını azaltmak için kullanılamaz. Aksi yöndeki iddialar, devletlerin anlaşma yapma konusundaki egemen kapasitelerini sorgulamak yerine, diyalog ve adil sınırlandırma yoluyla ele alınmalıdır."

Mutabakatın "coğrafyaya aykırı" olduğu iddiasını da yanıtlayan Yıldız, uluslararası içtihadın Ege'deki adalara, kıyı yapısı ve ilgili koşullardan bağımsız olarak kendiliğinden tam yetki alanı tanımadığının altını çizdi.

UNCLOS vurgusu

Yıldız, Türkiye'nin BM Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne (UNCLOS) taraf olmadığını da hatırlattı:

"Türkiye, BM Deniz Hukuku Sözleşmesi'ni (UNCLOS) önemli bir araç olarak kabul etmekle birlikte bu sözleşmeye taraf değildir. Sözleşme ne evrensel ne de tek belirleyici hukuki metindir ve taraf olmayan bir ülke aleyhine ileri sürülen her hükmün bağlayıcı örfi hukuk teşkil ettiği varsayılamaz."

Diyalog çağrısı ve KKTC şartı

Türkiye'nin sorunun diyalog yoluyla çözülmesini savunduğunu belirten Yıldız, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen ay BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmaya atıfta bulundu:

"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen ay BM Genel Kurulu konuşmasında belirttiği gibi Ege Denizi ve Doğu Akdeniz'deki sorunların iyi komşuluk ilişkileri temelinde ve uluslararası hukuka uygun olarak çözülmesini istiyoruz."
"Bu konuda yapıcı bir şekilde görüşmeye hazırız. Ancak kapsayıcı ve kalıcı bir yaklaşımın, Kıbrıs Türklerinin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin meşru hak ve çıkarlarını da dikkate alması gerektiğini anlıyoruz."

Yıldız, Türkiye'nin çok taraflı deniz güvenliğine bağlılığını bölgede Bulgaristan ve Romanya ile, küresel ölçekte ise Somali ve Lübnan'daki çalışmalarla somut olarak ortaya koyduğunu söyledi. Büyükelçi, "Donanmalarımız BM yetkisi altında etkili bir işbirliği sergilemiştir, bu nedenle diplomasi de farklılıkları anlaşmazlıklara dönüştürmeden ele alabilmelidir." dedi.

Yıldız, konuşmasını Miçotakis'in sözlerine doğrudan gönderme yaparak tamamladı:

"Çözülmemiş sınırlandırma sorularını düşmanlık olarak göstermek deniz güvenliğine hizmet etmez. Evet, coğrafya yeniden yazılamaz ancak uluslararası hukuk da bir haritaya veya slogana indirgenemez. Türkiye, eşitlik, karşılıklı saygı ve iyi komşuluk ilkeleriyle yönlendirilen anlamlı müzakerelere hazırdır."
Paylaş
Sonraki haberUkrayna Devlet Başkanı Zelenski Yarın İstanbul'da Erdoğan ile Görüşecek