"Bizi ateş bilsin, o kendini mum!" "Bil Erdebil, sen kendini mürde bil. Er kim, avrat kim; Çaldıran'a gel de bil!"
Çaldıran'dan önce Şah İsmail ile Yavuz Sultan Selim arasında geçtiği anlatılan bu atışma beş yüz yıldır dilden dile dolaşıyor. Ama iki hükümdarın gerçek mektuplarında bu beyitler yok.
Gerçek mektuplar da en az bu kadar sert: Selim, İsmail'e derviş hırkası ve asa gönderdi ("Sen şeyh oğlusun, tekkene dön"). İsmail de altın bir kutuda afyonla cevap verdi ("Bu mektupları yazan afyonlu olmalı").
23 Ağustos 1514'te Çaldıran'da Osmanlı topları ve tüfekleri Kızılbaş süvarisini dağıttı. İsmail yaralandı, bir daha hiçbir savaşa kendisi çıkmadı.
Bir ayrıntı: İkisi de şairdi. Selim'in (Selîmî) divanı Farsçadır; İsmail (Hatâyî) şiirlerinin çoğunu Türkçe yazdı.
Kaynaklar: Feridun Bey, Münşeâtü's-Selâtîn'deki nâmeler (aktaran: Vikipedi "I. Selim", "I. İsmail", "Çaldıran Muharebesi" maddeleri ve kaynakçaları). Beyitler halk anlatısıdır. Görseller Osmanlı minyatür üslubunda özgün çizimdir; Yavuz'un görünüşü Nakkaş Osman portresinden, Şah İsmail'in tacı Safevî tasvirlerinden esinlenmiştir.
Müzik: "Hidden Wonders" ve "Crusade" Kevin MacLeod (incompetech.com), CC BY 4.0
Habercy'yi açtığında ölçüm betiği hiç yüklenmez, reklamlar ise sana göre kişiselleştirilmez ve çerez yazılmaz — yalnızca aşağıda açtığın izinler kadar devreye girer. Kararını istediğin an gizlilik ayarlarından değiştirebilirsin.
Nereden bağlanırsan bağlan, Avrupa'nın veri koruma standardını (GDPR/ePrivacy) uyguluyoruz.